Başlık İnternet üzerinden alışverişlerde internet sitesi üzerinden satıcıya verilen aracılık hizmetinin vergilendirilmesinde belge düzeni hk.
Tarih 04/05/2011
Sayı B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-427
Kapsam
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
Sayı
:
B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-427
04/05/2011
Konu
:
Aracılık hizmetinin vergilendirilmesinde belge düzeni.
İlgide kayıtlı dilekçenizin incelenmesinden, .............. Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ................. vergi kimlik numaralı mükellefi bulunduğunuz, çoğunluğu sanal ürünlerden oluşan www................ adresli internet sitesinde ürün sahibi, satış ortağı ve alıcıyı buluşturduğunuz, adı geçen internet sitesinde ürününü satmak isteyenlerin ürün ile ilgili bilgi ve görselleri yayımladıkları, sitenize üye satış ortakları tarafından bu ürünlere ilişkin reklam yapılarak talep oluşturulduğu, satışı gerçekleştirilen ürünlerin ürün sahibi tarafından alıcıya gönderildiği, satış ortaklarının yaptıkları hizmete ilişkin olarak ürün sahibinden komisyon bedeli aldıkları, sitenizin de söz konusu satışa ödeme sistemleri ve teknolojisini kullandırmak suretiye aracılık ettiği ve bu hizmete ilişkin olarak ürün sahibinden ürün satış bedelinin %15' i oranında komisyon aldığından bahisle internet siteniz üzerinden gerçekleştirilen bu satış işlemine ilişkin belge düzeninin nasıl olması gerektiği hususunda görüş talep edildiği anlaşılmış bulunmaktadır.
Bilindiği üzere; 213 sayılı Vergi Usul Kanun'un "İspat Edici Kağıtlar" başlıklı 227'nci maddesinde; "Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir."
"Fatura Tarifi" başlıklı 229'uncu maddesinde; "Fatura satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır."
"Faturanın Nizamı" başlıklı 231'inci maddesinin 5'inci bendinde ise; "Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır."
hükümleri yer almaktadır.
Buna göre:
-Satışı gerçekleştirilen ürüne ilişkin faturanın ürün sahibi tarafından satış bedeli üzerinden alıcı adına,
-Satış ortaklarının satılan ürüne yönelik olarak ürün sahibine ifa ettikleri tanıtım hizmetine karşılık olarak tahsil ettikleri komisyon bedeline ilişkin faturanın satış ortakları tarafından komisyon bedeli tutarında ürün sahibi adına,
-Şirketiniz tarafından satışa ilişkin ödemelerin ödeme sistemleriniz ve teknolojiniz kullanılmak suretiyle siteniz üzerinden yapılmasına karşılık olarak tahsil edilen komisyon bedeline ilişkin faturanın ise tarafınızca komisyon bedeli tutarında ürün sahibi adına düzenlenmesi gerekmektedir.
Satış ortaklarının veya ürün satıcılarının sisteminize üye olması karşılığında herhangi bir bedel alınması halinde, bu bedel için de tarafınızca fatura düzenlenmesi gerektiği tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
Özelge etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özelge etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Temmuz 2011 Çarşamba
5 Temmuz 2011 Salı
Internet siteleri için yapılacak ödemeler aktifleştirilmeli mi?
Zeki GÜNDÜZ / VERGİ PORTALI
29.06.2011 - 09:03
Değerli DÜNYA okurları, bugün sizlerle yeni verilmiş bir muktezayı paylaşacağım.
Muktezadaki ana başlıklar ve alt çizgileri tarafımdan yapılmıştır.
Muktezada ilginç olan iki noktayı özetlersek;
- Tanıtım amaçlı siteler için yapılan ödemelerin doğrudan gider olarak dikkate alınabileceği,
- Ticari amaçlı (gelir getiren faaliyetlerde kullanılan-doğrudan satış yapılan) siteler için yapılan harcamaların aktifleştirilerek amortismana tabi tutulması gerektiği,
- Yabancı bir şirkete bu hizmet yaptırılıyorsa, ikili anlaşma olsa bile önce serbest meslek stopajı yapılması, stopaj yapılan firmanın başvurarak kendisinden kesilen vergiyi ikili anlaşma hükümleri çerçevesinde iade alması gerektiği ifade edilmiştir.
