GÜNSÜZ İŞE GİRİŞLERDE HİZMET KAZANIMI
I-Giriş:Hizmet akdi ile çalışanlar 4-1(a)'lı sigortalılar (Eski adıyla SSK'lı çalışanlar) işe başladıklarında İşe Giriş Bildirgesi ile SGK'na bildirimleri kanunda belirtilen yasal sürelerde yapılır.
Sigortalının bildirim tarihleri esas alınarak ileride emekli olacakları süreler ve yaş hadleri buna göre belirlenmiş olur.Burada önem arz eden konu şudur:İlk İşe Giriş Bildirgesi verilen sigortalının o sürelere ait prim tutarlarının işverenleri tarafından SGK'na yatırılmasıdır.İlk defa sigortalı işe giriş bildirgesi verilen sigortalı adına tahakkuk eden primlerin yatırılmaması durumunda sigortalı hizmet belgelerinde gün ve kazanç olmadığından verilen giriş bildirgeleri günsüz giriş olarak sayılmaktadır.Sigortalı adına sadece sicil numarası verilerek kurum kayıtlarına geçmiş olacaktır.Bunun sonucunda sigortalıları emekli olmamak adına bir tehlike bekliyor.Bu da şu demek ;sigortalının emeklilik tarihi ileri bir tarihe erteleniyor.
II-Günsüz Girişlerde Hangi Kurumlar Sorumludur?Sorunun cevabını ararsak aşağıdaki sonuca ulaşacağız.Sigortalılara ait belgeleri vermekle yükümlü olan işverendir. Bu belgeleri isteyen ve denetleyen Kurum SGK'dur.Sigortalıya iş gördüren işveren bu belgeleri zamanında kuruma vermemiş (veya eksik bilgilerle ile vermiş) ise SGK görevini ihmal ettiğinden dolayı yargı aşamasında Davalı olarak da SGK'da işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olarak katılacaktır. Buradan şu sonuç çıkıyor.Açılacak Hizmet Tespit davalarında işveren tek taraflı sorumlu olmuyor,aynı zaman SGK belge ve tahsilatı takip etmediğinden dolayı davalı duruma düşüyor.
III-Günsüz Girişlerde Zaman Aşımı Nedir?Yargıtay işe giriş bildirgesi verilmiş, fakat dönem bordrosu verilmemiş olaylarda beş yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olmayacağı kararını vermiştir.21. Hukuk Dairesinin 12.2.1996 tarih ve 1996/661-685 esas ve karar sayılı kararı ile aynı Dairenin 1.2.1996 tarih ve 1996/250-409, sigortalı sayılmak için işe alınmanın yeterli olduğunu şu şekilde ifade etmektedir. “... Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 2’nci maddesine göre bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanuna göre sigortalı sayılır aynı Yasanın 6’ncı maddesinde; çalıştırılanlar işe alınmaları ile kendiliğinden sigortalı olurlar. Öte yandan; sigortalı olmak için 506 sayılı Yasanın 3-1/B ve 78/2’nci maddelerine göre ücretinde koşul olmadığı açık ve seçiktir.”21. Hukuk Dairesi 506 sayılı Yasanın 2 ve 6’ncı maddelerini birlikte değerlendirip; çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı sayılacağını kabul ederek sigortalılar lehine bir uygulama getirmektedir.[1]O halde sigortalı işe giriş bildirgesi verilmiş, primi ödenmemiş ise bunu öğrendiği günden başlayarak Dava açma hakkına sahiptir. Açacağı davayla ilgili kanıtlayıcı delileri de mahkemeye sunmalıdır.
IV-Dava Açmanın Esasları:Hizmet Tespit davalarında tespit edilmesi istenen süreler için öncelikle İş Kanuna,Deniz –İş Kanuna,Basın-İş Kanuna tabi bir Hizmet Akdi ile veya 818 sayılı Borçlar Kanunun 313. maddesine dayanarak bir akit varlığından söz etmek gerekiyor.Hizmet akdinin işverene ait işyerinde onun denetim ve gözetimi altında, zaman ve bağımlılık unsurlarını birlikte gerçekleştirecek şekilde geçmesi zorunludur.Hizmet Tespiti Davaları; 5510 sayılı SS ve GSSK(mülga 506 SSK) ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereğince iş mahkemelerinde açılır. İş Mahkemelerinin olmadığı yerlerde Asliye Hukuk mahkemelerinde açılır ve Asliye Hukuk Mahkemeleri bu davaları İş Mahkemesi sıfatı ile görür. Dava; işçinin çalıştığını iddia ettiği işverenin bulunduğu yerin İş Mahkemesinde açılır. Dava açan işçi; Hizmet Tespiti Davasında çalışmış olduğu işveren ile beraber Sosyal Sigortalar Kurumunu da (Sosyal Güvenlik Kurumu) davalı olarak göstermek zorundadır. Hizmet Tespiti Davalarını işçi açar, ancak işçinin vefatı halinde yasal olarak hak sahibi durumundaki annesi, babası, eşi ve çocukları da bu davayı açabilir. Günsüz İşe Giriş Bildirgelerinde tespit davaları için zamanaşımı süresi dikkate alınmaz. Günsüz İşe Giriş de delilerin başında o işyerine ait İşe Giriş Bildirgesinin fotokopisi,O işyeri numarasında çalışan kişilerin şahit olarak dinlenmesi yada çevre de o işyerini tanıyan komşu işyerlerinin şahitliklerinin dinlenmesi talep edilir. Dava dayanağı Mülga 506 SSK 79.Maddesi ve 5510 sayılı Kanunun 86.maddesinin dokuzuncu fıkrasıdır.(Günsüz çalışmalarda beş yıllık zamanaşımı dikkate alınmayacaktır.) Hizmet Tespiti Davası açıp, mahkeme tarafından günsüz çalıştığı süreye ilişkin hizmeti tespiti yapılan işçinin, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hesaplanacak primleri gecikme zammı ve idari para cezasıyla birlikte işverenden tahsil edilir. Bu süre çalıştığı gün sayısına katılarak prim gün sayılarına ilişkin resmi kayıtları düzeltilir.[2]
V- Örnek Yargı Kararı:Özet:TCİstanbul8.İş MahkemesiDava Tarihi:29.05.2007Karar Tarihi:29.01.2009Davalı Kurum:SGK Başkanlığı/AnkaraDavacı vekili:Davalı Kurumda ….s.no.su ile işlem gören müvekkilinin 'Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi'' ile süresinde davalı kuruma tescil edilen 01.04.1981 tarihinin sigortalılığına ve emekliliğine başlangıç teşkil etmesi için Tespitine''….''ünvanlı işyerindeki çalışmasının müvekkilinin diğer sigortalı çalışmalarına esas alınıp birleştirmesini istedi.Davalı Kurumda İşyerinin 506 sayılı Kanuna tabi olup olmadığının araştırılmasına,kendisi ile birlikte çalışanların bilgisine başvurulmasına,sigorta koşulları oluşup oluşmadığının tespitine,işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığına ve davanın reddini istemiş.Taraflar dinlenmiş,işe giriş bildirgesindeki imzanın sigortalıya ait olduğuna,ilk giriş tarihinde 18 yaşından küçük olduğu için 18 yaşını tamamladığı tarihin sigortalı başlangıç tarihi olduğuna 10.09.1981 olarak işe giriş olarak Tespit ve Tesciline Karar verildi. Temyize gönderilen karar 21.Yargıtay Hukuk Dairesinde görülmüş.ÖzetleEsas No:2009/3366 Karar No:2010/1682Dosyadaki yazılara hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunana yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre hükmün onanmasına karar verilmiştir.18.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. 21.Yargıtay Hukuk Dairesinin bu onan kararı ile günsüz işe giriş bildirgesinden dolayı hak kaybının önüne geçilmiştir.Davalı kurum sigortalı için bir günlük prim tahakkuk ederek günsüz bildirim,günlü bildirime dönüştürülerek sigortalının emekliliğe esas hakları almasına olanak sağlamıştır.Sigortalı bu hak kazanımı ile erken emekli olma hakkını kazanmıştır.Sonuç:Günsüz işe girişler ile açılan davalar SGK 'unun yıllardır uğraştığı,fakat her seferinde davaları kaybettiği açık ve nettir.Bu davaları genelde çoğunlukla sigortalılar kazanmıştır.
Özellikle bu davalar daha çok 2004 yılının Mayıs öncesi çalışmaları ağırlıklı olarak kapsar. Son yıllarda kurumun e-Sigorta sistemini benimsemesi ile sigortalılar SGK internet sayfasından gün dökümlerine ulaşarak işe ilk defa girdiklerinde primlerinin ödenip ödenmediğini rahatlıkla görebiliyorlardı.Fakat son günlerde bu davalar eskisi gibi yoğunlukla ortaya çıkabilir.e-devlet kapsamında şifre almayan sigortalılar bu hizmetlerini kolayca ulaşamadıkları için kurum yine hizmet tespit davaları ile karşı karşıya kalacaktır.Bu kangren olmuş soruna SGK yıllarca Avukatlık ücreti ödemekte, zaman ve emek israfına yol açmaktadır.Bu konuda yapılacak yasal düzenleme ile günsüz sigortalı işe girişleri için zaman aşımına bakılmadan 1 günlük çalışma verilmesi ile hem dava için mücadele eden sigortalıları hem de kurumu iş yükü yönünden rahatlatacaktır.Bu davalar büyük kentlerde Örnekte görüldüğü üzere iki yıla yakın bir süre sürmekte,bir yıl kadar da Yargıtay'da dosya beklemektedir.Yaklaşık üç sene sonunda sigortalılar haklarına kavuşmaktadırlar.Bu konuda en çok mağdur olan kesim ise günsüz çalışmadan dolayı hak kaybı yaşayan sigortalılardır.Konunun çözümü için yapılacak bir düzenleme ile SGK bütçesinden her yıl avukatlık masrafları olarak ,Milyonlar çöpe gitmeyecek sigortalılarında hak mağduriyetleri önlenecektir.
Hazırlayan:Vedat İLKİ
Ücretlendirme,İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı
24 Aralık 2010 Cuma
16 Aralık 2010 Perşembe
350-358 YILLARA YAYGIN İNŞAAT VE ONARIM HAKEDİŞ BEDELLERİ HESABI
http://www.muhasebedergisi.com/insaat-muhasebesi/350-358-yillara-yaygin-insaat-ve-onarim-hakedis-bedelleri-hesabi.html
350-358 YILLARA YAYGIN İNŞAAT VE ONARIM HAKEDİŞ BEDELLERİ HESABI
1- Genel Açıklama
İnşaat işinin devamı süresince zaman, zaman hazırlanan hakediş raporlarına istinaden, işveren kuruluşun müteahhide ödediği paraların kaydolunduğu hesaptır. “Yıllara yaygın inşaat ve onarım işleri” ile ilgili olarak düzenlenen ve işveren tarafından onaylanan hakediş bedelleri bu hesaplara alacak olarak yazılır. İşin geçici kabulü yapıldığında, bu hesaplardaki hakediş bedelleri ilgili satış hesaplarının alacağı karşılığında bu hesaplara borç kaydedilir. 350-358 Hesap grubu, sadece yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerine ilişkin hakediş bedellerinin kaydedildiği hesaptır.
2- Hesabın İşleyişi
a) Yıl içinde Başlanıp, Aynı Yıl İçinde Biten İnşaatlar
Yıl içinde başlayıp, aynı yıl içinde biten inşaatların hakedişlerinin, “600 YURTİÇİ SATIŞLAR” hesabına kaydedilmesi, bunun da duruma göre her inşaat için ayrı alt hesaplarda izlenmesi gerekir.
b) Yıllara Yaygın İnşaat İşinin Birden Fazla Olması
Yıllara yaygın inşaat işlerinin birden fazla olduğu durumlarda, her inşaatla ilgili olarak alınan hakedişler 170-178 hesaplara paralel olarak düzenlenen “350 (A) İnşaatı Hakedişleri”, “351 (B) İnşaatı Hakedişleri” gibi ayrı hesaplarda izlenir. Bu uygulama 16.12.1993 Tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2 sıra No'lu “Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği” ile getirilmiştir.
