SGK - Emeklilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SGK - Emeklilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2013 Pazartesi

ŞİRKET ORTAKLARININ SOSYAL GÜVENLİĞİ


http://www.alomaliye.com/2013/murat-yetik-sirket-ortaklarinin-sosyal-guvenligi.htm
25 Kasım 2013 

Murat YETİK
Sosyal Güvenlik Denetmeni
ŞİRKET ORTAKLARININ SOSYAL GÜVENLİĞİ



1. Giriş

Şirket ortaklarının sosyal güvenlik statüleri, 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının b bendinin 3. alt bendinde tanımlanmıştır. Buna göre: “Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları” Kanunun md. 4/1/b bendi (Bağ-Kur) kapsamında sigortalıdır. Şirket ortaklarının sosyal güvenliklerine ilişkin olarak; Kanunun 7. maddesinde “Sigortalılığın Başlangıcı”, 8. maddesinde “Sigortalılığın Bildirimi ve Tescili”, 9. maddesinde “Sigortalılığın Sona Ermesi” ve de 102. maddesinde yükümlülüklere aykırılığın yaptırımı olarak idari para cezaları düzenlenmiştir. Yine 12.05.2010 tarihli Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin (S.S.İ.Y.) 11. maddesinde “Sigortalılığın Başlangıcı ve Bildirim Yükümlülüğü”, 14. maddesinde de “Sigortalılığın Sona Ermesi ve Bildirim Yükümlülüğü” düzenlenmiştir. Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan 22.02.2013 tarihli ve 2013/11 sayılı “Sigortalılık İşlemleri Birleşik Genelgesi”nde uygulama detaylarına yer verilmiştir.

Şirket ortaklarının sosyal güvenlikleri konusundaki diğer çok önemli düzenleme olan sigortalılık statülerinin çakışması ve şirket ortaklarının, ortağı oldukları şirketlerden Kanunun md. 4/1/a bendi (SSK’lı) kapsamında sigortalı bildirilme yasağı da Kanunun 53. maddesinde düzenlenmiştir.  

2. Şirket Ortaklarının Sigortalılık Statüleri; Sigortalılığın Başlangıcı, Bildirimi ve Bildirim Yükümlüsü; Sigortalılığın Sona Ermesi, Bildirimi ve Bildirim Yükümlüsü

2.1. Anonim Şirketler

Tanım: Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 329/1).

Ortaklarının Sosyal Güvenlik Statüleri: Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi gereğince sigortalı sayılacaktır. Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olmayan ortakları ile kurucu ortakları ise sadece bu statülerinden dolayı sigortalı sayılmayacaklardır.

Sigortalılığın Başlangıcı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirilmesi

a. Sigortalılığın Başlangıcı: Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının sigortalılıkları, yönetim kuruluna seçildikleri tarihte başlar (5510 sayılı Kanun md. 7/1/b; S.S.İ.Y. md. 11).

b. Bildirim Sorumlusu: Şirket Yetkilileri.

c. Bildirim Süresi: Bu kapsamda sigortalı olan ortaklar, yönetim kurulu üyeliğine seçildikleri tarihten itibaren en geç 15 gün içinde Kuruma bildirilecektir (5510 sayılı Kanun md. 8/3; S.S.İ.Y. md. 11). Örneğin; Anonim şirket 5 ortaklı olarak 21.11.2013 tarihinde kurulmuş olup, 27.11.2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında ortaklardan 3 kişi yönetim kurulu üyeliğine seçilmiştir. Bu kişilerin yönetim kuruluna seçildikleri tarih şirket yetkililerince 11.12.2013 tarihine kadar Kuruma bildirilecek, 3 yönetim kurulu üyesi ortağının sigortalılığı 27.11.2013 tarihinde başlatılacaktır.

Sigortalılığın Sona Ermesi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirilmesi

a. Sigortalılığın Sona Ermesi: Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının sigortalılıkları bu görevlerinin bittiği tarihte sona erer (5510 sayılı Kanun md. 9/1/b/3; S.S.İ.Y. md. 14).

b. Bildirim Sorumlusu: Şirket yetkilileri ve sigortalılar (Kanun ve Yönetmelikte yer alan “ve sigortalılar” ibaresi 2013/11 sayılı genelgede “veya sigortalılar” olarak yer almaktadır).

c. Bildirim Süresi: Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının sigortalılıkları bu görevlerinin bittiği tarihte sona erer ve bu tarih en geç 10 gün içinde işten ayrılış bildirgesiyle Kuruma bildirilecektir (5510 sayılı Kanun md. 9/3; S.S.İ.Y. md. 14).

2.2. Limited Şirketler

Tanım: Limited şirket, bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulur; esas sermayesi belirli olup, bu sermaye esas sermaye paylarının toplamından oluşur. Ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler. Limited şirket, kanunen yasak olmayan her türlü ekonomik amaç ve konu için kurulabilir (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 573/1-2-3).

Ortaklarının Sosyal Güvenlik Statüleri: Limited şirket ortakları, Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi gereği sigortalı sayılacaktır.