Özellikle son husus yurt dışına yapılan serbest meslek (danışmanlık) ödemeleri ile ilgili olarak uygulama ile farklılık arz etmektedir. Uygulamada şirketler çifte vergilemeyi önleme anlaşmasının şartlarının var olduğu sonucuna varırlarsa stopaj yapmamaktadırlar. Oysa bu muktezada önce her halükarda stopaj yapılsın, iade sonra talep edilsin denilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
MÜKELLEF HİZMETLERİ GRUP MÜDÜRLÜĞÜ
Sayı : B.07.1.GİB.4.99.16.01.0-VUK-315-30 20/05/2011 - ………
Konu : Mükellefin ……………….. …………
internet sitesinin tabi olacağı faydalı
ömür ve amortisman oranı
……………………………………………..
………………………………………………………………………..
İlgi : …………………. tarihli dilekçeniz
İlgide kayıtlı dilekçeniz ile ……………… ………………………… ………….. …….………………..'nin diğer ülkelerde bulunan şirketleri için kullanmış olduğu internet sitesinin ……………………………………….. ………………………. ……………………………………………… ………….. şirketi tarafından Türkiye'ye uyarlandığı ve neticesinde …………… ………………………….. ……….'nin mülkiyetinde olacak "www…………………….com" isimli internet sitesinin hazırlanmış olduğu, bununla birlikte söz konusu web tasarımına ilişkin faturanın …………..…… mukimi şirket tarafından firmanız adına düzenlenmiş olduğu belirtilerek;
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda internet sitesinin gayrimaddi hak tanımında yer almadığı ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun amortisman hükümlerine ilişkin tebliğlerinde internet sitesinin faydalı ömrü ve amortisman oranına ilişkin herhangi bir oran belirtilmediğinden bahisle hazırlanan bu internet sitesinin faydalı ömrü ve amortisman oranı hakkında Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.
1. Amortismana mı tabi tutulacak gider mi olacak?
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 313'üncü maddesinde, işletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin alet, edavat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesinin amortisman mevzuunu teşkil edeceği belirtilmiştir.
Aynı kanunun 5024 Sayılı Kanun'la değişen 315'inci maddesinde, mükelleflerin amortismana tabi iktisadi kıymetlerini Maliye Bakanlığı'nın tespit ve ilan edeceği oranlar üzerinden itfa edecekleri ve ilan edilecek oranların tespitinde iktisadi kıymetlerin faydalı ömürlerinin dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır.
Bahsi geçen maddenin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, amortismana tabi iktisadi kıymetler için uygulanacak "Faydalı Ömür ve Amortisman Oranları" tespit edilmiş ve bu oranlar 339, 365, 389 ve 399 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu genel tebliğleri ile değişik 333 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği eki liste ile açıklanmıştır.
İşletmelere ait web sitelerinin tanıtım amaçlı veya ticari amaçlı olarak kullanılması mümkün olup web sitesinin tasarımına ilişkin harcamaların; eğer web sitesi işletme bakımından gelir yaratıcı bir işleve sahipse (internet üzerinden satış, sipariş, ödeme yapılması vb. özellikleri varsa) kanunun 313'üncü maddesinde belirlenmiş olan limiti aşmaları halinde aktifleştirilerek 339, 365, 389 ve 399 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu genel tebliğleri ile değişik 333 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği eki listenin 4.3. Bilgisayar Yazılımları sınıflandırması uyarınca 3 yılda ve %33.33 amortisman oranı ile itfa edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, web sitesi sadece işletmenin tanıtımına yönelik olarak kullanılmakta ve herhangi bir gelir getirici işleve sahip bulunmamakta ise aktifleştirilmeyip doğrudan gider yazılması mümkün bulunmaktadır.
2. Yabancı şirkete yapılacak ödeme stopaja tabi mi?
Diğer taraftan, ………………. mukimi şirket tarafından elde edilen kazanç, serbest meslek kazancı niteliğinde olup, Türkiye - ………………….. Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması'nın "Serbest Meslek Faaliyetleri" düzenleyen 14'üncü maddesinin 2'nci fıkrası kapsamında, …………………. mukimi bir teşebbüsün Türkiye'ye gelmeksizin ………………….'da icra edeceği serbest meslek faaliyetleri veya benzer nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde edeceği geliri vergileme hakkı yalnız …………………..'ya ait bulunmaktadır. Eğer ………………. mukimi şirketin bu faaliyetleri Türkiye'de bir işyeri vasıtasıyla icra etmesi veya Türkiye'de 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde toplam 183 günden fazla sürede icra etmesi halinde Türkiye'nin de bu gelirleri vergileme hakkı doğmaktadır.
……………… mukimi teşebbüsün Türkiye'de icra edeceği serbest meslek faaliyeti, bu teşebbüsün personelleri vasıtasıyla Türkiye'de yapacakları serbest meslek faaliyetlerini ifade etmekte olup, personellerin Türkiye'ye gelmeksizin icra edecekleri serbest meslek faaliyetlerine ilişkin olarak ……………… mukimi teşebbüse yapılacak ödemeler üzerinden vergi tevkifatı yapılmayacaktır.