Ancak, 9'dan fazla inşaat işinin olduğu durumlarda, her proje yardımcı defter düzeyinde izlenebilecektir. Bu durumda her bir proje için tutulacak yardımcı defterler defteri kebir hükmündedir.
Aslında burada yapılacak en anlamlı uygulama 350 no'lu hesabın altında; 350.01, 350.02, 350.03... 350.15,...350.42...gibi alt hesaplar açmak şeklinde olmalıydı. Ancak, Gelir Vergisi Kanunu'nun 42. maddesinin ikinci fıkrasında “ Her inşaat işinin hasılat ve giderlerinin ayrı bir defterde veya tutulmakta olan defterlerin ayrı sayfalarında gösterileceği” yönündeki hüküm, 350-358 aralığında ayrı hesaplar açılmasını zorunlu kılmıştır.
Bir örnek verecek olursak;
ÖRNEK
Yıllara yaygın inşaat işini üstlenen müteahhit (A)'ya 25.000.000.-YTL istihkak ödemesi yapılmıştır. Müteahhit tarafından bunun muhasebeleştirilmesi, en basit şekliyle aşağıdaki gibi düşünülebilir.
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
102 BANKALAR 29.500.000.000
102.01 ....Bankası 29.500.000.-
veya
100 KASA
100.01 Merkez Kasa
350 (A) İNŞAATI HAKEDİŞ BEDELLERİ 25.000.000.-
391 HESAPLANAN KDV 4.500.000.-
391.01 Mal ve Hizm.
Tesl. İlişkin KDV 4.500.000.-
391.01.03 %18 Hesaplanan KDV
İnşaatı ile ilgili olarak alınan hakediş tutarı
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
Ancak, istihkakın tamamı müteahhide ödenmez. İstihkaktan çeşitli kesintiler () yapılır. (Örneğin, müteahhit (A)’ya ödenen istihkaktan, iş birden fazla takvim yılına yaygın olduğundan % 3 gelir (stopaj) vergisi kesintisi, binde 7,5 damga vergisi () kesilmiştir). Bu nedenle alınan istihkakın muhasebeleştirilmesinin aşağıdaki şekilde yapılması gerekir.
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
102 BANKALAR 28.562.500.-
102.01 X Bankası 28.562.500.-
740 HİZMET ÜRETİM MALİYETİ 187.500.-
740.01 (A) İnşaatı 187.500.-
740.01.05 Vergi Resim ve Harç 187.500.-
01 Damga Vergisi
295 PEŞ. ÖDENEN VERGİLER 750.000.-
295.01 Peşin Ödenen Stopajlar 750.000.-
295.01.01 (A) İnş. % 3 Stopajı 750.000.-
350 (A) İNŞAAT HAKEDİŞ BEDELLERİ 25.000.000.-
391 HESAPLANAN KDV 4.500.000.-
391.01 Mal ve Hizmet
Tes. İlişkin KDV 4.500.000.-
391.01.03 % 18 KDV 4.500.000.-
....İnşaatı ile ilgili olarak alınan hakedişler
ve KDV tutarı ile bunlardan yapılan kesintiler
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
Örneğimizdeki mükellef, geçici teminatını kesin teminata tamamlarken, istihkaklardan % 10 kestirmek yerine, geçici teminat olarak yatırdığı parayı da geri alıp, kesin teminat için banka teminat mektubu verdiğinden, yukarıdaki hesaplarda, % 10'luk teminat kesintisine yer verilmemiştir. Sözkonusu teminat nakit olarak yatırıldığında inşaatın bitim süresine göre 126 veya 226 VERİLEN DEPOZİTO VE TEMİNATLAR hesabına kaydedilir. Diğer taraftan banka teminat mektuplarının ise NAZIM HESAP’larda izlenmesi gerekir.
Uygulamada müteahhitler, kesin teminat olarak, nakit para yerine, banka teminat mektubu vermeyi tercih etmektedirler. Böylelikle, hem birkaç yıl bekleyecek olan kesin teminat tutarındaki nakit paranın, enflasyondan kaynaklanan, aşınması önlenmekte, hem de banka teminat mektubunun giderleri (komisyonu) gider kaydedilmektedir.
- Yine yukarıda ki örnekte, istihkaklar kasaya tahsilat olarak gösterilmiştir. Normal koşullar altında, alınan istihkaklar, büyük tutarlarda olması nedeniyle kasada muhafaza edilmemekte, doğrudan bankaya yatırılmaktadır. Ödemelerde, çek kullanılması yoluyla yapılmaktadır.
c) Hakediş Bedellerinin Yabancı Para veya Yabancı Paraya Endeksli Olarak Ödenmesi
Hakediş bedellerinin yabancı para veya yabancı paraya endeksli olarak ödenmesinde, hakedişin onandığı tarihte ödenmesi halinde muhasebe işlemleri farklılık arz etmiyor.
Ancak, hakediş bedelinin sonradan ödenmesi halinde doğacak kur farkının gelir açısından beyan dönemi, stopaj uygulaması ve KDV açısından durumu özellik arz etmektedir.
Bedelin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak ifade edildiği uluslararası ve kamu ihalelerinde bedelin geç ödenmesinden dolayı lehe doğacak kur farklarından stopaj yapılmayacak ve KDV hesaplanmayacaktır. Gelirin beyan edileceği döneme ilişkin olarak da Danıştay’ın görüşü kur farkları hakedişin unsuru olarak değerlendirilecek ve işin bittiği yılda beyan edilecektir.
ÖRNEK
Bedeli döviz cinsinden ödenen uluslararası ihaleye çıkarılmış inşaat işi ile ilgili olarak 04.02.2007 tarihinde 100.000.-USD’lik hakediş yapılmış, ancak hakediş bedeli 18.02.2007 tarihinde ödenmiştir. Doların, 04.02.2007 tarihindeki paritesi 1.-USD = 1,6300.-YTL, 18.02.2007 tarihindeki paritesi 1.-USD = 1,6350.-YTL’dir.
- Hakedişin tahakkuk kaydı;
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
120 ALICILAR 187.450,00.-
(112.500 $ x 1,6300.-YTL)
295 PEŞİN ÖDENEN VERGİ VE FONL. 4.890.-
(5.500 $ x 1,6300.-YTL)
295.01 Peşin Ödenen Stopajlar 4.890.-YTL
(3.000 $ x 1,6300.-YTL)
295.01.01 (A) İnşaatı % 3 Stopajı 4.890.-YTL
350 (A) İNŞAATI HAKEDİŞ BEDELLERİ 163.000.-
350.01 Hakediş Bedeli 163.000.-YTL
(100.000 $ x 1,6300.-TL)
391 HESAPLANAN KDV 29.340.-
391.01 Mal ve Hizm. Tes.
İlişkin KDV 29.340.-
(18.000 $ x 1.6300.-YTL)
391.01.03 %18 Hesaplanan KDV 29.340.-
(A) İnşaatı 1 No.lu hakedişin tahakkuk kaydı
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
- Hakediş bedelinin döviz çekiyle tahsilinin kaydı;
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
101 ALINAN ÇEKLER 188.025.-
101.01 Portföydeki Çekler 188.025.-YTL
(115.000 $ x 1,6350.-YTL)
120 ALICILAR 187.450.-
(115.000 $ x 1,6300.-YTL)
350 (A) İNŞAATI HAKEDİŞ BEDELLERİ 575.-
350.02 Hakediş Kur Farkları 575.-YTL
(115.000 $ x 0,005.-YTL)
(A) İnşaatı 1 No.lu hakedişin tahsili
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
- Alınan çekin aynı gün bankaya tahsile verilerek, banka hesabına yatırılmasının kaydı;
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
102 BANKALAR 188.025.-
102.02 Döviz Tevdiat Hesabı 188.025.-YTL
102.02.01 (X) Bankası (X) Şb.
USD Hesabı 188.025.-YTL
101 ALINAN ÇEKLER 188.025.-
101.01 Portföydeki Çekler 188.025.-YTL
Hakediş karşılığı alınan çekin tahsili
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
d) Hakediş Alacağına Karşılık Hazine Bonosu Alınması
Ülke ekonomisinin gerekli kıldığı bazı zamanlarda inşaat ve onarım işleriyle uğraşan firmalara hakediş alacakları karşılığında Hazine bonosu verilmektedir. Hazine bonosunun verildiği tarihteki değer hakediş alacağına eşit olmakla birlikte itfa tarihinde faiz geliri ile birlikte ele geçen tutar daha fazla olmaktadır.
Bu durumda, bize göre yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerine ait hakediş karşılığı alınan Hazine bonolarının faiz gelirlerinin işin bittiği yıl kazancı ile birlikte beyan edilmesi gerekir.
ÖRNEK
Yıllara yaygın (A) inşaat işi ile ilgili olarak 20.02.2003 tarihinde 50.000.-YTL’lik hakediş yapılmıştır. Hesaplanan KDV 9.000.-YTL TL, gelir vergisi stopajı 1.500.-YTL, damga vergisi kesintisi 375.-YTL’dir. 57.125.-YTL alacak karşılığında ihale makamı tarafından nominal bedeli 57.125.-YTL, olan 15.04.2003 vadeli 12.000 adet Hazine bonosu verilmiştir.
––––––––––––––– 20/02/2003 ––––––––––––––––
112 KAMU KESİMİ, TAHVİL,
SENET VE BONOLARI 57.125.-
112.03 Hazine Bonoları 57.125.-
295 PEŞİN ÖDENEN
VERGİLER VE FONLAR 1.500.-
295.01 Peşin Ödenen Stopajlar 1.500.-
295.01.01 (A) İnşaatı %3 Stopajı
740 HİZMET ÜRETİM MALİYETİ 375.-
740.01 (A) İnşaatı 375.-
740.01.05 Vergi, Resim ve Harçlar
350 (A) İNŞAATI HAKEDİŞ BEDELLERİ 50.000.-
350.01 Hakediş Bedelleri 50.000.-
391 HESAPLANAN KDV 9.000.-
391.01 Mal ve Hizm. Tes.
İlişkin KDV 9.000.-
391.01.03 %18 Hesaplanan KDV
(A) inşaatı 1 No.lu hakediş kaydı
–––––––––––––––– 15/04/2003 ––––––––––––––––
102 BANKALAR 60.000.-
102.01 Ticari Mevduat Hesabı 60.000.-
102.01.01 (X) Bankası (X) Şb.
112 KAMU KESİMİ TAHVİL,
SENET VE BONOLARI 57.125.-
112.03 Hazine Bonosu 57.125.-
350 (A) İNŞAATI HAKEDİŞ
BEDELLERİ 2.875.-
350.03 Hakediş Faiz Gelir. 2.875
Hazine Bonosunun itfası
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
3- İşin Bitiminde Yapılacak İşler
Daha öncede belirtildiği gibi, yıllara yaygın inşaat ve onarma işlerinde, işin devamı süresince, o işle ilgili olarak kar/zarar beyan edilmemekte. Ancak işin bitim tarihi itibariyle kar/zarar belirlenebilmektedir.
İşin bitim tarihi ise, geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan işlerde, geçici kabulün yapıldığı, bunun dışındaki işlerde de, işin fiilen tamamlandığı ya da bırakıldığı tarih, işin bitim tarihidir.
İşin bitim tarihinde (ki bu genellikle geçici kabulün yapıldığı tarihtir), “350 ..... İNŞAATI HAKEDİŞ BEDELLERİ” hesabı, “600 YURT İÇİ SATIŞLAR” hesabına devredilerek kapatılır.
Biten inşaatla ilgili, maliyet unsuru olan harcamalar ise, “170 YILLARA YAYGIN İNŞAAT MALİYETİ” hesabından (İnşaat birden fazla ise 171, 172.... hesaplardan) geçici kabulü yapılan inşaatın maliyeti.” 622 SATILAN HİZMET MALİYETİ” hesabına devredilir.
ÖRNEK
Geçici kabulü yapılan (C) inşaatı ile ilgili olarak, alınan hakedişlerin tutarı 267.000.000.-YTL, bu inşaatın maliyeti ise 239.000.000.-YTL’dir. 239.000.000.-YTL’lik inşaat maliyetinin 200.000.000.-YTL’lik kısmı önceki yıllarda 39.000.000.-YTL’lik kısmı ise inşaatın tamamlandığı yılda gerçekleşmiştir.