Sigortalılığın Başlangıcı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirilmesi

a. Sigortalılığın Başlangıcı: Limited şirket ortaklarının sigortalılığı, şirketin ticaret sicil memurluklarınca tescil edildikleri tarihte başlar (5510 sayılı Kanun md. 7/1/b; S.S.İ.Y. md. 11). Limited şirket ortaklarından hisse devri alan yeni ortakların sigortalılıkları ise ortaklar kurulunca devrin yapılmasına karar verildiği tarihte başlar (S.S.İ.Y. md. 11).

b. Bildirim Sorumlusu: Şirket kuruluşlarında ticaret sicil memurlukları, hisse devirlerinde ise şirket yetkilileri.

c. Bildirim Süresi: Şirket ortakları, ticaret sicil memurluklarınca tescil edildikleri tarihten itibaren 15 gün içinde Kuruma bildirilecektir (5510 sayılı Kanun md. 8/3; S.S.İ.Y. md. 11). Limited şirket ortaklarından hisse devri alan yeni ortakların sigortalılıkları, ortaklar kurulunca devrin yapılmasına karar verildiği tarihte başlayacak ve bu tarih ortaklar kurulu kararının hisse devrine ilişkin tanzim edilen noter devir sözleşmesinin, devrin yapıldığının işlendiği pay defterinin birer sureti veya devir ticaret sicil memurluğunca tescil edilmiş ise ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği nüshasının ibraz edilmesi kaydıyla şirket yetkililerince ortaklar kurulu karar tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Kuruma bildirilecektir. Örneğin; Limited şirketin ortağı olan X’in, hisselerinin tamamının Y’ye devredilmesi hususunda, 10.03.2014 tarihinde ortaklar kurulu kararı alınmıştır. Bu hisseyi alan Y’nin sigortalılığı 10.03.2014 tarihi itibariyle başlatılacak, ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği nüshanın ibraz edilmesi kaydıyla sigortalılık şirket yetkililerince 24.03.2014 tarihine kadar Kuruma bildirilecektir.

Sigortalılığın Sona Ermesi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirilmesi

a. Sigortalılığın Sona Ermesi: Limited şirket ortaklarının sigortalılıkları, hisse devrine ilişkin alınan ortaklar kurulu kararı ile hissenin devrine ilişkin tanzim edilen noter devir sözleşmesinin ve devrin pay defterine işlendiği sayfanın birer suretlerinin birlikte ibraz edilmesi veya hisse devri ticaret sicil memurluğuna tescil edilmiş ise ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği nüshasının ibraz edilmesi kaydıyla ortaklar kurulu karar tarihi itibariyle sona erer (5510 sayılı Kanun md. 9/1/b/3; S.S.İ.Y. md. 14).

b. Bildirim Sorumlusu: Şirket Yetkilileri ve sigortalılar (Kanun ve Yönetmelikte yer alan “ve sigortalılar” ibaresi 2013/11 sayılı genelgede “veya sigortalılar” olarak yer almaktadır).

c. Bildirim Süresi: Ortaklar kurulu karar tarihinden itibaren en geç on gün içinde işten ayrılış bildirgesiyle Kuruma bildirilecektir (5510 sayılı Kanun md. 9/3).

2.3. Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirketler

Tanım: Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket, sermayesi paylara bölünen ve ortaklarından bir veya birkaçı şirket alacaklılarına karşı bir kollektif şirket ortağı, diğerleri bir anonim şirket pay sahibi gibi sorumlu olan şirkettir. Sermaye, paylara bölünmeksizin sermayesi sadece birden çok komanditerin sermayeye katılma oranlarını göstermek amacıyla kısımlara ayrılmış bulunuyorsa komandit şirket hükümleri uygulanır (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 564).

Ortaklarının Sosyal Güvenlik Statüleri: Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi gereği komandit şirketlerin komandite ortakları sigortalı sayılacaktır. Komanditer ortaklar ise bu statülerinden dolayı sigortalı sayılmayacaktır.

Sigortalılığın Başlangıcı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirilmesi

a. Sigortalılığın Başlangıcı: Komandite ortakların sigortalılıkları şirketin ticaret sicil memurluklarınca tescil edildikleri tarihte başlar (5510 sayılı Kanun md. 7/1/b; S.S.İ.Y. md. 11). Komandite ortaklardan hisse devri alan yeni ortakların sigortalılıkları ise ortaklar kurulunca devrin yapılmasına karar verildiği tarihten itibaren başlayacaktır (S.S.İ.Y. md. 11).

b. Bildirim Sorumlusu: Şirket kuruluşlarında ticaret sicil memurlukları, hisse devirlerinde ise şirket yetkilileri.

c. Bildirim Süresi: Şirket kuruluşlarında şirketin ticaret sicil memurluklarınca tescil edildikleri tarihten itibaren ticaret sicil memurluklarınca, hisse devirlerinde ise ortaklar kurulunca devrin yapılmasına karar verildiği tarihten itibaren şirket yetkililerince 15 gün içinde Kuruma bildirilecektir (5510 sayılı Kanun md. 8/3). Komandite ortaklardan hisse devri alan ortakların Kuruma bildirilmesinde sigortalı işe giriş bildirgesi yanında ortaklar kurulu kararının, hisse devrine ilişkin tanzim edilen noter devir sözleşmesinin, devrin yapıldığının işlendiği pay defterinin birer sureti veya devir ticaret sicil memurluğunca tescil edilmiş ise ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği nüshası da Kuruma verilecektir.

Sigortalılığın Sona Ermesi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirilmesi

a. Sigortalılığın Sona Ermesi: Şirketin ticaret sicil memurluğundan kaydının silindiği tarih ya da komandite ortaklarının hisse devrine ilişkin alınan ortaklar kurulu kararı ile hissenin devrine ilişkin tanzim edilen noter devir sözleşmesinin ve devrin pay defterine işlendiği sayfanın birer suretlerinin birlikte ibraz edilmesi veya hisse devri ticaret sicil memurluğuna tescil edilmiş ise ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği nüshasının ibraz edilmesi kaydıyla ortaklar kurulu karar tarihi itibariyle sona erer (5510 sayılı Kanun md. 9/1/b/3; S.S.İ.Y. md. 14).

b. Bildirim Sorumlusu: Şirket yetkilileri ve sigortalılar (Kanun ve Yönetmelikte yer alan “ve sigortalılar” ibaresi 2013/11 sayılı genelgede “veya sigortalılar” olarak yer almaktadır).

c. Bildirim Süresi: Sona eren sigortalılık en geç on gün içinde işten ayrılış bildirgesiyle Kuruma bildirilecektir (5510 sayılı Kanun md. 9/3; S.S.İ.Y. md. 14).