Faaliyetin Türkiye'de icra edilmesi durumunda ise, yaptıkları serbest meslek ödemeleri üzerinden vergi tevkifatı yapmak zorunda olan vergi sorumluları, tevkifat yükümlülüğünün doğduğu sırada, istihkak sahibi teşebbüsün faaliyet icrası amacıyla Türkiye'de herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde 183 günü aşan bir süre kalıp kalmama durumunu bilemeyeceğinden Türkiye'de faaliyet icrası için kalınan süreye bakılmaksızın söz konusu ödemeler üzerinden vergi tevkifatını yapmak durumundadırlar.
Kendilerine yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapılan teşebbüsler, Anlaşma hükümleri çerçevesinde bu ödemelerin Türkiye'de vergilendirilmemesinin gerektiği durumlarda, bizzat veya vekilleri vasıtasıyla, tevkif edilen vergilerin iadesi için ilgili vergi dairesine başvurabileceklerdir.
01.01.2006 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 3'üncü maddesinin ikinci fıkrasında; birinci maddede yazılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanların, yalnız Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış, üçüncü fıkrasında ise dar mükellefiyet mevzuuna giren kurum kazancının hangi kazanç ve iratlardan oluştuğu belirtilmiştir. Anılan maddenin 3'üncü fıkrasının (c) bendinde de, Türkiye'de elde edilen serbest meslek kazançlarının, dar mükellefiyet konusuna giren kurum kazancı olarak vergilendirileceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun 30'uncu maddesinde, dar mükellefiyete tabi kurumların maddede bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilmiş olup maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde serbest meslek kazançlarından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Vergi kesintisi oranı da, 2009/14593 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 03.02.2009 tarihinden itibaren %20 olarak belirlenmiştir.
Buna göre, şirketinizin mülkiyetinde olan "www………………………com" isimli internet sitesinin hazırlanması amacıyla yaptığınız ödemelerin serbest meslek ödemesi olarak değerlendirilmesi ve 5520 Sayılı Kanun'un 30/1-b maddesi uyarınca %20 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Mehmet KIYAK
Grup Müdürü
(*) Bu özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 413. maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız halinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
Ali Ekber Yıldırım'ı okumadan, hayvancılığa yatırım yapmayın
29.06.2011 - 09:03
Değerli DÜNYA okurları, bugün sizlerle yeni verilmiş bir muktezayı paylaşacağım.
Muktezadaki ana başlıklar ve alt çizgileri tarafımdan yapılmıştır.
Muktezada ilginç olan iki noktayı özetlersek;
- Tanıtım amaçlı siteler için yapılan ödemelerin doğrudan gider olarak dikkate alınabileceği,
- Ticari amaçlı (gelir getiren faaliyetlerde kullanılan-doğrudan satış yapılan) siteler için yapılan harcamaların aktifleştirilerek amortismana tabi tutulması gerektiği,
- Yabancı bir şirkete bu hizmet yaptırılıyorsa, ikili anlaşma olsa bile önce serbest meslek stopajı yapılması, stopaj yapılan firmanın başvurarak kendisinden kesilen vergiyi ikili anlaşma hükümleri çerçevesinde iade alması gerektiği ifade edilmiştir.
Özellikle son husus yurt dışına yapılan serbest meslek (danışmanlık) ödemeleri ile ilgili olarak uygulama ile farklılık arz etmektedir. Uygulamada şirketler çifte vergilemeyi önleme anlaşmasının şartlarının var olduğu sonucuna varırlarsa stopaj yapmamaktadırlar. Oysa bu muktezada önce her halükarda stopaj yapılsın, iade sonra talep edilsin denilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
MÜKELLEF HİZMETLERİ GRUP MÜDÜRLÜĞÜ
Sayı : B.07.1.GİB.4.99.16.01.0-VUK-315-30 20/05/2011 - ………
Konu : Mükellefin ……………….. …………
internet sitesinin tabi olacağı faydalı
ömür ve amortisman oranı
……………………………………………..
………………………………………………………………………..
İlgi : …………………. tarihli dilekçeniz
İlgide kayıtlı dilekçeniz ile ……………… ………………………… ………….. …….………………..'nin diğer ülkelerde bulunan şirketleri için kullanmış olduğu internet sitesinin ……………………………………….. ………………………. ……………………………………………… ………….. şirketi tarafından Türkiye'ye uyarlandığı ve neticesinde …………… ………………………….. ……….'nin mülkiyetinde olacak "www…………………….com" isimli internet sitesinin hazırlanmış olduğu, bununla birlikte söz konusu web tasarımına ilişkin faturanın …………..…… mukimi şirket tarafından firmanız adına düzenlenmiş olduğu belirtilerek;
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda internet sitesinin gayrimaddi hak tanımında yer almadığı ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun amortisman hükümlerine ilişkin tebliğlerinde internet sitesinin faydalı ömrü ve amortisman oranına ilişkin herhangi bir oran belirtilmediğinden bahisle hazırlanan bu internet sitesinin faydalı ömrü ve amortisman oranı hakkında Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.