Bu durumda, “Alınan İstihkaklar” ve “Yıllara Yaygın İnşaat Maliyeti” ile ilgili hesapların sonuç hesaplarına aktarılması aşağıdaki gibi olacaktır.
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
352 (C) İNŞAATI HAK. BED. 267.000.000.-
600 YURT İÇİ SATIŞLAR 267.000.000.-
600.03 (C) İnşaatı 267.000.000.-
(C) İnşaatının bitimi nedeniyle,
alınan hake-dişlerin, ilgili hesaba devredilmesi
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
622 SATILAN HİZMET MALİYETİ 239.000.000.-
622.03 (C) İnşaatı 239.000.000.-
172 (C) İNŞAATI MALİYETİ 200.000.000.-
741 HİZMET ÜRETİM MAL.
YANS. HES 39.000.000.-
741.03 (C) İnşaatı 39.000.000.-
(C) İnşaatının bitimi nedeniyle,
inşaat maliyeti ile ilgili hesapların
maliyetlere devredilmesi
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
Hakedişlerden aşağıdaki kesintiler yapılır.
İstihkak bedelinden kesintiler:
a) %3 gelir (stopaj) vergisi, (GVK Md. 94/3)
c) Teminat taksitleri,
d) Anlaşma ve özel şartnameye göre verilen malzeme bedelleri
e) Verilen demirbaşların kira ve amortisman karşılıkları,
f) İdarece, müteahhit nam ve hesabına ödenen işçi ücretleri,
g) Avans karşılıkları,
h) Damga vergisi (binde 7,5),
ı) Gecikme Cezaları,
i) Sözleşme hükümleri gereğince kiralanan gayrimenkullerin kiraları karşılığı tahakkuk eden istihkaktan kesintiler;
- Kanuni mercilerce verilen icra talimatları,
- Her türlü temlikler
Daha önceki uygulamalarda KDV’nin toplamı üzerinden yani KDV’den de damga vergisi kesilmekteydi. Ancak; Maliye Bakanlığı’nın 29 Ocak 1997 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 30 Seri No.lu Damga Vergisi Genel Tebilği’ne göre, KDV üzerinden damga vergisi alınmayacaktır.
350-358 YILLARA YAYGIN İNŞAAT VE ONARIM HAKEDİŞ BEDELLERİ HESABI
1- Genel Açıklama
İnşaat işinin devamı süresince zaman, zaman hazırlanan hakediş raporlarına istinaden, işveren kuruluşun müteahhide ödediği paraların kaydolunduğu hesaptır. “Yıllara yaygın inşaat ve onarım işleri” ile ilgili olarak düzenlenen ve işveren tarafından onaylanan hakediş bedelleri bu hesaplara alacak olarak yazılır. İşin geçici kabulü yapıldığında, bu hesaplardaki hakediş bedelleri ilgili satış hesaplarının alacağı karşılığında bu hesaplara borç kaydedilir. 350-358 Hesap grubu, sadece yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerine ilişkin hakediş bedellerinin kaydedildiği hesaptır.
2- Hesabın İşleyişi
a) Yıl içinde Başlanıp, Aynı Yıl İçinde Biten İnşaatlar
Yıl içinde başlayıp, aynı yıl içinde biten inşaatların hakedişlerinin, “600 YURTİÇİ SATIŞLAR” hesabına kaydedilmesi, bunun da duruma göre her inşaat için ayrı alt hesaplarda izlenmesi gerekir.
b) Yıllara Yaygın İnşaat İşinin Birden Fazla Olması
Yıllara yaygın inşaat işlerinin birden fazla olduğu durumlarda, her inşaatla ilgili olarak alınan hakedişler 170-178 hesaplara paralel olarak düzenlenen “350 (A) İnşaatı Hakedişleri”, “351 (B) İnşaatı Hakedişleri” gibi ayrı hesaplarda izlenir. Bu uygulama 16.12.1993 Tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2 sıra No'lu “Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği” ile getirilmiştir.
Ancak, 9'dan fazla inşaat işinin olduğu durumlarda, her proje yardımcı defter düzeyinde izlenebilecektir. Bu durumda her bir proje için tutulacak yardımcı defterler defteri kebir hükmündedir.
Aslında burada yapılacak en anlamlı uygulama 350 no'lu hesabın altında; 350.01, 350.02, 350.03... 350.15,...350.42...gibi alt hesaplar açmak şeklinde olmalıydı. Ancak, Gelir Vergisi Kanunu'nun 42. maddesinin ikinci fıkrasında “ Her inşaat işinin hasılat ve giderlerinin ayrı bir defterde veya tutulmakta olan defterlerin ayrı sayfalarında gösterileceği” yönündeki hüküm, 350-358 aralığında ayrı hesaplar açılmasını zorunlu kılmıştır.
Bir örnek verecek olursak;
ÖRNEK
Yıllara yaygın inşaat işini üstlenen müteahhit (A)'ya 25.000.000.-YTL istihkak ödemesi yapılmıştır. Müteahhit tarafından bunun muhasebeleştirilmesi, en basit şekliyle aşağıdaki gibi düşünülebilir.
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
102 BANKALAR 29.500.000.000
102.01 ....Bankası 29.500.000.-
veya
100 KASA
100.01 Merkez Kasa
350 (A) İNŞAATI HAKEDİŞ BEDELLERİ 25.000.000.-
391 HESAPLANAN KDV 4.500.000.-
391.01 Mal ve Hizm.
Tesl. İlişkin KDV 4.500.000.-
391.01.03 %18 Hesaplanan KDV
İnşaatı ile ilgili olarak alınan hakediş tutarı
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
Ancak, istihkakın tamamı müteahhide ödenmez. İstihkaktan çeşitli kesintiler () yapılır. (Örneğin, müteahhit (A)’ya ödenen istihkaktan, iş birden fazla takvim yılına yaygın olduğundan % 3 gelir (stopaj) vergisi kesintisi, binde 7,5 damga vergisi () kesilmiştir). Bu nedenle alınan istihkakın muhasebeleştirilmesinin aşağıdaki şekilde yapılması gerekir.
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
102 BANKALAR 28.562.500.-
102.01 X Bankası 28.562.500.-
740 HİZMET ÜRETİM MALİYETİ 187.500.-
740.01 (A) İnşaatı 187.500.-
740.01.05 Vergi Resim ve Harç 187.500.-
01 Damga Vergisi
295 PEŞ. ÖDENEN VERGİLER 750.000.-
295.01 Peşin Ödenen Stopajlar 750.000.-
295.01.01 (A) İnş. % 3 Stopajı 750.000.-
350 (A) İNŞAAT HAKEDİŞ BEDELLERİ 25.000.000.-
391 HESAPLANAN KDV 4.500.000.-
391.01 Mal ve Hizmet
Tes. İlişkin KDV 4.500.000.-
391.01.03 % 18 KDV 4.500.000.-
....İnşaatı ile ilgili olarak alınan hakedişler
ve KDV tutarı ile bunlardan yapılan kesintiler
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
Örneğimizdeki mükellef, geçici teminatını kesin teminata tamamlarken, istihkaklardan % 10 kestirmek yerine, geçici teminat olarak yatırdığı parayı da geri alıp, kesin teminat için banka teminat mektubu verdiğinden, yukarıdaki hesaplarda, % 10'luk teminat kesintisine yer verilmemiştir. Sözkonusu teminat nakit olarak yatırıldığında inşaatın bitim süresine göre 126 veya 226 VERİLEN DEPOZİTO VE TEMİNATLAR hesabına kaydedilir. Diğer taraftan banka teminat mektuplarının ise NAZIM HESAP’larda izlenmesi gerekir.
Uygulamada müteahhitler, kesin teminat olarak, nakit para yerine, banka teminat mektubu vermeyi tercih etmektedirler. Böylelikle, hem birkaç yıl bekleyecek olan kesin teminat tutarındaki nakit paranın, enflasyondan kaynaklanan, aşınması önlenmekte, hem de banka teminat mektubunun giderleri (komisyonu) gider kaydedilmektedir.
- Yine yukarıda ki örnekte, istihkaklar kasaya tahsilat olarak gösterilmiştir. Normal koşullar altında, alınan istihkaklar, büyük tutarlarda olması nedeniyle kasada muhafaza edilmemekte, doğrudan bankaya yatırılmaktadır. Ödemelerde, çek kullanılması yoluyla yapılmaktadır.
c) Hakediş Bedellerinin Yabancı Para veya Yabancı Paraya Endeksli Olarak Ödenmesi
Hakediş bedellerinin yabancı para veya yabancı paraya endeksli olarak ödenmesinde, hakedişin onandığı tarihte ödenmesi halinde muhasebe işlemleri farklılık arz etmiyor.
Ancak, hakediş bedelinin sonradan ödenmesi halinde doğacak kur farkının gelir açısından beyan dönemi, stopaj uygulaması ve KDV açısından durumu özellik arz etmektedir.
Bedelin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak ifade edildiği uluslararası ve kamu ihalelerinde bedelin geç ödenmesinden dolayı lehe doğacak kur farklarından stopaj yapılmayacak ve KDV hesaplanmayacaktır. Gelirin beyan edileceği döneme ilişkin olarak da Danıştay’ın görüşü kur farkları hakedişin unsuru olarak değerlendirilecek ve işin bittiği yılda beyan edilecektir.
ÖRNEK
Bedeli döviz cinsinden ödenen uluslararası ihaleye çıkarılmış inşaat işi ile ilgili olarak 04.02.2007 tarihinde 100.000.-USD’lik hakediş yapılmış, ancak hakediş bedeli 18.02.2007 tarihinde ödenmiştir. Doların, 04.02.2007 tarihindeki paritesi 1.-USD = 1,6300.-YTL, 18.02.2007 tarihindeki paritesi 1.-USD = 1,6350.-YTL’dir.
- Hakedişin tahakkuk kaydı;
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
120 ALICILAR 187.450,00.-
(112.500 $ x 1,6300.-YTL)
295 PEŞİN ÖDENEN VERGİ VE FONL. 4.890.-
(5.500 $ x 1,6300.-YTL)
295.01 Peşin Ödenen Stopajlar 4.890.-YTL
(3.000 $ x 1,6300.-YTL)
295.01.01 (A) İnşaatı % 3 Stopajı 4.890.-YTL
350 (A) İNŞAATI HAKEDİŞ BEDELLERİ 163.000.-
350.01 Hakediş Bedeli 163.000.-YTL
(100.000 $ x 1,6300.-TL)
391 HESAPLANAN KDV 29.340.-
391.01 Mal ve Hizm. Tes.
İlişkin KDV 29.340.-
(18.000 $ x 1.6300.-YTL)
391.01.03 %18 Hesaplanan KDV 29.340.-
(A) İnşaatı 1 No.lu hakedişin tahakkuk kaydı
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
- Hakediş bedelinin döviz çekiyle tahsilinin kaydı;
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
101 ALINAN ÇEKLER 188.025.-
101.01 Portföydeki Çekler 188.025.-YTL
(115.000 $ x 1,6350.-YTL)
120 ALICILAR 187.450.-
(115.000 $ x 1,6300.-YTL)
350 (A) İNŞAATI HAKEDİŞ BEDELLERİ 575.-
350.02 Hakediş Kur Farkları 575.-YTL
(115.000 $ x 0,005.-YTL)
(A) İnşaatı 1 No.lu hakedişin tahsili
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
- Alınan çekin aynı gün bankaya tahsile verilerek, banka hesabına yatırılmasının kaydı;
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
102 BANKALAR 188.025.-
102.02 Döviz Tevdiat Hesabı 188.025.-YTL
102.02.01 (X) Bankası (X) Şb.
USD Hesabı 188.025.-YTL
101 ALINAN ÇEKLER 188.025.-
101.01 Portföydeki Çekler 188.025.-YTL
Hakediş karşılığı alınan çekin tahsili
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
d) Hakediş Alacağına Karşılık Hazine Bonosu Alınması
Ülke ekonomisinin gerekli kıldığı bazı zamanlarda inşaat ve onarım işleriyle uğraşan firmalara hakediş alacakları karşılığında Hazine bonosu verilmektedir. Hazine bonosunun verildiği tarihteki değer hakediş alacağına eşit olmakla birlikte itfa tarihinde faiz geliri ile birlikte ele geçen tutar daha fazla olmaktadır.