2.4. Kollektif Şirketler

Tanım: Kollektif şirket ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla, gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlanmamış olan şirkettir (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 211/1).

Ortaklarının Sosyal Güvenlik Statüleri: Kollektif şirket ortakları Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi gereğince sigortalı sayılacaktır.

Sigortalılığın Başlangıcı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirilmesi

a. Sigortalılığın Başlangıcı: Sigortalılık, ortakların vergi mükellefiyetinin başladığı tarihte başlayacaktır (5510 sayılı Kanun md. 7/1/b; S.S.İ.Y. md. 11).

c. Bildirim Sorumlusu: Vergi Dairesi.

d. Bildirim Süresi: 01.10.2008 tarihinden sonra vergi mükellefiyetleri başlatılan sigortalıların bildirimleri vergi dairelerince mükellefiyet işleminin tesis tarihinden itibaren en geç iki ay içinde Kuruma yapılacaktır. Vergi mükellefiyeti işlemlerinin iki aydan önce tekemmül ettirilmesi halinde mükellefiyetin tesis tarihinden (vergi mükellef bilgilerinin vergi dairesince sisteme giriş tarihi) itibaren iki ayı geçmemek üzere tekemmül tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde Kuruma bildirilmesi zorunludur (5510 sayılı Kanun md. 8/3).

Sigortalılığın Sona Ermesi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirilmesi

a. Sigortalılığın Sona Ermesi: Sigortalılık, vergi mükellefiyetinin sona erdiği tarihte son bulacaktır (5510 sayılı Kanun md. 9/1/b/3; S.S.İ.Y. md. 14).

b. Bildirim Sorumlusu: Vergi dairesi ve sigortalılar (Kanun ve Yönetmelikte yer alan “ve sigortalılar” ibaresine 2013/11 sayılı genelgede yer verilmemiş ve bildirim sorumlusunun Gelir İdaresi/Vergi Daireleri olduğu belirtilmiştir).

c. Bildirim Süresi: Vergi mükellefiyeti terk işleminin tesis tarihinden itibaren en geç iki ay içinde Kuruma bildirilir. Vergi terk işlemlerinin iki aydan önce tekemmül ettirilmesi halinde işlemlerin tekemmül ettirildiği tarihten itibaren en geç 10 gün içerisinde Kuruma bildirilmesi zorunludur (5510 sayılı Kanun md. 9/3; S.S.İ.Y. md. 14).

2.5. Adi Komandit Şirketler

Tanım: Ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla kurulan, şirket alacaklılarına karşı ortaklardan bir veya birkaçının sorumluluğu sınırlandırılmamış ve diğer ortak veya ortakların sorumluluğu belirli bir sermaye ile sınırlandırılmış olan şirket komandit şirkettir. Sorumluluğu sınırlı olmayan ortaklara komandite, sorumluluğu sınırlı olanlara komanditer denir. Komandite ortakların gerçek kişi olmaları gerekir. Tüzel kişiler ancak komanditer ortak olabilirler (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 304/1-2-3).

Ortaklarının Sosyal Güvenlik Statüleri: Adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi gereğince sigortalı sayılacaktır.

Sigortalılığın Başlangıcı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirilmesi

a. Sigortalılığın Başlangıcı: Sigortalılık, ortakların vergi mükellefiyetinin başladığı tarihte başlayacaktır (5510 sayılı Kanun md. 7/1/b; S.S.İ.Y. md. 11).

b. Bildirim Sorumlusu: Vergi Dairesi.

c. Bildirim Süresi: 01.10.2008 tarihinden sonra vergi mükellefiyetleri başlatılan sigortalıların bildirimleri vergi dairelerince mükellefiyet işleminin tesis tarihinden itibaren en geç iki ay içinde Kuruma yapılacaktır. Vergi mükellefiyeti işlemlerinin iki aydan önce tekemmül ettirilmesi halinde mükellefiyetin tesis tarihinden (vergi mükellef bilgilerinin vergi dairesince sisteme giriş tarihi) itibaren iki ayı geçmemek üzere tekemmül tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde Kuruma bildirilmesi zorunludur (5510 sayılı Kanun md. 8/3).

Sigortalılığın Sona Ermesi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirilmesi

a. Sigortalılığın Sona Ermesi: Sigortalılık, vergi mükellefiyetinin sona ermesi ile birlikte son bulacaktır (5510 sayılı Kanun md. 9/1/b/3; S.S.İ.Y. md. 14).

b. Bildirim Sorumlusu: Vergi dairesi ve sigortalılar (Kanun ve Yönetmelikte yer alan “ve sigortalılar” ibaresine 2013/11 sayılı genelgede yer verilmemiş ve bildirim sorumlusunun Gelir İdaresi/Vergi Daireleri olduğu belirtilmiştir).

c. Bildirim Süresi: Vergi mükellefiyeti terk işleminin tesis tarihinden itibaren en geç iki ay içinde Kuruma bildirilir. Vergi terk işlemlerinin iki aydan önce tekemmül ettirilmesi halinde işlemlerin tekemmül ettirildiği tarihten itibaren en geç 10 gün içerisinde Kuruma bildirilmesi zorunludur (5510 sayılı Kanun md. 9/3; S.S.İ.Y. md. 14).