1. Amortismana mı tabi tutulacak gider mi olacak?
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 313'üncü maddesinde, işletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin alet, edavat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesinin amortisman mevzuunu teşkil edeceği belirtilmiştir.
Aynı kanunun 5024 Sayılı Kanun'la değişen 315'inci maddesinde, mükelleflerin amortismana tabi iktisadi kıymetlerini Maliye Bakanlığı'nın tespit ve ilan edeceği oranlar üzerinden itfa edecekleri ve ilan edilecek oranların tespitinde iktisadi kıymetlerin faydalı ömürlerinin dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır.
Bahsi geçen maddenin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, amortismana tabi iktisadi kıymetler için uygulanacak "Faydalı Ömür ve Amortisman Oranları" tespit edilmiş ve bu oranlar 339, 365, 389 ve 399 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu genel tebliğleri ile değişik 333 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği eki liste ile açıklanmıştır.
İşletmelere ait web sitelerinin tanıtım amaçlı veya ticari amaçlı olarak kullanılması mümkün olup web sitesinin tasarımına ilişkin harcamaların; eğer web sitesi işletme bakımından gelir yaratıcı bir işleve sahipse (internet üzerinden satış, sipariş, ödeme yapılması vb. özellikleri varsa) kanunun 313'üncü maddesinde belirlenmiş olan limiti aşmaları halinde aktifleştirilerek 339, 365, 389 ve 399 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu genel tebliğleri ile değişik 333 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği eki listenin 4.3. Bilgisayar Yazılımları sınıflandırması uyarınca 3 yılda ve %33.33 amortisman oranı ile itfa edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, web sitesi sadece işletmenin tanıtımına yönelik olarak kullanılmakta ve herhangi bir gelir getirici işleve sahip bulunmamakta ise aktifleştirilmeyip doğrudan gider yazılması mümkün bulunmaktadır.
2. Yabancı şirkete yapılacak ödeme stopaja tabi mi?
Diğer taraftan, ………………. mukimi şirket tarafından elde edilen kazanç, serbest meslek kazancı niteliğinde olup, Türkiye - ………………….. Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması'nın "Serbest Meslek Faaliyetleri" düzenleyen 14'üncü maddesinin 2'nci fıkrası kapsamında, …………………. mukimi bir teşebbüsün Türkiye'ye gelmeksizin ………………….'da icra edeceği serbest meslek faaliyetleri veya benzer nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde edeceği geliri vergileme hakkı yalnız …………………..'ya ait bulunmaktadır. Eğer ………………. mukimi şirketin bu faaliyetleri Türkiye'de bir işyeri vasıtasıyla icra etmesi veya Türkiye'de 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde toplam 183 günden fazla sürede icra etmesi halinde Türkiye'nin de bu gelirleri vergileme hakkı doğmaktadır.
……………… mukimi teşebbüsün Türkiye'de icra edeceği serbest meslek faaliyeti, bu teşebbüsün personelleri vasıtasıyla Türkiye'de yapacakları serbest meslek faaliyetlerini ifade etmekte olup, personellerin Türkiye'ye gelmeksizin icra edecekleri serbest meslek faaliyetlerine ilişkin olarak ……………… mukimi teşebbüse yapılacak ödemeler üzerinden vergi tevkifatı yapılmayacaktır.
Faaliyetin Türkiye'de icra edilmesi durumunda ise, yaptıkları serbest meslek ödemeleri üzerinden vergi tevkifatı yapmak zorunda olan vergi sorumluları, tevkifat yükümlülüğünün doğduğu sırada, istihkak sahibi teşebbüsün faaliyet icrası amacıyla Türkiye'de herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde 183 günü aşan bir süre kalıp kalmama durumunu bilemeyeceğinden Türkiye'de faaliyet icrası için kalınan süreye bakılmaksızın söz konusu ödemeler üzerinden vergi tevkifatını yapmak durumundadırlar.
Kendilerine yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapılan teşebbüsler, Anlaşma hükümleri çerçevesinde bu ödemelerin Türkiye'de vergilendirilmemesinin gerektiği durumlarda, bizzat veya vekilleri vasıtasıyla, tevkif edilen vergilerin iadesi için ilgili vergi dairesine başvurabileceklerdir.