Bu durumda, bize göre yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerine ait hakediş karşılığı alınan Hazine bonolarının faiz gelirlerinin işin bittiği yıl kazancı ile birlikte beyan edilmesi gerekir.
ÖRNEK
Yıllara yaygın (A) inşaat işi ile ilgili olarak 20.02.2003 tarihinde 50.000.-YTL’lik hakediş yapılmıştır. Hesaplanan KDV 9.000.-YTL TL, gelir vergisi stopajı 1.500.-YTL, damga vergisi kesintisi 375.-YTL’dir. 57.125.-YTL alacak karşılığında ihale makamı tarafından nominal bedeli 57.125.-YTL, olan 15.04.2003 vadeli 12.000 adet Hazine bonosu verilmiştir.
––––––––––––––– 20/02/2003 ––––––––––––––––
112 KAMU KESİMİ, TAHVİL,
SENET VE BONOLARI 57.125.-
112.03 Hazine Bonoları 57.125.-
295 PEŞİN ÖDENEN
VERGİLER VE FONLAR 1.500.-
295.01 Peşin Ödenen Stopajlar 1.500.-
295.01.01 (A) İnşaatı %3 Stopajı
740 HİZMET ÜRETİM MALİYETİ 375.-
740.01 (A) İnşaatı 375.-
740.01.05 Vergi, Resim ve Harçlar
350 (A) İNŞAATI HAKEDİŞ BEDELLERİ 50.000.-
350.01 Hakediş Bedelleri 50.000.-
391 HESAPLANAN KDV 9.000.-
391.01 Mal ve Hizm. Tes.
İlişkin KDV 9.000.-
391.01.03 %18 Hesaplanan KDV
(A) inşaatı 1 No.lu hakediş kaydı
–––––––––––––––– 15/04/2003 ––––––––––––––––
102 BANKALAR 60.000.-
102.01 Ticari Mevduat Hesabı 60.000.-
102.01.01 (X) Bankası (X) Şb.
112 KAMU KESİMİ TAHVİL,
SENET VE BONOLARI 57.125.-
112.03 Hazine Bonosu 57.125.-
350 (A) İNŞAATI HAKEDİŞ
BEDELLERİ 2.875.-
350.03 Hakediş Faiz Gelir. 2.875
Hazine Bonosunun itfası
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
3- İşin Bitiminde Yapılacak İşler
Daha öncede belirtildiği gibi, yıllara yaygın inşaat ve onarma işlerinde, işin devamı süresince, o işle ilgili olarak kar/zarar beyan edilmemekte. Ancak işin bitim tarihi itibariyle kar/zarar belirlenebilmektedir.
İşin bitim tarihi ise, geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan işlerde, geçici kabulün yapıldığı, bunun dışındaki işlerde de, işin fiilen tamamlandığı ya da bırakıldığı tarih, işin bitim tarihidir.
İşin bitim tarihinde (ki bu genellikle geçici kabulün yapıldığı tarihtir), “350 ..... İNŞAATI HAKEDİŞ BEDELLERİ” hesabı, “600 YURT İÇİ SATIŞLAR” hesabına devredilerek kapatılır.
Biten inşaatla ilgili, maliyet unsuru olan harcamalar ise, “170 YILLARA YAYGIN İNŞAAT MALİYETİ” hesabından (İnşaat birden fazla ise 171, 172.... hesaplardan) geçici kabulü yapılan inşaatın maliyeti.” 622 SATILAN HİZMET MALİYETİ” hesabına devredilir.
ÖRNEK
Geçici kabulü yapılan (C) inşaatı ile ilgili olarak, alınan hakedişlerin tutarı 267.000.000.-YTL, bu inşaatın maliyeti ise 239.000.000.-YTL’dir. 239.000.000.-YTL’lik inşaat maliyetinin 200.000.000.-YTL’lik kısmı önceki yıllarda 39.000.000.-YTL’lik kısmı ise inşaatın tamamlandığı yılda gerçekleşmiştir.
Bu durumda, “Alınan İstihkaklar” ve “Yıllara Yaygın İnşaat Maliyeti” ile ilgili hesapların sonuç hesaplarına aktarılması aşağıdaki gibi olacaktır.
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
352 (C) İNŞAATI HAK. BED. 267.000.000.-
600 YURT İÇİ SATIŞLAR 267.000.000.-
600.03 (C) İnşaatı 267.000.000.-
(C) İnşaatının bitimi nedeniyle,
alınan hake-dişlerin, ilgili hesaba devredilmesi
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
622 SATILAN HİZMET MALİYETİ 239.000.000.-
622.03 (C) İnşaatı 239.000.000.-
172 (C) İNŞAATI MALİYETİ 200.000.000.-
741 HİZMET ÜRETİM MAL.
YANS. HES 39.000.000.-
741.03 (C) İnşaatı 39.000.000.-
(C) İnşaatının bitimi nedeniyle,
inşaat maliyeti ile ilgili hesapların
maliyetlere devredilmesi
––––––––––––––––––––– / ––––––––––––––––––––
Hakedişlerden aşağıdaki kesintiler yapılır.
İstihkak bedelinden kesintiler:
a) %3 gelir (stopaj) vergisi, (GVK Md. 94/3)
c) Teminat taksitleri,
d) Anlaşma ve özel şartnameye göre verilen malzeme bedelleri
e) Verilen demirbaşların kira ve amortisman karşılıkları,
f) İdarece, müteahhit nam ve hesabına ödenen işçi ücretleri,
g) Avans karşılıkları,
h) Damga vergisi (binde 7,5),
ı) Gecikme Cezaları,
i) Sözleşme hükümleri gereğince kiralanan gayrimenkullerin kiraları karşılığı tahakkuk eden istihkaktan kesintiler;
- Kanuni mercilerce verilen icra talimatları,
- Her türlü temlikler
Daha önceki uygulamalarda KDV’nin toplamı üzerinden yani KDV’den de damga vergisi kesilmekteydi. Ancak; Maliye Bakanlığı’nın 29 Ocak 1997 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 30 Seri No.lu Damga Vergisi Genel Tebilği’ne göre, KDV üzerinden damga vergisi alınmayacaktır.
15 Aralık 2010 Çarşamba
Geç gelen faturaların KDV'si ne (KKEG mi) olacak? İzleyen yılda gelen ciro primi faturaları?
Zeki GÜNDÜZ / VERGİ PORTALI
08.12.2010 - 09:15
Değerli DÜNYA okurları uygulamada yaygın olarak yanlışlık yapıldığını düşündüğümüz bir konudaki görüşlerimizi paylaşmak istiyorum.
2010 yılına ilişkin satın aldığınız mal veya hizmetlere ilişkin faturalar hasbelkader 2011 yılında (Aralık 2010 KDV beyanından sonra ) elinize ulaştı ise ne olacak? Ya da 2010 yılı ile ilgili fatura (örneğin ciro primi faturası ) 2011 tarihli olarak düzenlendi ise ne olacak?
1. KDV İndirilebilir mi?
2010 tarihli faturanın KDV sini 2011 yılı kayıtlarında indirilecek KDV olarak dikkate alamazsınız.
2. Muhasebe kaydı ne olacak?
2010 tarihli olup 2010 kayıtları kapatıldıktan sonra (geç gelen) faturanın KDV dahil tutarı 2011 yılı defterlerine önceki yıl giderleri olarak kaydedilecek.
3. 2010 beyanında gider olarak nasıl dikkate alırız?
Bahse konu (KDV dahil) tutar 2011 Nisan ayında verilecek Kurumlar Vergisi beyannamesinde diğer indirimler satırında indirim olarak dikkate alınabilecektir.
Ancak bu konuda aşağıdaki farklı görüş ve yaklaşımları da göz ardı etmemenizi öneriyorum.
4. Bu durum KDV'nin gider olarak dikkate alınamayacağı düzenlemesi ile çelişmiyor mu?
KDV Kanunu'nun 58'inci maddesinde mükellefçe indirilebilecek KDV'nin Kurumlar Vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği ifadesi mevcuttur. Bu nedenle de yukarıda yaptığımız açıklamalar bu madde ile çelişiyor gibidir. Buradaki önemli nokta yılı geçtikten sonra gelen faturadaki KDV'nin artık indiriminin mümkün olmamasıdır. Geç gelen fatura mükellefçe indirilebilecek olma vasfını kaybetmektedir. Bu nedenle de bizce indirilebilecek hale gelmekte ve bahsi geçen düzenleme ile bir çelişki oluşmamaktadır.
5.Bu konuda Mali İdare ne düşünüyor?
KDVK'nın 58'inci maddesi nedeniyle tereddüt yasayan şirketlerin sordukları sorulara cevaben Bakanlık (İstanbul Boğaziçi Vergi Dairesi Başkanlığı KDV-29/240/8141 sayı ve 24.12.2003 tarihli mukteza), geç gelen faturanın artik indirilecek KDV olarak dikkate alınabilmesi mümkün olmayacağı gerekçesiyle gider olarak dikkate alınabileceği görüsünü vermiştir.
6.Geç gelen fatura yeni yılın tarihini taşıyorsa?
Bize göre önceki yılla (2010) ilgili olduğu halde, işin tabiatı gereği 2011 tarihli olarak düzenlenebilen faturanin KDV'si kayda alındığı izleyen yılda (2011) indirilecek KDV olarak dikkate alınabilecektir. Aslında bu konuda elektrik, gaz, su, telefon faturalarına donuk olarak geçmişte verilmiş onlarca mukteza da vardır. Ancak son zamanlarda KDV açısından farklı değerlendirmeler yapılmaya başlanılmıştır.
Bu faturaların muhasebe kayıtlarında gider veya maliyet olarak ( 2011 de önceki dönem gideri olarak dikkate alınacak) önceki yılla ilişkilendirilmesi gerekecektir. 2011 Kurumlar Vergisi açısından gider olarak dikkate alabilmenin en kolay yolu 2010 Kurumlar Vergisi beyanının diğer indirimler satırına kaydetmektir.
7.Farklı yaklaşımlar
Mali İdare'nin yukarıda paylaştığımız görüşüne rağmen uygulamada (vergi incelemeleri sırasında) farklı yaklaşımlar müşahade ediyoruz.
a. KDV indirilemez yaklaşımı
Şayet önceki dönemle (2010) ilgili olduğu açıkça belli olan bir fatura izleyen yılın (2011) tarihini taşıyorsa, bu KDV'nin kaydedildiği yılda (2011) indirim olarak dikkate alınamayacağı, (2011 yılında) kanunen kabul edilmeyen indirim / gider olarak dikkate alınması gerektiği iddia edilmektedir.
b. 2010 la ilgili olup faturası izleyen yılda (2011 de 2011 tarihli olarak) düzenlenen "Ciro primleri"
Bu konuyu ayrı bir yazı konusu yapacağız. Kısaca belirtmek gerekirse bu konu da geç gelen fatura gibi değerlendirilmeye başlanmış ve bu tür faturalardaki KDV'nin geç beyan edilmesi nedeniyle indirilemeyeceği ve gider olarak da dikkate alınamayacağı iddia edilmiştir. Bu konudaki ilk uyarım, yukarıdaki gibi gereksiz tartışmalar yasamamak için 2010 yılı ile ilgili olarak ciro primi faturalarınızı, 2011 yılına sarkıtmadan olabildiğince 2010 tarihli olarak almaya çalışmanızdır.
8. Bu konu kötüye kullanılabilir mi?
Normalde zamanında gelen ve zamanında ilgili yıl kaydına alınabilecek bir fatura gider yazabilmek için bekletilip sonraki yılda kayda alınırsa ne olur? Tabi aklınıza belki ''Bunu neden yapsınlar ki?'' sorusu gelebilir. Yüksek tutarlı devreden KDV'si olan fakat Kurumlar Vergisi ödeyen bir şirket için böyle bir uygulama karlı gelebilir. Ancak bu durumun bu amaçla yapıldığı ortaya konursa, yani işlemin hayatin rutin, normal akışı içinde açıklanabilecek bir işlem olmadığı, vergi amaçlı bu durumun oluşturulduğu ortaya çıkarsa doğal olarak gider olarak dikkate alma uygulaması da reddedilecektir.