2.6. Donatma İştirakleri

Tanım: Birden çok kişinin paylı mülkiyet şeklinde malik oldukları bir gemiyi, menfaat sağlamak amacıyla aralarında yapmış oldukları sözleşme gereğince, hepsi adına ve hesabına suda kullanmaları halinde donatma iştiraki vardır (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 1064/1).

Ortaklarının Sosyal Güvenlik Statüleri: Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi gereğince donatma iştiraki ortakları sigortalı sayılacaktır.

Sigortalılığın Başlangıcı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirilmesi

a. Sigortalılığın Başlangıcı: Sigortalılık, ortakların vergi mükellefiyetinin başladığı tarihte başlayacaktır (5510 sayılı Kanun md. 7/1/b; S.S.İ.Y. md. 11).

b. Bildirim Sorumlusu: Vergi Dairesi.

c. Bildirim Süresi: 01.10.2008 tarihinden sonra vergi mükellefiyetleri başlatılan sigortalıların bildirimleri vergi dairelerince mükellefiyet işleminin tesis tarihinden itibaren en geç iki ay içinde Kuruma yapılacaktır. Vergi mükellefiyeti işlemlerinin iki aydan önce tekemmül ettirilmesi halinde mükellefiyetin tesis tarihinden (vergi mükellef bilgilerinin vergi dairesince sisteme giriş tarihi) itibaren iki ayı geçmemek üzere tekemmül tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde Kuruma bildirilmesi zorunludur (5510 sayılı Kanun md. 8/3).

Sigortalılığın Sona Ermesi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirilmesi

a. Sigortalılığın Sona Ermesi: Sigortalılık, vergi mükellefiyetinin sona ermesi ile birlikte sona erecektir (5510 sayılı Kanun md. 9/1/b/3; S.S.İ.Y. md. 14).

b. Bildirim Sorumlusu: Vergi dairesi ve sigortalılar (Kanun ve Yönetmelikte yer alan “ve sigortalılar” ibaresine 2013/11 sayılı genelgede yer verilmemiş ve bildirim sorumlusunun Gelir İdaresi/Vergi Daireleri olduğu belirtilmiştir).

c. Bildirim Süresi: Vergi mükellefiyeti terk işleminin tesis tarihinden itibaren en geç iki ay içinde Kuruma bildirilir. Vergi terk işlemlerinin iki aydan önce tekemmül ettirilmesi halinde işlemlerin tekemmül ettirildiği tarihten itibaren en geç 10 gün içerisinde Kuruma bildirilmesi zorunludur (5510 sayılı Kanun md. 9/3; S.S.İ.Y. md. 14).

2.7. Adi Şirketler

Tanım: Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md. 620).

Ortaklarının Sosyal Güvenlik Statüleri: Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi gereğince adi şirket ortakları sigortalı sayılacaktır.

Sigortalılığın Başlangıcı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirilmesi

a. Sigortalılığın Başlangıcı: Sigortalılık, ortakların vergi mükellefiyetinin başladığı tarihte başlayacaktır.

b. Bildirim Sorumlusu: Vergi dairesi.

c. Bildirim Süresi: 01.10.2008 tarihinden sonra vergi mükellefiyetleri başlatılan sigortalıların bildirimleri vergi dairelerince mükellefiyet işleminin tesis tarihinden itibaren en geç iki ay içinde Kuruma yapılacaktır. Vergi mükellefiyeti işlemlerinin iki aydan önce tekemmül ettirilmesi halinde mükellefiyetin tesis tarihinden (vergi mükellef bilgilerinin vergi dairesince sisteme giriş tarihi) itibaren iki ayı geçmemek üzere tekemmül tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde Kuruma bildirilmesi zorunludur.

Sigortalılığın Sona Ermesi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirilmesi

a. Sigortalılığın Sona Ermesi: Sigortalılık, vergi mükellefiyetinin sona ermesi ile birlikte sona erecektir.

b. Bildirim Sorumlusu: Gelir İdaresi/Vergi Daireleri.

c. Bildirim Süresi: Vergi mükellefiyeti terk işleminin tesis tarihinden itibaren en geç iki ay içinde Kuruma bildirilir. Vergi terk işlemlerinin iki aydan önce tekemmül ettirilmesi halinde işlemlerin tekemmül ettirildiği tarihten itibaren en geç 10 gün içerisinde Kuruma bildirilmesi zorunludur.

3. Sigortalılığı Sona Erdiren Diğer Durumlar

3.1. İflasın Açılmasına Mahkemece Karar Verilmesi

İflasın açılmasına mahkemece karar verilen şirket ortaklarının sigortalılıkları, sigortalının talebi halinde mahkemenin karar tarihinde, sigortalının talebinin olmaması halinde ise mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği tarihte sona erecek, bu tarih sigortalılar ve şirket yetkililerince, on gün içinde işten ayrılış bildirgesiyle Kuruma bildirilecektir. Ancak iflasın kapatılmasına mahkemece karar verildikten sonra sigortalılarca verilecek taleplerde sigortalılığın sonlandırılma tarihi mahkeme karar tarihinden geriye gitmeyecektir (5510 sayılı Kanun md. 9/1/b/3; S.S.İ.Y. md. 14; 2013/11 sayılı Genelge s. 59).