01.01.2006 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 3'üncü maddesinin ikinci fıkrasında; birinci maddede yazılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanların, yalnız Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış, üçüncü fıkrasında ise dar mükellefiyet mevzuuna giren kurum kazancının hangi kazanç ve iratlardan oluştuğu belirtilmiştir. Anılan maddenin 3'üncü fıkrasının (c) bendinde de, Türkiye'de elde edilen serbest meslek kazançlarının, dar mükellefiyet konusuna giren kurum kazancı olarak vergilendirileceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun 30'uncu maddesinde, dar mükellefiyete tabi kurumların maddede bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilmiş olup maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde serbest meslek kazançlarından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Vergi kesintisi oranı da, 2009/14593 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 03.02.2009 tarihinden itibaren %20 olarak belirlenmiştir.
Buna göre, şirketinizin mülkiyetinde olan "www………………………com" isimli internet sitesinin hazırlanması amacıyla yaptığınız ödemelerin serbest meslek ödemesi olarak değerlendirilmesi ve 5520 Sayılı Kanun'un 30/1-b maddesi uyarınca %20 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Mehmet KIYAK
Grup Müdürü
(*) Bu özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 413. maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız halinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
Ali Ekber Yıldırım'ı okumadan, hayvancılığa yatırım yapmayın
Etiketler:
İnternet Üzerinden Satış,
Özelge,
VUK - Belgeler,
VUK - Gider Yazma
1 Eylül 2010 Çarşamba
MÜKELLEFLERİN İZAHAT TALEPLERİNİN CEVAPLANDIRILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MÜKELLEFLERİN İZAHAT TALEPLERİNİN CEVAPLANDIRILMASINA DAİR YÖNETMELİK
Tarih 28/08/2010
Sayı 27686
Kapsam
MÜKELLEFLERİN İZAHAT TALEPLERİNİN CEVAPLANDIRILMASINA
DAİR YÖNETMELİK
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç ve kapsam
MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında yazı ile isteyecekleri izahatın özelgetayin edilmek veya sirküler yayımlanmak suretiyle cevaplanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
(2) Bu Yönetmelik, mükelleflerin ve vergi sorumlularının yapacakları izahat taleplerine cevaben Gelir İdaresi Başkanlığı veya diğer yetkili makamlarca tayin edilen özelgeler ile Başkanlıkça yayımlanacak sirkülerleri kapsar.
Dayanak
MADDE 2 - (1) Bu Yönetmelik, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3 - (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Bakan: Maliye Bakanını,
b) Bakanlık: Maliye Bakanlığını,
c) Başkan: Gelir İdaresi Başkanını,
ç) Başkanlık: Gelir İdaresi Başkanlığını,
d) Kanun: 213 sayılı Vergi Usul Kanununu,
e) Komisyon: Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca teşekkül ettirilen Komisyonu,
f) Özelge: Mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından, kendilerince açık olmayan ve tereddüt ettikleri konular hakkında yazılı olarak açıklama talebinde bulunmaları üzerine yetkili makamlarca kendilerine verilen yazılı görüşü,
g) Sirküler: Vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından açık olmayan ve tereddüt edilen konular hakkında aynı durumda olan tüm mükellef ve vergi sorumluları için uygulamaya yön vermek ve açıklık getirmek üzere Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan görüşü,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Komisyonun Teşekkülü ile Çalışma Usul ve Esasları
Komisyonun teşekkülü
MADDE 4 - (1) Komisyon, Başkanlık bünyesinde, Gelir İdaresi Başkanı veya tevkil etmesi hâlinde gelir yönetimi daire başkanlıklarından sorumlu olan bir başkan yardımcısının başkanlığında, üç kişiden az olmamak şartıyla gelir yönetimi daire başkanlıklarından sorumlu daire başkanlarından teşekkül eder.
(2) Komisyona, gelir yönetimi daire başkanlıkları dışında bir daire başkanlığı tarafından özelge taslağı sevk edilir ise taslağı sevk eden daire başkanı da sevk edilen bu taslakla sınırlı olmak üzere üye sıfatıyla Komisyona katılır.
Komisyonun görevi
MADDE 5 - (1) Komisyon, mükelleflerin ve vergi sorumlularının özelge taleplerine uygun olarak özelgetayinine yetkili makamlarca hazırlanan özelge taslaklarını değerlendirerek tayin edilecek özelgeleri ve gerekli görmesi halinde vergi uygulamalarına ilişkin olarak tüm mükellefler bakımından uygulamaya yön vermek ve tereddüt edilen hususlara açıklık getirmek amacıyla yayımlanacak sirkülerleri oluşturur.