Faturayı düzenleyen, sonraki yıl tarihli olarak düzenlese dahi faturadaki geliri önceki yıl geliri olarak beyan etmelidir.
9. Tasdik raporunda bahsetmek gerekir mi?
Biz, tasdik raporunda, diğer indirimler satırında yer alan tüm rakamların ayrıntılı açıklamalarının yer almasının yararlı olacağını düşünüyoruz.
http://www.dunyagazetesi.com.tr/gec-gelen-faturalarin-kdvsi-ne-kkeg-mi-olacak-izleyen-yilda-gelen-ciro-primi-faturalari-zeki-gunduz_50_108053_yazar.html?
08.12.2010 - 09:15
Değerli DÜNYA okurları uygulamada yaygın olarak yanlışlık yapıldığını düşündüğümüz bir konudaki görüşlerimizi paylaşmak istiyorum.
2010 yılına ilişkin satın aldığınız mal veya hizmetlere ilişkin faturalar hasbelkader 2011 yılında (Aralık 2010 KDV beyanından sonra ) elinize ulaştı ise ne olacak? Ya da 2010 yılı ile ilgili fatura (örneğin ciro primi faturası ) 2011 tarihli olarak düzenlendi ise ne olacak?
1. KDV İndirilebilir mi?
2010 tarihli faturanın KDV sini 2011 yılı kayıtlarında indirilecek KDV olarak dikkate alamazsınız.
2. Muhasebe kaydı ne olacak?
2010 tarihli olup 2010 kayıtları kapatıldıktan sonra (geç gelen) faturanın KDV dahil tutarı 2011 yılı defterlerine önceki yıl giderleri olarak kaydedilecek.
3. 2010 beyanında gider olarak nasıl dikkate alırız?
Bahse konu (KDV dahil) tutar 2011 Nisan ayında verilecek Kurumlar Vergisi beyannamesinde diğer indirimler satırında indirim olarak dikkate alınabilecektir.
Ancak bu konuda aşağıdaki farklı görüş ve yaklaşımları da göz ardı etmemenizi öneriyorum.
4. Bu durum KDV'nin gider olarak dikkate alınamayacağı düzenlemesi ile çelişmiyor mu?
KDV Kanunu'nun 58'inci maddesinde mükellefçe indirilebilecek KDV'nin Kurumlar Vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği ifadesi mevcuttur. Bu nedenle de yukarıda yaptığımız açıklamalar bu madde ile çelişiyor gibidir. Buradaki önemli nokta yılı geçtikten sonra gelen faturadaki KDV'nin artık indiriminin mümkün olmamasıdır. Geç gelen fatura mükellefçe indirilebilecek olma vasfını kaybetmektedir. Bu nedenle de bizce indirilebilecek hale gelmekte ve bahsi geçen düzenleme ile bir çelişki oluşmamaktadır.
5.Bu konuda Mali İdare ne düşünüyor?
KDVK'nın 58'inci maddesi nedeniyle tereddüt yasayan şirketlerin sordukları sorulara cevaben Bakanlık (İstanbul Boğaziçi Vergi Dairesi Başkanlığı KDV-29/240/8141 sayı ve 24.12.2003 tarihli mukteza), geç gelen faturanın artik indirilecek KDV olarak dikkate alınabilmesi mümkün olmayacağı gerekçesiyle gider olarak dikkate alınabileceği görüsünü vermiştir.
6.Geç gelen fatura yeni yılın tarihini taşıyorsa?
Bize göre önceki yılla (2010) ilgili olduğu halde, işin tabiatı gereği 2011 tarihli olarak düzenlenebilen faturanin KDV'si kayda alındığı izleyen yılda (2011) indirilecek KDV olarak dikkate alınabilecektir. Aslında bu konuda elektrik, gaz, su, telefon faturalarına donuk olarak geçmişte verilmiş onlarca mukteza da vardır. Ancak son zamanlarda KDV açısından farklı değerlendirmeler yapılmaya başlanılmıştır.
Bu faturaların muhasebe kayıtlarında gider veya maliyet olarak ( 2011 de önceki dönem gideri olarak dikkate alınacak) önceki yılla ilişkilendirilmesi gerekecektir. 2011 Kurumlar Vergisi açısından gider olarak dikkate alabilmenin en kolay yolu 2010 Kurumlar Vergisi beyanının diğer indirimler satırına kaydetmektir.
7.Farklı yaklaşımlar
Mali İdare'nin yukarıda paylaştığımız görüşüne rağmen uygulamada (vergi incelemeleri sırasında) farklı yaklaşımlar müşahade ediyoruz.
a. KDV indirilemez yaklaşımı
Şayet önceki dönemle (2010) ilgili olduğu açıkça belli olan bir fatura izleyen yılın (2011) tarihini taşıyorsa, bu KDV'nin kaydedildiği yılda (2011) indirim olarak dikkate alınamayacağı, (2011 yılında) kanunen kabul edilmeyen indirim / gider olarak dikkate alınması gerektiği iddia edilmektedir.
b. 2010 la ilgili olup faturası izleyen yılda (2011 de 2011 tarihli olarak) düzenlenen "Ciro primleri"
Bu konuyu ayrı bir yazı konusu yapacağız. Kısaca belirtmek gerekirse bu konu da geç gelen fatura gibi değerlendirilmeye başlanmış ve bu tür faturalardaki KDV'nin geç beyan edilmesi nedeniyle indirilemeyeceği ve gider olarak da dikkate alınamayacağı iddia edilmiştir. Bu konudaki ilk uyarım, yukarıdaki gibi gereksiz tartışmalar yasamamak için 2010 yılı ile ilgili olarak ciro primi faturalarınızı, 2011 yılına sarkıtmadan olabildiğince 2010 tarihli olarak almaya çalışmanızdır.
8. Bu konu kötüye kullanılabilir mi?
Normalde zamanında gelen ve zamanında ilgili yıl kaydına alınabilecek bir fatura gider yazabilmek için bekletilip sonraki yılda kayda alınırsa ne olur? Tabi aklınıza belki ''Bunu neden yapsınlar ki?'' sorusu gelebilir. Yüksek tutarlı devreden KDV'si olan fakat Kurumlar Vergisi ödeyen bir şirket için böyle bir uygulama karlı gelebilir. Ancak bu durumun bu amaçla yapıldığı ortaya konursa, yani işlemin hayatin rutin, normal akışı içinde açıklanabilecek bir işlem olmadığı, vergi amaçlı bu durumun oluşturulduğu ortaya çıkarsa doğal olarak gider olarak dikkate alma uygulaması da reddedilecektir.
Faturayı düzenleyen, sonraki yıl tarihli olarak düzenlese dahi faturadaki geliri önceki yıl geliri olarak beyan etmelidir.
9. Tasdik raporunda bahsetmek gerekir mi?
Biz, tasdik raporunda, diğer indirimler satırında yer alan tüm rakamların ayrıntılı açıklamalarının yer almasının yararlı olacağını düşünüyoruz.
http://www.dunyagazetesi.com.tr/gec-gelen-faturalarin-kdvsi-ne-kkeg-mi-olacak-izleyen-yilda-gelen-ciro-primi-faturalari-zeki-gunduz_50_108053_yazar.html?
14 Aralık 2010 Salı
Doğum borçlanmasında kötü haber geldi
http://www.aksam.com.tr/dogum-borclanmasinda-kotu-haber-geldi-304y.html
14 Aralık 2010 Salı 03:00
Yargıtay'dan emeklilik için doğum borçlanmasına bel bağlamış kadınlara kötü haber... İlk sigortalılık tarihinden önceki doğumlar için borçlanma şimdilik mümkün değil
1 Ekim 2008'de yürürlüğe giren yeni sosyal güvenlik yasasının sigortalı kadınlar lehine getirdiği en önemli kazanımlardan biriydi doğum borçlanması...
Yasaya göre, 4/a (SSK) kapsamındaki sigortalı kadınlar, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talep ettikleri süreyi borçlanabileceklerdi...
Ancak yasayla verilen hak, önceleri SGK tarafından tebliğ ve genelgeyle kısıtlanmıştı. SGK'ya göre doğum borçlanması için doğum nedeniyle işten ayrılmış olmak gerekiyordu. Doğum, çalışırken veya işten ayrıldıktan en fazla 300 gün içinde gerçekleşmemiş ise borçlanma talebi reddediliyordu...
SORUNU YARGI ÇÖZDÜ
Bu sorun, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin verdiği bir kararla aşılmıştı. Karara göre, 'doğuma dayalı borçlanma hakkından yararlanabilmek için doğum sırasında aktif sigortalı olma şartının aranmaması, geçmişte hizmet akdine dayalı olarak zorunlu sigortalılık tescilinin yapılmış olmasının yeterli sayılması' gerekiyordu...
Karar üzerine SGK ısrarından vazgeçmiş, gerekli değişiklikleri yapmıştı...
Buna göre, 4/a (SSK) kapsamında sigortalılığı tescil edilmiş kadının doğumun gerçekleştiği tarihte sigortalı olması ve doğum nedeniyle işten ayrılmış olması veya doğumun işten ayrıldıktan 300 gün içinde gerçekleşmiş olması gerekmiyor.
Sigortalılığın sona erdiği tarih üzerinden ister bir yıl ister beş yıl geçmiş olsun, kadın sigortalılar, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmadıkları süreleri, çocuğunun yaşaması şartıyla borçlanabiliyorlar.
SİGORTALILIK BAŞLANGICINDAN ÖNCEKİ DOĞUM
Sigortalıyken ya da işten ayrılmadan itibaren 300 gün içinde doğum yapma şartı ortadan kalmış ancak 'ilk defa sigortalı olunan tarihten önce gerçekleşen doğum için borçlanma yapılıp yapılamayacağı' tartışmaları devam ediyordu.
SGK uygulaması, ilk defa sigortalı olunan tarihten önce gerçekleşen doğum için borçlanma yapılamayacağı şeklindeydi.
Borçlanma talebi reddedilenler, yargı yoluna başvuruyordu. 300 gün konusunda olduğu gibi umut yargıdaydı. Ancak yargının kararı beklenen şekilde gerçekleşmedi.
300 gün konusunda kadınların lehine karar veren Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, bu defa Kurum lehine karar verdi.
Sigortalılık başlangıcından önceki doğumlar nedeniyle borçlanmak isteyip, talebi Kurum tarafından reddedilen sigortalı kadının açtığı davada Yargıtay 'ilk kez SSK kapsamında 1993'te sigortalı olan kadının, 1980 ve 1983 yıllarında gerçekleştirdiği doğumlar sebebiyle doğum borçlanması yapamayacağına' karar verdi (Yrg. 10. HD. 05.04.2010 tarih ve E:2009/17858, K:2010/4907 sayılı Kararının tam metni için Bkz. www.yaklasim.com) Böylece yargıda hak arama kapısı da şimdilik kapanmış oldu.
Buna göre, sigortalılık başlangıcından önce doğum yapan kadınlar, ilk defa sigortalı oldukları tarihten önceki doğumlar nedeniyle borçlanma yapamayacaklar. Dolayısıyla da doğum borçlanmasıyla erken emeklilik söz konusu olmayacak.
GELİNEN SON NOKTA
Doğum borçlanmasında gelinen son noktayı şöyle:
l 5510 sayılı SS ve GSS Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce meydana gelen doğumlar için de borçlanma yapılabiliyor.
l Doğum sırasında aktif sigortalı olmak gerekmiyor, geçmişte 4/a (SSK) kapsamında sigortalılık tescilinin yapılmış olması yeterli.
l Borçlanma talep tarihinde sigortalı olmak gerekmiyor.
l Sigortalılık başlangıcından önceki doğumlar sebebiyle borçlanma yok.
Araç sahibinin sorumluğu hangi koşullarda bitiyor?