3.2. Tasfiyenin Açılmasına Mahkemece Karar Verilmesi

Tasfiyenin açılmasına mahkemece karar verilen şirket ortaklarının sigortalılıkları, sigortalının talebi halinde mahkemenin karar tarihinde, sigortalının talebinin olmaması halinde ise tasfiye kurulu kararının ticaret sicil memurluğunca tescil edildiği tarihte sona erecek, bu tarih ticaret sicil memurluğunca ve sigortalılarca en geç on gün içinde işten ayrılış bildirgesiyle Kuruma bildirilecektir. Ancak tasfiyenin kapatılmasına mahkemece karar verildikten sonra sigortalılarca verilecek taleplerde sigortalılığın sonlandırılma tarihi mahkeme karar tarihinden geriye gitmeyecektir (5510 sayılı Kanun md. 9/1/b/3; S.S.İ.Y. md. 14; 2013/11 sayılı Genelge s. 60).

3.3. Şirketin Tasfiyesine Ortaklar Kurulu Tarafından Karar Verilmesi

Şirketin tasfiyesine ortaklar kurulu tarafından karar verilmesi durumunda, şirket ortaklarının sigortalılıkları; talebi halinde tasfiyenin başlanmasına karar verildiği tarihte, sigortalının talebinin olmaması halinde ise tasfiyenin sonuçlandığına ilişkin tasfiye kurulu kararının ticaret sicil memurluğuna tescil edildiği tarihte sona erecektir. Bu tarihler sigortalılarca ve ticaret sicil memurluklarınca en geç on gün içinde işten ayrılış bildirgesiyle Kuruma bildirilecektir. Ancak tasfiyenin kapatılmasına tasfiye kurulunca karar verildikten sonra sigortalılarca verilecek taleplerde sigortalılığın sonlandırılma tarihi tasfiye kurulu kararının ticaret sicil memurluğuna tescil edildiği tarihten geriye gitmeyecektir (5510 sayılı Kanun md. 9/1/b/3; S.S.İ.Y. md. 14; 2013/11 sayılı Genelge s. 60).

3.4. Münfesih Duruma Düşen Şirketler

Münfesih duruma düşen şirketlerin ortaklarının sigortalılıkları, sigortalının talebi halinde şirketin münfesih duruma düştüğü tarih itibariyle sona erecek, bu tarih sigortalılarca sigortalının talebinin olmaması halinde münfesih duruma düşen şirketin tasfiyesinin sonuçlandığına dair tasfiye kurulu kararının ticaret sicil memurluğuna tescil edildiği tarihte sona erecek, bu tarih sigortalılarca ve ticaret sicil memurluklarınca, en geç on gün içinde işten ayrılış bildirgesiyle Kuruma bildirilecektir (5510 sayılı Kanun md. 9/1/b/3; S.S.İ.Y. md. 14; 2013/11 sayılı Genelge s. 60).

3.5. İflas ve Tasfiye Durumu İle Münfesih Duruma Düşen Şirket Ortaklarının Md. 4/1/a Bendi (SSK’lı) Kapsamında Çalışmaya Başlayanlar

Mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya münfesih duruma düşmesine karar verilen şirketlerin ortaklarından hizmet akdi ile çalışmaya başlayanların sigortalılıkları, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün öncesinden itibaren sona erer (5510 sayılı Kanun md. 9/1/b/8; S.S.İ.Y. md. 14; 2013/11 sayılı Genelge s. 61).

3.6. Sigortalılık Statülerinin Çakışması İle Sigortalılığın Sona Ermesi (SSK Statüsünün Bağ-Kur Statüsünü kesmesi)

01.03.2011 tarihinden itibaren sigortalıların Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının a (SSK) ve b (Bağ-Kur) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde çalışmaları halinde, a bendi kapsamındaki sigortalılık geçerli sayılacak, b bendi kapsamındaki sigortalılık a bendine tabi çalışmanın başladığı tarihten bir gün önce sona erdirilecektir (5510 sayılı Kanun md. 53). Örneğin; A Ltd. Şti.’nin ortağı statüsü ile Kanunun md. 4/1/b bendi (Bağ-Kur) kapsamında sigortalı olan bir kişi, 01.12.2013 tarihinde, ortağı olmadığı B Ltd. Şti.’nde bir hizmet akdi ile Kanunun md. 4/1/a bendi (SSK’lı) kapsamında çalışmaya başlarsa A Ltd. Şti. ortaklığından doğan md. 4/1/b (Bağ-Kur) bendi sigortalılığı 30.11.2013 tarihinde son bulur ve kişi B Ltd. Şti.’ndeki çalışmasından dolayı md. 4/1/a bendi (SSK’lı) kapsamında 01.12.2013 tarihinden itibaren sigortalı sayılır.    

4. İşe Giriş/İşten Ayrılış Bildirimlerine Aykırılığın Yaptırımı: İdari Para Cezası Uygulanması

5510 sayılı Kanunun, idari para cezalarını düzenleyen 102. maddesinin 1. fıkrasının g bendinde; “8’inci maddesinin üçüncü fıkrasında (işe giriş bildirgesi), 9’uncu maddesinin birinci fıkrasının b bendinde belirtilenler için aynı maddenin üçüncü fıkrasında (sona erme bildirimi)… belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen kurum ve kuruluşlar ile tüzel kişilere, aylık asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır” denmiştir. Belirtmek gerekir ki işe giriş bildiriminin yapılması konusunda; Kanun, Yönetmelik ve Genelge hükümleri açısından doğal bir paralellik söz konusu olduğu halde işten ayrılma bildirimi konusunda Kanun ve Yönetmelik hükmü ile Genelge hükmü tam olarak örtüşmemektedir ve bu da işten ayrılma bildirimine bağlı idari para cezasının uygulaması noktasında tereddüte düşülmesine yol açmaktadır. Şöyle ki; Kanun ve Yönetmelik, işten ayrılma bildirimi konusunda ilgili kurum ile sigortalıyı ortaklaşa sorumlu tutmuş ve her ikisini de bildirim yapmaya mecbur kılmışken, Genelge, tek bir bildirimi yeterli görmüş ve kimin yaptığına bakmadan ilgili kurumun ya da sigortalının bildirimde bulunması gerektiğini belirtmiştir (sermaye şirketlerinde durum böyleyken, şahıs şirketlerinde sigortalılar hiç sorumlu tutulmamıştır). Esas olan sigortalılık statüsünün sona erdiğinin Kuruma bildirilmesidir ve Kuruma aynı konuda birden fazla bildirimin yapılmasının istenmesi isabetli değildir. Ayrıca işe giriş bildiriminin yapılması konusunda sorumlu tutulmayan sigortalının, ayrılış bildirimi noktasında da sorumlu tutulmaması ve sigortalılara, yükümlülüğe aykırılık nedeni ile idari para cezası uygulanmamasının isabetli olacağı kanısındayız.