Özelgelerin onaylanması
MADDE 6 - (1) Komisyon, özelge taslaklarını oy çokluğu ile aynen veya değiştirerek onaylar.
Sekretarya hizmetleri
MADDE 7 - (1) Komisyonun sekretarya hizmetleri, Komisyona özelge taslağını sevk eden daire başkanlığı tarafından yerine getirilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Özelge
Özelge talebinin kapsamı
MADDE 8 - (1) Özelge, mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkındaki izahat taleplerine ilişkin olarak verilir.
(2) Mükelleflerin aşağıdaki başvuruları özelge kapsamında değerlendirilmez:
a) Başkalarının vergi durumları hakkında bilgi ve izahat talepleri.
b) Yargıya intikâl etmiş olaylara ilişkin izahat talepleri.
c) Hakkında vergi incelemesi yapılmakta olan mükelleflerce veya vergi sorumlularınca incelemeye konu olan işlemlerle ilgili izahat talepleri.
ç) Somut bir olaya dayanmayan, teorik hususlara ilişkin bilgi ve izahat talepleri.
d) Mücbir sebep hâli ilanı, vergi borçlarının terkini, belge düzenine ilişkin yetkilerin kullanılması gibi kanunlarla uygulamanın tespitine dair Maliye Bakanlığına yetki verilen konulara ilişkin talepler.
e) Mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi uygulamaları ile ilgili işlemlerinin gerçekleşmesinden sonra yaptıkları başvuruları ile Kanunun 122 nci maddesine göre vergi hataları ile ilgili yapılan düzeltme talepleri ve 124 üncü maddesine göre Maliye Bakanlığınca incelenecek olan şikâyet yoluyla müracaatlar.
f) Sözlü veya yazılı olarak veya internet aracılığıyla, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca yapılan talepler.
Özelge talep edebilecekler
MADDE 9 - (1) Özelge talepleri, mükellefler ile vergi sorumluları, bunların mirasçıları, yetki belgesine sahip kanuni temsilcileri veya vekillerince yapılır.
(2) Odalar ve birlikler gibi mesleki kuruluşlar, kendi mükellefiyetleri ile ilgili olanlar hariç olmak üzere, üyelerine ilan etmek amacıyla özelge talebinde bulunamazlar. Ancak, bu kuruluşlar Başkanlıktan, vergilendirme ile ilgili konulardaözelge niteliğinde olmayan görüş talep edebilirler.
Özelge talep edilecek merci
MADDE 10 - (1) Özelge, mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından sürekli mükellefiyetlerinin bulunduğu vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklardan talep edilir.
(2) Diğer mükellef veya vergi sorumluları özelge talepleri için, ikametgâh veya kanuni merkezlerinin bulunduğu vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklara; ikametgâhı veya kanuni merkezi bulunmayanlar ise Ankara, İstanbul ve İzmir Vergi Dairesi başkanlıklarından herhangi birine başvurur.
(3) Özelge talepleri, Başkanlığın internet sitesinde bir örneği yer alan Özelge Talep Formu kullanılmak suretiyle yapılır. Söz konusu form kullanılmaksızın yapılacak özelge talepleri kabul edilmez.
Taleplerin değerlendirilmesi ve özelge tayini
MADDE 11 - (1) Vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklar özelgetaleplerini, 8 inci, 9 uncu ve 10 uncu maddelerde yer alan hükümler bakımından değerlendirir. Söz konusu maddelerde yer alan hükümlere aykırı bir durumun varlığı hâlinde, başvuru sahibine yazılı ve gerekçeli olarak gerekli bildirim yapılır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen makamlarca; konu, kapsam ve ilgili olduğu mevzuat bakımından ilk defa özelgetalep edilen hususlara ilişkin olarak özelge taslağı hazırlanarak, Başkanlığa gönderilir ve Komisyonun onayından sonraözelge tayin edilir.
(3) Komisyonca onaylanmış özelgeler emsâl teşkil etmek üzere Özelge Otomasyon Sisteminde bu amaçla hazırlanan emsâl özelge havuzuna konulur.
(4) Vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklar, Komisyonda oluşturulmuş sirküler veya özelgeler ile konu, kapsam ve ilgili olduğu mevzuat bakımından tamamen aynı mahiyeti taşıyan bir hususta özelge talebinde bulunulması hâlinde, Komisyon tarafından oluşturulan sirküler veya emsâl özelgehavuzunda yer alan özelgelere uygun olmak şartıyla özelge verebilir.