Araç sahipleri, kendileri kullanmasalar da aracın diğer kişilere vermiş olduğu zarardan sorumlu tutulabiliyorlar. Normal koşullarda bir aracın devri için, noter satışı yapılması ve aracı alanın, almış oluğu aracı trafik sicilinde kendi adına tescil ettirmesi gerekiyor. Sorumluluktan kurtulmak için aracın noterde devri yeterli olup, noter satışı sonrası trafik sicilinde tescili yapılmayan araçların satış sonrasında vermiş olduğu zararlardan satış yapan kişinin sorumlu tutulması mümkün değil. (Yrg. 17. HD. 28.06.2010, E: 2010/5796, K: 2010/6034)
İsteğe bağlı sigortalının sağlık yardımı
Ben bir devlet kurumunda çalışıyorum, eşimin sosyal güvencesi olmadığı için benim üzerimden sağlık ve aile yardımından yararlanıyordu. Daha sonra isteğe bağlı sigorta primi yatırdığımız için aile yardımı devam etti, ancak sağlık yardımından isteğe bağlı sigortası üzerinden yararlanmaya başladı. İsteğe bağlı primini üç aydır ödeyemedik. Tekrar benim üzerimden sağlık yardımı alması halinde sonuç ne olur? Ayhan Sevinç
Sizin de belirttiğiniz gibi isteğe bağlı sigortalılar da genel sağlık sigortalısı sayılıyorlar ve sağlık yardımını kendi sigortalılıklarına bağlı olarak alıyorlar.
Üç aylık isteğe bağlı sigorta primi ödenmemiş olsa da eşiniz halen isteğe bağlı sigortalı ve sağlık yardımını, borcunu ödemek koşuluyla ancak kendi sigortası üzerinden alabilir. İsteğe bağlı sigortalılığı devam ettiği sürece sizin üzerinizden sağlık yardımı alamaz.
Sağlık yardımını sizin üzerinizden almasını istiyorsanız, isteğe bağlı sigortalılığını sona erdirmeniz gerekiyor.
14 Aralık 2010 Salı 03:00
Yargıtay'dan emeklilik için doğum borçlanmasına bel bağlamış kadınlara kötü haber... İlk sigortalılık tarihinden önceki doğumlar için borçlanma şimdilik mümkün değil
1 Ekim 2008'de yürürlüğe giren yeni sosyal güvenlik yasasının sigortalı kadınlar lehine getirdiği en önemli kazanımlardan biriydi doğum borçlanması...
Yasaya göre, 4/a (SSK) kapsamındaki sigortalı kadınlar, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talep ettikleri süreyi borçlanabileceklerdi...
Ancak yasayla verilen hak, önceleri SGK tarafından tebliğ ve genelgeyle kısıtlanmıştı. SGK'ya göre doğum borçlanması için doğum nedeniyle işten ayrılmış olmak gerekiyordu. Doğum, çalışırken veya işten ayrıldıktan en fazla 300 gün içinde gerçekleşmemiş ise borçlanma talebi reddediliyordu...
SORUNU YARGI ÇÖZDÜ
Bu sorun, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin verdiği bir kararla aşılmıştı. Karara göre, 'doğuma dayalı borçlanma hakkından yararlanabilmek için doğum sırasında aktif sigortalı olma şartının aranmaması, geçmişte hizmet akdine dayalı olarak zorunlu sigortalılık tescilinin yapılmış olmasının yeterli sayılması' gerekiyordu...
Karar üzerine SGK ısrarından vazgeçmiş, gerekli değişiklikleri yapmıştı...
Buna göre, 4/a (SSK) kapsamında sigortalılığı tescil edilmiş kadının doğumun gerçekleştiği tarihte sigortalı olması ve doğum nedeniyle işten ayrılmış olması veya doğumun işten ayrıldıktan 300 gün içinde gerçekleşmiş olması gerekmiyor.
Sigortalılığın sona erdiği tarih üzerinden ister bir yıl ister beş yıl geçmiş olsun, kadın sigortalılar, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmadıkları süreleri, çocuğunun yaşaması şartıyla borçlanabiliyorlar.
SİGORTALILIK BAŞLANGICINDAN ÖNCEKİ DOĞUM
Sigortalıyken ya da işten ayrılmadan itibaren 300 gün içinde doğum yapma şartı ortadan kalmış ancak 'ilk defa sigortalı olunan tarihten önce gerçekleşen doğum için borçlanma yapılıp yapılamayacağı' tartışmaları devam ediyordu.
SGK uygulaması, ilk defa sigortalı olunan tarihten önce gerçekleşen doğum için borçlanma yapılamayacağı şeklindeydi.
Borçlanma talebi reddedilenler, yargı yoluna başvuruyordu. 300 gün konusunda olduğu gibi umut yargıdaydı. Ancak yargının kararı beklenen şekilde gerçekleşmedi.
300 gün konusunda kadınların lehine karar veren Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, bu defa Kurum lehine karar verdi.
Sigortalılık başlangıcından önceki doğumlar nedeniyle borçlanmak isteyip, talebi Kurum tarafından reddedilen sigortalı kadının açtığı davada Yargıtay 'ilk kez SSK kapsamında 1993'te sigortalı olan kadının, 1980 ve 1983 yıllarında gerçekleştirdiği doğumlar sebebiyle doğum borçlanması yapamayacağına' karar verdi (Yrg. 10. HD. 05.04.2010 tarih ve E:2009/17858, K:2010/4907 sayılı Kararının tam metni için Bkz. www.yaklasim.com) Böylece yargıda hak arama kapısı da şimdilik kapanmış oldu.
Buna göre, sigortalılık başlangıcından önce doğum yapan kadınlar, ilk defa sigortalı oldukları tarihten önceki doğumlar nedeniyle borçlanma yapamayacaklar. Dolayısıyla da doğum borçlanmasıyla erken emeklilik söz konusu olmayacak.
GELİNEN SON NOKTA
Doğum borçlanmasında gelinen son noktayı şöyle:
l 5510 sayılı SS ve GSS Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce meydana gelen doğumlar için de borçlanma yapılabiliyor.
l Doğum sırasında aktif sigortalı olmak gerekmiyor, geçmişte 4/a (SSK) kapsamında sigortalılık tescilinin yapılmış olması yeterli.
l Borçlanma talep tarihinde sigortalı olmak gerekmiyor.
l Sigortalılık başlangıcından önceki doğumlar sebebiyle borçlanma yok.
Araç sahibinin sorumluğu hangi koşullarda bitiyor?
Araç sahipleri, kendileri kullanmasalar da aracın diğer kişilere vermiş olduğu zarardan sorumlu tutulabiliyorlar. Normal koşullarda bir aracın devri için, noter satışı yapılması ve aracı alanın, almış oluğu aracı trafik sicilinde kendi adına tescil ettirmesi gerekiyor. Sorumluluktan kurtulmak için aracın noterde devri yeterli olup, noter satışı sonrası trafik sicilinde tescili yapılmayan araçların satış sonrasında vermiş olduğu zararlardan satış yapan kişinin sorumlu tutulması mümkün değil. (Yrg. 17. HD. 28.06.2010, E: 2010/5796, K: 2010/6034)
İsteğe bağlı sigortalının sağlık yardımı
Ben bir devlet kurumunda çalışıyorum, eşimin sosyal güvencesi olmadığı için benim üzerimden sağlık ve aile yardımından yararlanıyordu. Daha sonra isteğe bağlı sigorta primi yatırdığımız için aile yardımı devam etti, ancak sağlık yardımından isteğe bağlı sigortası üzerinden yararlanmaya başladı. İsteğe bağlı primini üç aydır ödeyemedik. Tekrar benim üzerimden sağlık yardımı alması halinde sonuç ne olur? Ayhan Sevinç
Sizin de belirttiğiniz gibi isteğe bağlı sigortalılar da genel sağlık sigortalısı sayılıyorlar ve sağlık yardımını kendi sigortalılıklarına bağlı olarak alıyorlar.
Üç aylık isteğe bağlı sigorta primi ödenmemiş olsa da eşiniz halen isteğe bağlı sigortalı ve sağlık yardımını, borcunu ödemek koşuluyla ancak kendi sigortası üzerinden alabilir. İsteğe bağlı sigortalılığı devam ettiği sürece sizin üzerinizden sağlık yardımı alamaz.
Sağlık yardımını sizin üzerinizden almasını istiyorsanız, isteğe bağlı sigortalılığını sona erdirmeniz gerekiyor.
Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.
Resmi Gazete No 27782
Resmi Gazete Tarihi 11/12/2010
Kapsam
Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.
1) Birinci Kısım İkinci Bölümünün "V. Amme Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler ile İşlem Yapanların Sorumlulukları" başlıklı alt bölümünün (2) numaralı bölümünün son paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Ancak, eğitim ve öğretime yönelik olarak öğrenim bursu ve öğrenimle ilgili diğer adlarla ya da 6183 sayılı Kanunun 105 inci maddesinde sayılan tabii afetlere maruz kalanlara verilen Devlet yardımları, teşvikler ve destekler ile bütçelerine mahalli idarelerin katkıda bulunduğu kuruluşların proje ve faaliyetleri karşılığında mahalli idarelere sağladığı destekler nedeniyle yapılacak ödemelerde bu zorunluluk aranılmayacaktır."
2) Birinci Kısım Dördüncü Bölümünün "I. Tecil" alt başlıklı bölümünün (10) numaralı bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"10. 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi ile Bakanlığımıza tanınan yetkiye istinaden belirlenen ve 21/10/2010 tarihinden itibaren (bu tarih dahil) uygulanmakta olan yıllık tecil faiz oranı %12'dir.
25/1/2000 tarihinden itibaren yıllar itibarıyla uygulanan tecil faiz oranları aşağıda gösterilmiştir.

3) Birinci Kısım Dördüncü Bölümünün "III. Gecikme Zammı" alt başlıklı bölümünün (4) numaralı bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"4. Vadesinde ödenmeyen amme alacaklarına Bakanlar Kurulu Kararlarına istinaden yıllar itibarıyla uygulanacak gecikme zammı oranları aşağıdaki gibidir.

* 02.01.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5035 sayılı Kanunla kanuni oran haline gelmiştir."
Tebliğ olunur.
Resmi Gazete Tarihi 11/12/2010
Kapsam
Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.
1) Birinci Kısım İkinci Bölümünün "V. Amme Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler ile İşlem Yapanların Sorumlulukları" başlıklı alt bölümünün (2) numaralı bölümünün son paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Ancak, eğitim ve öğretime yönelik olarak öğrenim bursu ve öğrenimle ilgili diğer adlarla ya da 6183 sayılı Kanunun 105 inci maddesinde sayılan tabii afetlere maruz kalanlara verilen Devlet yardımları, teşvikler ve destekler ile bütçelerine mahalli idarelerin katkıda bulunduğu kuruluşların proje ve faaliyetleri karşılığında mahalli idarelere sağladığı destekler nedeniyle yapılacak ödemelerde bu zorunluluk aranılmayacaktır."
2) Birinci Kısım Dördüncü Bölümünün "I. Tecil" alt başlıklı bölümünün (10) numaralı bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"10. 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi ile Bakanlığımıza tanınan yetkiye istinaden belirlenen ve 21/10/2010 tarihinden itibaren (bu tarih dahil) uygulanmakta olan yıllık tecil faiz oranı %12'dir.
25/1/2000 tarihinden itibaren yıllar itibarıyla uygulanan tecil faiz oranları aşağıda gösterilmiştir.

3) Birinci Kısım Dördüncü Bölümünün "III. Gecikme Zammı" alt başlıklı bölümünün (4) numaralı bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"4. Vadesinde ödenmeyen amme alacaklarına Bakanlar Kurulu Kararlarına istinaden yıllar itibarıyla uygulanacak gecikme zammı oranları aşağıdaki gibidir.

* 02.01.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5035 sayılı Kanunla kanuni oran haline gelmiştir."
Tebliğ olunur.
13 Aralık 2010 Pazartesi
2010 - Vergi Kanularında Düzenlemeler
Vergi Usul Kanunu
Tebliğler :
394 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27463 / Resmi Gazete Tarihi 15/01/2010
Konu : Borsada rayici olmayan yabancı paraların ve bu paralarla olan senetli ve senetsiz alacak ve borçların değerlemesinde 2009 yılı sonu itibariyle bu kurlar uygulanacaktır.