5. Kurumca Sigortalılığın Başladığının Yazılı Olarak Bildirilmesi

Kurum, bildirimlerden itibaren bir ay içinde tescili yapılan kişilere, sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başladığını bildirir (5510 sayılı Kanun md. 8/3; S.S.İ.Y. md. 11).

6. Şirket Ortaklarının Ortağı/Sahibi Oldukları Şirketlerden Kanunun Md. 4/1/a Bendi (SSK’lı) Kapsamında Bildirilememesi (Kendi Şirketinden SSK’lı Bildirilme Yasağı)

5510 sayılı Kanun md. 53/2 hükmü gereğince: 4’üncü maddenin birinci fıkrasının b bendi (Bağ-Kur) kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4’üncü maddenin birinci fıkrasının a bendi (SSK’lı) kapsamında sigortalı bildirilemezler. Ancak 01.10.2008 tarihinden önce kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinde ortaklıklarının başladığı tarihte veya öncesinde, Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının a bendi (SSK’lı) kapsamında sigortalı olanlardan, 01.10.2008 tarihinden sonra da bu çalışmaları devam edenlerin, bu Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının a bendine (SSK) tabi prim ödemesi olanların sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar devam ettirilir (2013/11 sayılı Genelge).

Düzenlemenin; 01.10.2008 öncesi için bir çeşit “af” niteliğinde olduğu kabul edilebilir. Ancak buradaki “kesintiye uğrama” durumu açıklığa kavuşturulmalıdır. Uygulamada nakil kodlu çıkış işlemleri kesinti olarak kabul edilmemelidir (halihazırda kesinti kabul edilmekte). Zira aynı işverene ait farklı bir sicil numarasına geçişin, özü itibari ile “iş akdinin son bulması” olarak nitelenmesi uygun düşmez. Her ne kadar şirket ortağının, kendi şirketinden “hizmet akdi ile iş gören” olarak (md. 4/1/a bendi) sigortalı bildirilmesi hukuken tartışılır olsa da ve ayrıca buradaki niyetin, şirket ortağının md. 4/1/b bendine göre çok daha avantajlı olan md. 4/1/a bendine tabi kılınması olsa da mademki 01.10.2008 öncesi için bir nevi af uygulamasına gidilmiştir hukuki zorlama ile bu hak şirket ortaklarının elinden alınmamalıdır.

Örnek-1-; 01.01.2007 tarihinde bir limited şirket bünyesinde, Kanunun md. 4/1/a bendi (SSK’lı) kapsamında hizmet akdi ile çalışan bir kişi, 01.01.2008 tarihinde çalıştığı şirkete ortak olmuş ve fakat md. 4/1/a bendi (SSK’lı) statüsündeki bildirimleri de devam ettirilmiştir. 01.10.2008 tarihinde 5510 sayılı Kanunun 53/2. madde hükmü (ortağı olduğu şirketten SSK’lı bildirilme yasağı) yürürlüğe girmiş olsa da bu kişinin md. 4/1/a bendi (SSK) kapsamındaki statüsü kesintiye uğramaksızın devam ettiği sürece kişi şirket ortağı statüsü sebebi ile md. 4/1/b bendi (Bağ-Kur) kapsamına alınmayacaktır.  

Örnek-2-; 01.01.2009 tarihinde bir limited şirket bünyesinde, Kanunun md. 4/1/a bendi (SSK’lı) kapsamında hizmet akdi ile çalışan bir kişi, 01.01.2010 tarihinde çalıştığı şirkete ortak olursa bu kişinin md. 4/1/a bendi (SSK) kapsamındaki sigortalılığı 31.12.2009 tarihinde son bulacak ve 01.01.2010 tarihinden itibaren şirket ortağı statüsü ile md. 4/1/b bendi (Bağ-Kur) kapsamında sigortalı olacaktır.

7. Şirket Ortaklarının Askerlik Hizmetleri Süresince Sosyal Güvenlik Statüleri

Askerlik hizmetlerini er ve erbaş olarak yapmakta olanlar ile yedek subay okulu öğrencilerinin bu kapsamda geçirdikleri süreler içinde aynı zamanda da md. 4/1/b bendi (Bağ-Kur) kapsamında zorunlu sigortalı olmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunmaları halinde 01.10.2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bu kapsamandaki süreler Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendi (Bağ-Kur) kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilecektir (S.S.İ.Y. md. 10/1/ç; 2013/11 sayılı Genelge s. 65). Yani; şirket ortakları askerlik hizmetlerini yaptıkları süre boyunca, eğer şirket ortaklıkları devam ederse sosyal güvenlikleri kesintiye uğramaz (Bilindiği gibi bu istisna md. 4/1/b bendi (Bağ-Kur) kapsamında sigortalı olanlar içindir ve diğer sigortalılar askerlik yaptıkları sürelerde sigortalı sayılmazlar).