Özelge Otomasyon Sistemi
MADDE 12 - (1) Başkanlık, özelge talebinde bulunulması, özelge taslaklarının; hazırlanması, Başkanlığa iletilmesi, Komisyonca onaylanması ve tayin edilmiş olan özelgelerle ilgili emsâl özelge havuzu oluşturulmasını sağlamaya yönelik olarak bir Özelge Otomasyon Sistemi kurar.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Sirküler
Sirküler
MADDE 13 - (1) Başkanlık, mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında tüm mükelleflere yönelik olarak uygulamaya yön vermek ve açıklık getirmek üzere sirküler yayımlayabilir.
(2) Komisyonca hazırlanarak Bakan veya Başkan tarafından imzalanan sirkülerler Başkanlığın internet sitesinde yayımlanır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Cevaplandırılmayı bekleyen izahat talepleri
GEÇİCİ MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihe kadar yapılmış müracaatlara cevaben tayin edilecek özelgeler için de bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.
Yürürlük
MADDE 14 - (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 15 - (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.
Tarih 28/08/2010
Sayı 27686
Kapsam
MÜKELLEFLERİN İZAHAT TALEPLERİNİN CEVAPLANDIRILMASINA
DAİR YÖNETMELİK
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç ve kapsam
MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında yazı ile isteyecekleri izahatın özelgetayin edilmek veya sirküler yayımlanmak suretiyle cevaplanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
(2) Bu Yönetmelik, mükelleflerin ve vergi sorumlularının yapacakları izahat taleplerine cevaben Gelir İdaresi Başkanlığı veya diğer yetkili makamlarca tayin edilen özelgeler ile Başkanlıkça yayımlanacak sirkülerleri kapsar.
Dayanak
MADDE 2 - (1) Bu Yönetmelik, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3 - (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Bakan: Maliye Bakanını,
b) Bakanlık: Maliye Bakanlığını,
c) Başkan: Gelir İdaresi Başkanını,
ç) Başkanlık: Gelir İdaresi Başkanlığını,
d) Kanun: 213 sayılı Vergi Usul Kanununu,
e) Komisyon: Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca teşekkül ettirilen Komisyonu,
f) Özelge: Mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından, kendilerince açık olmayan ve tereddüt ettikleri konular hakkında yazılı olarak açıklama talebinde bulunmaları üzerine yetkili makamlarca kendilerine verilen yazılı görüşü,
g) Sirküler: Vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından açık olmayan ve tereddüt edilen konular hakkında aynı durumda olan tüm mükellef ve vergi sorumluları için uygulamaya yön vermek ve açıklık getirmek üzere Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan görüşü,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Komisyonun Teşekkülü ile Çalışma Usul ve Esasları
Komisyonun teşekkülü
MADDE 4 - (1) Komisyon, Başkanlık bünyesinde, Gelir İdaresi Başkanı veya tevkil etmesi hâlinde gelir yönetimi daire başkanlıklarından sorumlu olan bir başkan yardımcısının başkanlığında, üç kişiden az olmamak şartıyla gelir yönetimi daire başkanlıklarından sorumlu daire başkanlarından teşekkül eder.
(2) Komisyona, gelir yönetimi daire başkanlıkları dışında bir daire başkanlığı tarafından özelge taslağı sevk edilir ise taslağı sevk eden daire başkanı da sevk edilen bu taslakla sınırlı olmak üzere üye sıfatıyla Komisyona katılır.
Komisyonun görevi
MADDE 5 - (1) Komisyon, mükelleflerin ve vergi sorumlularının özelge taleplerine uygun olarak özelgetayinine yetkili makamlarca hazırlanan özelge taslaklarını değerlendirerek tayin edilecek özelgeleri ve gerekli görmesi halinde vergi uygulamalarına ilişkin olarak tüm mükellefler bakımından uygulamaya yön vermek ve tereddüt edilen hususlara açıklık getirmek amacıyla yayımlanacak sirkülerleri oluşturur.
Özelgelerin onaylanması
MADDE 6 - (1) Komisyon, özelge taslaklarını oy çokluğu ile aynen veya değiştirerek onaylar.
Sekretarya hizmetleri
MADDE 7 - (1) Komisyonun sekretarya hizmetleri, Komisyona özelge taslağını sevk eden daire başkanlığı tarafından yerine getirilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Özelge
Özelge talebinin kapsamı
MADDE 8 - (1) Özelge, mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkındaki izahat taleplerine ilişkin olarak verilir.
(2) Mükelleflerin aşağıdaki başvuruları özelge kapsamında değerlendirilmez:
a) Başkalarının vergi durumları hakkında bilgi ve izahat talepleri.
b) Yargıya intikâl etmiş olaylara ilişkin izahat talepleri.
c) Hakkında vergi incelemesi yapılmakta olan mükelleflerce veya vergi sorumlularınca incelemeye konu olan işlemlerle ilgili izahat talepleri.