-*-
395 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27464 / Resmi Gazete Tarihi 16/01/2010
Konu: Özelge hakkında düzenleme
-*-
396 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27483 / Resmi Gazete Tarihi 04/02/2010
Konu: Ba/Bs belgeleri hakkında düzenleme
-*-
397 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27512 / Resmi Gazete Tarihi 05/03/2010
Konu: E-Fatura hakkında düzenleme
-*-
2 SERİ NO'LU TÜTÜN MAMULLERİ VE ALKOLLÜ İÇKİLERDE BANDROL DENETİMİ ESASLARINA İLİŞKİN GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27622 / Resmi Gazete Tarihi 25/06/2010
Konu: Alkolü içeceklerde bandrol hk.
-*-
398 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27629 / Resmi Gazete Tarihi 02/07/2010
Konu: Vergi cezalarına ilişkin düzenleme
-*-
399 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27635 / Resmi Gazete Tarihi 08/07/2010
Konu: Amortisman hakkında düzenleme
-*-
400 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27716 / Resmi Gazete Tarihi 01/10/2010
Konu: Zaman aşımının durması, Özel usulsüzlük cezaları hakkında düzenleme
-*-
401 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27757 / Resmi Gazete Tarihi 12/11/2010
Konu: Yeniden değerleme oranı hakkında,
402 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27800 (6.Mükerrer) / Resmi Gazete Tarihi 29/12/2010
Konu:Vergi Usul Kanununun 104, Mükerrer 115, 177, 232, 252, 313, 343, 352 (Kanuna Bağlı Cetvel), 353 ve Mükerrer 355 inci maddelerinde yer alıp 2010 yılında uygulanan miktarların ve hadlerin, 2010 yılı için %7,7 artırılması hakkında
Sirküler
1) Bandrolü Ürün İzleme Sisteminin Uygulaması Hakkında
2) Ekim 2010 Dönemine Ait Aylık Muhtasar Beyannameler ile Ekim 2010 Dönemine Ait Aylık Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin Süresinin Uzatılması
Tarih 12/11/2010 / Sayı VUK-42/2010-1/ Beyanname Verme Sürelerinin Uzatılması-1
Gelir Vergisi Kanunu :
Tebliğler:
274 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27662 / Resmi Gazete Tarihi 04/08/2010
Konu : Gelir Vergisi Oranlarındaki değişme yüzünden ücret gelirlerinde meydana gelen farkın mahsubu hakkında düzenleme.
-*-
275 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27684 / Resmi Gazete Tarihi 26/08/2010
Konu: Aile Hekimliği düznlemesi hk.
-*-
276 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27716 / Resmi Gazete Tarihi 01/10/2010
Konu: Yatırım indirimi istisnası hk.
-*-
277 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27796 / Resmi Gazete Tarihi 25/12/2010
Konu: Menkul Kıymetlerin vergilendirilmesi hakkında
278 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27800 (6. Mükerrer) / Resmi Gazete Tarihi 29/12/2010
Konu : Hadler (Gayrimenkul Sermaye İratlarında Uygulanan İstisna Tutarı,Hizmet Erbabına İşyeri veya İşyerinin Müştemilatı Dışında Kalan Yerlerde Yemek Verilmek Suretiyle Sağlanan Menfaatlere İlişkin İstisna Tutarı ,Sakatlık İndirimi Tutarları, Basit Usule Tabi Olmanın Genel Şartlarından Olan İşyeri Kira Bedeline İlişkin Tutar,Basit Usule Tabi Olmanın Özel Şartlarını Belirleyen Hadler , Değer Artışı Kazançlarına İlişkin İstisna Tutarı, Arızi Kazançlara İlişkin İstisna Tutarı, Tevkifata ve İstisnaya Konu Olmayan Menkul ve Gayrimenkul Sermaye İratlarına İlişkin Beyanname Verme Sınırı, Gelir Vergisine Tabi Gelirlerin Vergilendirilmesinde Esas Alınan Tarife, Basit Usule Tabi Mükelleflerde Gün Sonunda Toplu Belge Düzenleme Uygulaması , 2010 Takvim Yılında Elde Edilen Bir Kısım Menkul Sermaye İradının Beyanında Dikkate Alınacak İndirim Oranı İle İstisna Uygulaması )
Sirküler:
1) Gezici olarak şarkı söyleyen ve müzik icra edenlerin mükellefiyeti hakkında.
Tarih 29/11/2010 / Sayı GVK-74/2010-1/ Serbest meslek erbabı muafiyeti-1
Kurumlar Vergisi Kanunu
Tebliğler : Yok
Sirküler : Yok
Katma Değer Vergisi Kanunu
Tebliğler : Yok
114 SERİ NO'LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27800 (6. Mükerrer) / Resmi Gazete Tarihi 29/12/2010
Kapsam
Sirküler :
1) Katma değer vergisi (KDV) iade taleplerinde bazı belgelerin elektronik ortamda alınması ve değerlendirilmesi hakkında.
Tarih 27/01/2010 / Sayı KDVK-53/2010-1
2) Kullanılmış araç satışında uygulanacak katma değer vergisi oranı
Tarih 29/04/2010 / Sayı KDV-54/ 2010-2
3) Diplomatik misyonlar ve konsolosluklar ile uluslararası kuruluşların mensuplarına diplomatik istisna kapsamında yapılan iade işlemleri hakkında.
Tarih 30/04/2010 / Sayı KDVK-55 / 2010-3
4) Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde katma değer vergisi (KDV) istisnası ve indirimli KDV oranı uygulaması hakkında.
Tarih 07/05/2010 / Sayı KDVK-56/2010-4
5) İndirilemeyecek katma değer vergisi
Tarih 23/06/2010 / Sayı KDV-57 / 2010 -5
6) Taşınmaz ve taşınmaz niteliği taşıyan mal ve hakların satışında katma değer vergisi uygulaması.
Tarih 23/06/2010 / Sayı KDVK-58/ 2010-6
7) İşgücü temin hizmetlerinde katma değer vergisi tevkifat uygulaması hakkında.
Tarih 23/06/2010 / Sayı KDVK-59/2010-7
Amme Alacakları
Resmi Gazete Sayısı 27736 / Resmi Gazete Tarihi 21/10/2010
Konu : Tecil faizi / Gecikme Zammı Oranındaki değişiklik
Resmi Gazete No 27782 / Resmi Gazete Tarihi 11/12/2010
Kapsam Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.
Konu : a) Eğitim ve afetlerde ödeme yapılmadan işlem yapılması b) Tecil Faizi Senelik % 12 c) Gecikme faizi %1,40
ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ
18 SERİ NO'LU ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı / 27513 Resmi Gazete Tarihi 06/03/2010
Konu: LPG satışları hakkında düzenleme
19 SERİ NO'LU ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27636 / Resmi Gazete Tarihi 09/07/2010
Konu: Serbest Bölglerde ÖTV uygulması/ İhraç kaydıyla yapılan teslimlerde süre /Tecil-Terkin Kapsamında Satılan Malların İadesi / Petrol Rafinerilerinde Yakıt Olarak Kullanılan Mallarda ÖTV Uygulaması / (I) Sayılı Listedeki Malların İthalinde Alınan Teminat /Teminat Çözümü İşlemleri
Tebliğler :
394 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27463 / Resmi Gazete Tarihi 15/01/2010
Konu : Borsada rayici olmayan yabancı paraların ve bu paralarla olan senetli ve senetsiz alacak ve borçların değerlemesinde 2009 yılı sonu itibariyle bu kurlar uygulanacaktır.
-*-
395 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27464 / Resmi Gazete Tarihi 16/01/2010
Konu: Özelge hakkında düzenleme
-*-
396 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27483 / Resmi Gazete Tarihi 04/02/2010
Konu: Ba/Bs belgeleri hakkında düzenleme
-*-
397 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27512 / Resmi Gazete Tarihi 05/03/2010
Konu: E-Fatura hakkında düzenleme
-*-
2 SERİ NO'LU TÜTÜN MAMULLERİ VE ALKOLLÜ İÇKİLERDE BANDROL DENETİMİ ESASLARINA İLİŞKİN GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27622 / Resmi Gazete Tarihi 25/06/2010
Konu: Alkolü içeceklerde bandrol hk.
-*-
398 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27629 / Resmi Gazete Tarihi 02/07/2010
Konu: Vergi cezalarına ilişkin düzenleme
-*-
399 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27635 / Resmi Gazete Tarihi 08/07/2010
Konu: Amortisman hakkında düzenleme
-*-
400 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27716 / Resmi Gazete Tarihi 01/10/2010
Konu: Zaman aşımının durması, Özel usulsüzlük cezaları hakkında düzenleme
-*-
401 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27757 / Resmi Gazete Tarihi 12/11/2010
Konu: Yeniden değerleme oranı hakkında,
402 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27800 (6.Mükerrer) / Resmi Gazete Tarihi 29/12/2010
Konu:Vergi Usul Kanununun 104, Mükerrer 115, 177, 232, 252, 313, 343, 352 (Kanuna Bağlı Cetvel), 353 ve Mükerrer 355 inci maddelerinde yer alıp 2010 yılında uygulanan miktarların ve hadlerin, 2010 yılı için %7,7 artırılması hakkında
Sirküler
1) Bandrolü Ürün İzleme Sisteminin Uygulaması Hakkında
2) Ekim 2010 Dönemine Ait Aylık Muhtasar Beyannameler ile Ekim 2010 Dönemine Ait Aylık Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin Süresinin Uzatılması
Tarih 12/11/2010 / Sayı VUK-42/2010-1/ Beyanname Verme Sürelerinin Uzatılması-1
Gelir Vergisi Kanunu :
Tebliğler:
274 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27662 / Resmi Gazete Tarihi 04/08/2010
Konu : Gelir Vergisi Oranlarındaki değişme yüzünden ücret gelirlerinde meydana gelen farkın mahsubu hakkında düzenleme.
-*-
275 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27684 / Resmi Gazete Tarihi 26/08/2010
Konu: Aile Hekimliği düznlemesi hk.
-*-
276 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27716 / Resmi Gazete Tarihi 01/10/2010
Konu: Yatırım indirimi istisnası hk.
-*-
277 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27796 / Resmi Gazete Tarihi 25/12/2010
Konu: Menkul Kıymetlerin vergilendirilmesi hakkında
278 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27800 (6. Mükerrer) / Resmi Gazete Tarihi 29/12/2010
Konu : Hadler (Gayrimenkul Sermaye İratlarında Uygulanan İstisna Tutarı,Hizmet Erbabına İşyeri veya İşyerinin Müştemilatı Dışında Kalan Yerlerde Yemek Verilmek Suretiyle Sağlanan Menfaatlere İlişkin İstisna Tutarı ,Sakatlık İndirimi Tutarları, Basit Usule Tabi Olmanın Genel Şartlarından Olan İşyeri Kira Bedeline İlişkin Tutar,Basit Usule Tabi Olmanın Özel Şartlarını Belirleyen Hadler , Değer Artışı Kazançlarına İlişkin İstisna Tutarı, Arızi Kazançlara İlişkin İstisna Tutarı, Tevkifata ve İstisnaya Konu Olmayan Menkul ve Gayrimenkul Sermaye İratlarına İlişkin Beyanname Verme Sınırı, Gelir Vergisine Tabi Gelirlerin Vergilendirilmesinde Esas Alınan Tarife, Basit Usule Tabi Mükelleflerde Gün Sonunda Toplu Belge Düzenleme Uygulaması , 2010 Takvim Yılında Elde Edilen Bir Kısım Menkul Sermaye İradının Beyanında Dikkate Alınacak İndirim Oranı İle İstisna Uygulaması )
Sirküler:
1) Gezici olarak şarkı söyleyen ve müzik icra edenlerin mükellefiyeti hakkında.
Tarih 29/11/2010 / Sayı GVK-74/2010-1/ Serbest meslek erbabı muafiyeti-1
Kurumlar Vergisi Kanunu
Tebliğler : Yok
Sirküler : Yok
Katma Değer Vergisi Kanunu
Tebliğler : Yok
114 SERİ NO'LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27800 (6. Mükerrer) / Resmi Gazete Tarihi 29/12/2010
Kapsam
Sirküler :
1) Katma değer vergisi (KDV) iade taleplerinde bazı belgelerin elektronik ortamda alınması ve değerlendirilmesi hakkında.