8. Çift Sigortalılık Hakkı (Aynı Anda Hem SSK’lı ve Hem de Bağ-Kur’lu Olma)

Kanunun md. 53/1 hükmünde; “… Ancak, sigortalılık hallerinin çakışması nedeniyle Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının a (SSK’lı) bendi kapsamındaki sigortalılığı esas alınanlar, yazılı talepte bulunmak ve Kanunun 82’nci maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt sınırı ve üst sınırına ilişkin hükümler saklı olmak kaydıyla, esas alınmayan sigortalılık statüsü kapsamında talep tarihinden itibaren prim ödeyebilirler. Bu şekilde ödenen primler; iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar yönünden, Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının b (Bağ-Kur) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde, kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan diğer yardımlar ile uzun vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlar yönünden ise Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının a (SSK’lı) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde değerlendirilir. Bu fıkra hükümlerine göre ödeme talebinde bulunulduğu halde ait olduğu ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenmeyen primlerin ödenme hakkı düşer” denmiştir.


Örneğin; A Ltd. Şti.’nin ortağı statüsü ile Kanunun md. 4/1/b bendi (Bağ-Kur) kapsamında sigortalı olan bir kişi, 01.12.2013 tarihinde, ortağı olmadığı B Ltd. Şti.’nde bir hizmet akdi ile Kanunun md. 4/1/a bendi (SSK’lı) kapsamında çalışmaya başlarsa A Ltd. Şti. ortaklığından doğan md. 4/1/b (Bağ-Kur) bendi sigortalılığı 30.11.2013 tarihinde son bulur ve kişi B Ltd. Şti.’ndeki çalışmasından dolayı md. 4/1/a bendi (SSK’lı) kapsamında 01.12.2013 tarihinden itibaren sigortalı sayılır. Ancak bu kişi SGK’ya yazılı başvuru yaparak A Ltd. Şti. ortaklığından kaynaklanan md. 4/1/b bendi (Bağ-Kur) sigortalılığının da devam etmesini talep edebilir. Bu durumda kişi, 01.12.2013 tarihinden itibaren hem md. 4/1/a bendi ve hem de md. 4/1/b bendi kapsamında aynı anda çift sigortalı olabilir. 

21 Ekim 2010 Perşembe

hizmet borçlanmasının sayılacağı kurum

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü


Sayı : B.13.2.SGK.0.10.03.00-13628405/559
Konu : Hizmet Borçlanma İşlemleri.
G E N E L G E 2010/106 16.10.2010



3- BORÇLANMA TARİHİNDEKİ STATÜNÜN BELİRLENMESİ

3.1- Kanunun 41 inci maddesi gereğince yapılan borçlanma statülerinin belirlenmesi
a) 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin (c) ve (ı) bentlerine göre borçlandırılan
süreler 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında; aynı maddenin (a), (b), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerine göre borçlandırılan süreler ise borçlandığı tarihteki 4 üncü maddenin birinci fıkrasının ilgili bendine göre,
b) Sigortalılığı sona erdikten sonra 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin (a), (b), (d),
(e), (f), (g) ve (h) bentlerine göre borçlandırılan süreler, en son sigortalılık statüsüne göre,
c) 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca haklarında 5434 sayılı Kanunun
mülga hükümleri uygulanacak olan sigortalıların 41 inci maddenin (a), (f) ve (g) bentlerine göre
borçlandırılan süreleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında,
d) 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam edenlerden daha önce 5510 sayılı Kanunun
4 üncü maddesi kapsamında sigortalılığı bulunanların borçlanılacak süreleri 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında,
e) 5510 sayılı Kanununun 4 üncü maddesi kapsamında zorunlu sigortalılığı sona erdikten
sonra isteğe bağlı sigortaya prim ödeyenlerden sigortalılığı sona erdikten sonra 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin (a), (b), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerine göre borçlandırılan süreler 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında,
f) 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (g) bendine tabi sigortalıların borçlanma
statüsü 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında,
sigortalılık süresi olarak değerlendirilecektir.

Örnek 1- 10/11/1998-15/12/2000 tarihleri arasında 506 sayılı Kanuna, 5/1/2005
tarihinden itibaren ise 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalı olan ve 10/3/2001-10/3/2003 tarihleri arasındaki doğum süresini borçlanan sigortalı (M)’nin bu süresi 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılık süresi olarak dikkate alınacaktır. (ÖZETLERSEK :ssk ya saydırmak istiyorsan isteğe bağlı (4b) yada bağ-kur dan çıkışını yap, işçi olarak sigortalı ol ve borçlanma yap)

Örnek 2- 1/11/2006-1/2/2008 tarihleri arasında 506 sayılı Kanuna, 5/8/2008-8/7/2009
tarihleri arasında 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı bulunan ve 16/6/2010 tarihinde müracaat
ederek 6/3/1975-7/11/1976 tarihleri arasında yaptığı askerlik hizmetini borçlanan sigortalı
(N)’nin borçlandığı süre 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılık süresi
olarak dikkate alınacaktır. (ÖZETLERSEK :ssk ya saydırmak istiyorsan isteğe bağlı (4b) yada bağ-kur dan çıkışını yap, işçi olarak sigortalı ol ve borçlanma yap)


işin özü :
borçlanılan süreler ; borçlanma yaptığınız günde bulunduğunuz veya son olarak prim ödediğiniz sigortalılık (4a ssk, 4b bağ-kur, 4c emekli sandığı) günlerine eklenir/sayılır

28 Ocak 2010 Perşembe

5510 sayılı kanuna göre emeklilik

SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİ
Resmi Gazete No :26981
Resmi Gazete Tarihi:28/08/2008

Yaşlılık Sigortası

Yaşlılık aylığından yararlanma
MADDE 59 – (1) Sigortalılara, Kanunun 28, 43 ve 44 üncü maddeleri ile geçici 6 ncı maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen şartlarla yaşlılık aylığı bağlanır.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışan veya prim ödeyen sigortalıların yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin talepleri, sigortalılık süresi içinde en fazla sigortalılığının geçtiği sigortalılık hâli esas alınarak sonuçlandırılır. Sigortalılık hâllerindeki hizmet sürelerinin eşit olması ile yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları sigortalılık hâlinin kanunla değiştirilmesi durumunda ise son sigortalılık hâli esas alınır.