ç) Somut bir olaya dayanmayan, teorik hususlara ilişkin bilgi ve izahat talepleri.
d) Mücbir sebep hâli ilanı, vergi borçlarının terkini, belge düzenine ilişkin yetkilerin kullanılması gibi kanunlarla uygulamanın tespitine dair Maliye Bakanlığına yetki verilen konulara ilişkin talepler.
e) Mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi uygulamaları ile ilgili işlemlerinin gerçekleşmesinden sonra yaptıkları başvuruları ile Kanunun 122 nci maddesine göre vergi hataları ile ilgili yapılan düzeltme talepleri ve 124 üncü maddesine göre Maliye Bakanlığınca incelenecek olan şikâyet yoluyla müracaatlar.
f) Sözlü veya yazılı olarak veya internet aracılığıyla, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca yapılan talepler.
Özelge talep edebilecekler
MADDE 9 - (1) Özelge talepleri, mükellefler ile vergi sorumluları, bunların mirasçıları, yetki belgesine sahip kanuni temsilcileri veya vekillerince yapılır.
(2) Odalar ve birlikler gibi mesleki kuruluşlar, kendi mükellefiyetleri ile ilgili olanlar hariç olmak üzere, üyelerine ilan etmek amacıyla özelge talebinde bulunamazlar. Ancak, bu kuruluşlar Başkanlıktan, vergilendirme ile ilgili konulardaözelge niteliğinde olmayan görüş talep edebilirler.
Özelge talep edilecek merci
MADDE 10 - (1) Özelge, mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından sürekli mükellefiyetlerinin bulunduğu vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklardan talep edilir.
(2) Diğer mükellef veya vergi sorumluları özelge talepleri için, ikametgâh veya kanuni merkezlerinin bulunduğu vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklara; ikametgâhı veya kanuni merkezi bulunmayanlar ise Ankara, İstanbul ve İzmir Vergi Dairesi başkanlıklarından herhangi birine başvurur.
(3) Özelge talepleri, Başkanlığın internet sitesinde bir örneği yer alan Özelge Talep Formu kullanılmak suretiyle yapılır. Söz konusu form kullanılmaksızın yapılacak özelge talepleri kabul edilmez.
Taleplerin değerlendirilmesi ve özelge tayini
MADDE 11 - (1) Vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklar özelgetaleplerini, 8 inci, 9 uncu ve 10 uncu maddelerde yer alan hükümler bakımından değerlendirir. Söz konusu maddelerde yer alan hükümlere aykırı bir durumun varlığı hâlinde, başvuru sahibine yazılı ve gerekçeli olarak gerekli bildirim yapılır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen makamlarca; konu, kapsam ve ilgili olduğu mevzuat bakımından ilk defa özelgetalep edilen hususlara ilişkin olarak özelge taslağı hazırlanarak, Başkanlığa gönderilir ve Komisyonun onayından sonraözelge tayin edilir.
(3) Komisyonca onaylanmış özelgeler emsâl teşkil etmek üzere Özelge Otomasyon Sisteminde bu amaçla hazırlanan emsâl özelge havuzuna konulur.
(4) Vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklar, Komisyonda oluşturulmuş sirküler veya özelgeler ile konu, kapsam ve ilgili olduğu mevzuat bakımından tamamen aynı mahiyeti taşıyan bir hususta özelge talebinde bulunulması hâlinde, Komisyon tarafından oluşturulan sirküler veya emsâl özelgehavuzunda yer alan özelgelere uygun olmak şartıyla özelge verebilir.
Özelge Otomasyon Sistemi
MADDE 12 - (1) Başkanlık, özelge talebinde bulunulması, özelge taslaklarının; hazırlanması, Başkanlığa iletilmesi, Komisyonca onaylanması ve tayin edilmiş olan özelgelerle ilgili emsâl özelge havuzu oluşturulmasını sağlamaya yönelik olarak bir Özelge Otomasyon Sistemi kurar.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Sirküler
Sirküler
MADDE 13 - (1) Başkanlık, mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında tüm mükelleflere yönelik olarak uygulamaya yön vermek ve açıklık getirmek üzere sirküler yayımlayabilir.
(2) Komisyonca hazırlanarak Bakan veya Başkan tarafından imzalanan sirkülerler Başkanlığın internet sitesinde yayımlanır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Cevaplandırılmayı bekleyen izahat talepleri
GEÇİCİ MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihe kadar yapılmış müracaatlara cevaben tayin edilecek özelgeler için de bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.
Yürürlük
MADDE 14 - (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 15 - (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)