Tarih 27/01/2010 / Sayı KDVK-53/2010-1
2) Kullanılmış araç satışında uygulanacak katma değer vergisi oranı
Tarih 29/04/2010 / Sayı KDV-54/ 2010-2
3) Diplomatik misyonlar ve konsolosluklar ile uluslararası kuruluşların mensuplarına diplomatik istisna kapsamında yapılan iade işlemleri hakkında.
Tarih 30/04/2010 / Sayı KDVK-55 / 2010-3
4) Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde katma değer vergisi (KDV) istisnası ve indirimli KDV oranı uygulaması hakkında.
Tarih 07/05/2010 / Sayı KDVK-56/2010-4
5) İndirilemeyecek katma değer vergisi
Tarih 23/06/2010 / Sayı KDV-57 / 2010 -5
6) Taşınmaz ve taşınmaz niteliği taşıyan mal ve hakların satışında katma değer vergisi uygulaması.
Tarih 23/06/2010 / Sayı KDVK-58/ 2010-6
7) İşgücü temin hizmetlerinde katma değer vergisi tevkifat uygulaması hakkında.
Tarih 23/06/2010 / Sayı KDVK-59/2010-7
Amme Alacakları
SERİ : C SIRA NO : 2 TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27736 / Resmi Gazete Tarihi 21/10/2010
Konu : Tecil faizi / Gecikme Zammı Oranındaki değişiklik
Resmi Gazete No 27782 / Resmi Gazete Tarihi 11/12/2010
Kapsam Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.
Konu : a) Eğitim ve afetlerde ödeme yapılmadan işlem yapılması b) Tecil Faizi Senelik % 12 c) Gecikme faizi %1,40
ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ
18 SERİ NO'LU ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı / 27513 Resmi Gazete Tarihi 06/03/2010
Konu: LPG satışları hakkında düzenleme
19 SERİ NO'LU ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27636 / Resmi Gazete Tarihi 09/07/2010
Konu: Serbest Bölglerde ÖTV uygulması/ İhraç kaydıyla yapılan teslimlerde süre /Tecil-Terkin Kapsamında Satılan Malların İadesi / Petrol Rafinerilerinde Yakıt Olarak Kullanılan Mallarda ÖTV Uygulaması / (I) Sayılı Listedeki Malların İthalinde Alınan Teminat /Teminat Çözümü İşlemleri
23 Kasım 2010 Salı
Şirket yöneticilerine, özellikle de yönetim kurulu üyelerine uyarılar
Zeki GÜNDÜZ / VERGİ PORTALI
12.11.2010 - 08:49
Değerli DÜNYA okurları bugün sizlerle gümrük incelemelerinde karsılaştığımız, can sıkıcı sonuçlara yol açabilecek konuları paylaşacağım.
Neden özellikle yönetim kurulu?
Özellikle de yönetim kurulu üyelerinin dikkatini çekiyorum, çünkü şirketlerde yaşanan ve özellikle de cezai işlem yapılmasını gerektiren bir durum ortaya çıktığında ilk akla gelenler yönetim kurulu üyeleri olduğundandır.
Bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin kendi selametleri açısından da mali konulara özel ilgi göstermeleri yerinde olacaktır.
Diğer yöneticiler açısından durum
Şirketin herhangi bir yöneticisi bilerek veya bilmeyerek yönetim kurulu üyesini karakola, mahkemeye düşürürse kendi kişisel kariyeri açısından hiç iyi olmayacaktır. Bu nedenle uyarılarım onları da yakından ilgilendiriyor.
Yeni gümrük inceleme sistemi
Gümrük inceleme elemanları artık vergi incelemesi yapar gibi şirketlere gelerek incelemeler de yapıyorlar.
Dolayısıyla ithalat veya ihracat yapan şirketler bundan böyle gümrük inceleme elemanlarını da iş yerlerinde görmeye başlayacak.
Ne gibi problemler yaşanıyor?
1. İlave faturalar
Kastim ithalattan sonra, daha önce ithal edilen bir malla ilgili olarak fiyat farkı, fiyat ayarlaması vb adlarla gelen, ya da malla ilgili bir takım hakların ayrıca faturalanması anlamına gelen faturalar.
Bunların tamamı veya bir kısmının malın gümrük değerine ilave edilmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
Edilmediğinin tespiti halinde cezai yaptırımlarla karşılaşabilme ihtimali mevcuttur.
2. Pragmatik çözümler
İthalat veya ihracat işlemlerini hızlandırabilmek için ithal edilen firma yerine yaratılan, içeriği doğru ancak orijinal olmayan belgeler. Veya bir sureci veya formaliteyi atlatmak-hızlandırmak için yapılan beyanlar.
Mali bir kayıp olmasa bile sizi yargıç karşısına çıkartabilir.
3. Tarife yanlışlıkları
Tarifenizden emin olun. Özellikle yeni bir mal çekerken.
4. TF düzeltmeleri
Transfer fiyatlamasına dönük olarak debit note la yapılacak düzeltmeler sorun yaratabilir.
5. Alınan hizmet faturaları
İthalatla ilgili yurt içinden alınan bazı hizmetlerle ilgili faturalar (düzenleyenin sahte belge düzenlediği vb iddialarla) sorun yaratabilmekte, ilişkide bulunduğunuz şirket sahte belge düzenleyen kategorisine sokulmuşsa siz de sahte belge kullanma ihtimali olan şeklinde kategorize edilirsiniz.
6. Elle gelen düğün bayram mı? Öteden beri yapılan doğru mu?
Bir uygulamanın herkesçe veya uzun zamandır aynı şekilde yapılıyor olması doğru olduğu anlamına gelmez. Örneğin serbest bölgelerle ilgili uygulamalar 25 sene sonra problem haline geldi.
7. Royalty ödemeleri
Malın bedeline dahil edilmesi gerektiği iddiası sıkça yapılmaktadır. Ödediğiniz gayrimaddi hak bedellerinin değere dahil edilmesi gerekip gerekmeyeceğinden emin olun.
8.Yolcu beraberinde gelen eşya
Gümrüğe tabi olması gerekirken gümrükte beyan edilmemişse yapılan işlem kaçakçılıktır. Firmalar yükte hafif mallarda, acil ihtiyaçları için bu yönteme zaruri olarak sıkça başvurmaktadır.
9. Kurye ile gelen eşya
Yolcu beraberindeki açıklamalar burası için de geçerli.
10. Montör yanında gelen eşya
Türkiye'ye bir takım test veya kontroller yapmak için yanında cihazlar getiren kişilerin bir sıkıntıyla karşılaşmamaları için gümrükte kayıt altına alınmaları gerekiyor.
11. Kendi kendine düzeltmeler (+- farklar)
Gönderilen malların faturada ve gümrük beyanında belirtilen miktardan fazla ya da eksik olması halinde gümrük idaresinin bilgisi haricinde yapılan düzeltmeler sorunlara yol açabilir.
12. İhracatta alıcıya yapılan kolaylıklar
Bazen sırf mal satabilmek için şirketlerin bir normal fatura düzenlediği bir de daha düşük bir bedelle (kayıtlarına diğerini alarak) fatura düzenlediğini duymaktayız.
Karşı tarafın daha az gümrük vergisi ödemek için yaptığı bu işlem nedeniyle de ceza alabilirsiniz.
http://www.dunyagazetesi.com.tr/sirket-yoneticilerine-ozellikle-de-yonetim-kurulu-uyelerine-uyarilar-zeki-gunduz_50_106023_yazar.html?
12.11.2010 - 08:49
Değerli DÜNYA okurları bugün sizlerle gümrük incelemelerinde karsılaştığımız, can sıkıcı sonuçlara yol açabilecek konuları paylaşacağım.
Neden özellikle yönetim kurulu?
Özellikle de yönetim kurulu üyelerinin dikkatini çekiyorum, çünkü şirketlerde yaşanan ve özellikle de cezai işlem yapılmasını gerektiren bir durum ortaya çıktığında ilk akla gelenler yönetim kurulu üyeleri olduğundandır.
Bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin kendi selametleri açısından da mali konulara özel ilgi göstermeleri yerinde olacaktır.
Diğer yöneticiler açısından durum
Şirketin herhangi bir yöneticisi bilerek veya bilmeyerek yönetim kurulu üyesini karakola, mahkemeye düşürürse kendi kişisel kariyeri açısından hiç iyi olmayacaktır. Bu nedenle uyarılarım onları da yakından ilgilendiriyor.
Yeni gümrük inceleme sistemi
Gümrük inceleme elemanları artık vergi incelemesi yapar gibi şirketlere gelerek incelemeler de yapıyorlar.
Dolayısıyla ithalat veya ihracat yapan şirketler bundan böyle gümrük inceleme elemanlarını da iş yerlerinde görmeye başlayacak.
Ne gibi problemler yaşanıyor?
1. İlave faturalar
Kastim ithalattan sonra, daha önce ithal edilen bir malla ilgili olarak fiyat farkı, fiyat ayarlaması vb adlarla gelen, ya da malla ilgili bir takım hakların ayrıca faturalanması anlamına gelen faturalar.
Bunların tamamı veya bir kısmının malın gümrük değerine ilave edilmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
Edilmediğinin tespiti halinde cezai yaptırımlarla karşılaşabilme ihtimali mevcuttur.
2. Pragmatik çözümler
İthalat veya ihracat işlemlerini hızlandırabilmek için ithal edilen firma yerine yaratılan, içeriği doğru ancak orijinal olmayan belgeler. Veya bir sureci veya formaliteyi atlatmak-hızlandırmak için yapılan beyanlar.
Mali bir kayıp olmasa bile sizi yargıç karşısına çıkartabilir.
3. Tarife yanlışlıkları
Tarifenizden emin olun. Özellikle yeni bir mal çekerken.
4. TF düzeltmeleri
Transfer fiyatlamasına dönük olarak debit note la yapılacak düzeltmeler sorun yaratabilir.
5. Alınan hizmet faturaları
İthalatla ilgili yurt içinden alınan bazı hizmetlerle ilgili faturalar (düzenleyenin sahte belge düzenlediği vb iddialarla) sorun yaratabilmekte, ilişkide bulunduğunuz şirket sahte belge düzenleyen kategorisine sokulmuşsa siz de sahte belge kullanma ihtimali olan şeklinde kategorize edilirsiniz.
6. Elle gelen düğün bayram mı? Öteden beri yapılan doğru mu?
Bir uygulamanın herkesçe veya uzun zamandır aynı şekilde yapılıyor olması doğru olduğu anlamına gelmez. Örneğin serbest bölgelerle ilgili uygulamalar 25 sene sonra problem haline geldi.
7. Royalty ödemeleri
Malın bedeline dahil edilmesi gerektiği iddiası sıkça yapılmaktadır. Ödediğiniz gayrimaddi hak bedellerinin değere dahil edilmesi gerekip gerekmeyeceğinden emin olun.
8.Yolcu beraberinde gelen eşya
Gümrüğe tabi olması gerekirken gümrükte beyan edilmemişse yapılan işlem kaçakçılıktır. Firmalar yükte hafif mallarda, acil ihtiyaçları için bu yönteme zaruri olarak sıkça başvurmaktadır.
9. Kurye ile gelen eşya
Yolcu beraberindeki açıklamalar burası için de geçerli.
10. Montör yanında gelen eşya
Türkiye'ye bir takım test veya kontroller yapmak için yanında cihazlar getiren kişilerin bir sıkıntıyla karşılaşmamaları için gümrükte kayıt altına alınmaları gerekiyor.
11. Kendi kendine düzeltmeler (+- farklar)
Gönderilen malların faturada ve gümrük beyanında belirtilen miktardan fazla ya da eksik olması halinde gümrük idaresinin bilgisi haricinde yapılan düzeltmeler sorunlara yol açabilir.
12. İhracatta alıcıya yapılan kolaylıklar
Bazen sırf mal satabilmek için şirketlerin bir normal fatura düzenlediği bir de daha düşük bir bedelle (kayıtlarına diğerini alarak) fatura düzenlediğini duymaktayız.
Karşı tarafın daha az gümrük vergisi ödemek için yaptığı bu işlem nedeniyle de ceza alabilirsiniz.
http://www.dunyagazetesi.com.tr/sirket-yoneticilerine-ozellikle-de-yonetim-kurulu-uyelerine-uyarilar-zeki-gunduz_50_106023_yazar.html?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)