(3) Kanunun 28 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen sigortalıların çalışma gücündeki kayıp oranları, yedinci fıkrasında belirtilen sigortalıların erken yaşlanma durumları ile sekizinci fıkrasında belirtilen çocukların başkasının sürekli bakımına muhtaçlık durumları Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilir. Bunların Kurum Sağlık Kurulu kararlarına karşı itiraz başvurularının sonuçlandırılmasında, bu Yönetmeliğin 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 56 ncı madde hükümleri uygulanır.

(4) Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunduktan sonra her ne sebeple olursa olsun anılan Makamdan ayrılanlara, istekleri üzerine, müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren, istek tarihindeki Cumhurbaşkanına ödenmekte olan aylık ödeneğin % 40’ı yaşlılık aylığı olarak bağlanır.

(5) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı veya Başbakan iken her ne sebeple olursa olsun görevlerinden ayrılanlara, istekleri üzerine, müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren, istek tarihindeki Cumhurbaşkanına bağlanacak yaşlılık aylığının % 75’i oranında yaşlılık aylığı bağlanır.

(6) 4 üncü ve 5 inci fıkralarda belirtilenlerin ayrıca bu Kanuna tabi sigortalı çalışmalarından dolayı yaşlılık aylığına hak kazanamamaları hâlinde aylığın tamamı, hak kazanıyorlar ve bağlanacak yaşlılık aylığı belirtilen görevlerden dolayı bağlanan aylıktan düşük ise aradaki fark en geç ödemenin yapıldığı tarihi takip eden iki ay içinde Hazineden tahsil edilir.

(7) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan;
a) 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 40 ıncı maddesi gereğince yaş haddinden emekliye ayrılanlara 5400,
b) Kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenlere yaş şartı aranmaksızın 9000,
prim ödeme gün sayısı olması hâlinde yaşlılık aylığı bağlanır.

(8) Kurumlarınca sicilleri nedeniyle veya askerî mahkemelerce verilecek kararlar ya da ahlak ve yetersizlik sebeplerinden dolayı re’sen emekliye sevk edilenlere, Kanunun 28 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında belirtilen yaş ve prim ödeme gün sayısını tamamlamaları hâlinde yaşlılık aylığı bağlanır.

(9) 7 nci fıkraya göre bağlanacak yaşlılık aylıkları, Kanunun 28 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında aranan yaş ve prim ödeme gün sayısı tamamlanıncaya kadar bunları çalıştıran kamu idarelerinden en geç ödemenin yapıldığı tarihi takip eden iki ay içinde tahsil edilir.

NOT:
Kanunun yürürlük tarihinden önce (30/4/2008 ve daha önceki tarihlerde) işe başlayan sigortalılar (SSK ve Bağ-Kur) ve göreve başlayan kamu görevlileri (Emekli Sandığı) ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sigortalar Kanunu ve 2926 sayılı Tarımsal Faaliyetlerde Kendi Nam ve Hesabına Bağımsız Çalışanlar Kanununa göre sigortalı olanlar için mevcut kanunlardaki şartlar geçerli olacak, dolayısıyla bunların kazanılmış hakları korunacaktır

10 Aralık 2009 Perşembe

Şevket TEZEL (sevtezel@hotmail.com)
Sözcü Gazetesi: Aynı Anda Hem SSK’lı Hem Bağ-Kur’lu Olabilir miyim?
ÇALIŞANLARIN SÖZCÜ'SÜ

Aynı Anda Hem SSK’lı Hem Bağ-Kur’lu Olabilir miyim?

Soru: Bireysel olarak iki ortak birlikte çalışıyoruz. Ben başka bir şirkette iş başı yapmak üzere anlaştım ve orada SSK'lı olarak görev almam gerekiyor. Serbest işimi de bırakmak istemiyorum. Bu durumda hem Bağ-Kur’lu hem de SSK'lı olarak çalışabilir miyim? Yoksa Bağ-Kur’dan çıkmam mı gerek? Serbest işimi devretmeli miyim? Fuat EROL
Cevap: SSK’lı olarak çalışmaya başladığınızda şirket ortaklığından kaynaklanan Bağ-Kur sigortalılığınızın sona ermesi gerekmiyor. SSK’lı olarak çalıştığınız işyeri de sizi sigortasız çalıştıramayacağından normal primlerinizi ödeyecek. Yani aynı anda hem Bağ-Kur’lu hem de SSK’lı olabilirseniz de emekliliğiniz açısından çakışma döneminde Bağ-Kur’luluğunuz geçerli olur ve adınıza SSK’ya ödenen primleri Bağ-Kur prim borcunuza saydırabilirsiniz. Fakat şirket ortaklığınızı devrederseniz Bağ-Kur kaydınızı kapatarak emeklilik açısından SSK’lılığınıza geçerlilik sağlayabilirsiniz. 26.11.2009