23 Mayıs 2011 Pazartesi

2011 - Vergi Kanularında Düzenlemeler

Vergi Usul Kanunu

Tebliğler :

403 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27820 * Resmi Gazete Tarihi 19/01/2011

Konu: Kesin Bildirimi Mizan Hk.


404 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27821 * Resmi Gazete Tarihi 20/01/2011

Konu: Yabancı para kur listesi


405 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27851* Resmi Gazete Tarihi 19/02/2011

Konu: SM Ve SMMM lerin elektronik ortamda düzenleyecekleri sözleşmeler


406 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27862 * Resmi Gazete Tarihi 02/03/2011

Konu: Noterler veya noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar tarafından tasdik edilen belgeler ve defterlere ilişkin bildirimler, turizm organizasyonu faaliyetinde bulunan mükelleflerde belge düzeni, müşterilerin kendilerine servis esasına göre yemek hizmeti verilen işyerlerinde belge düzeni, şehirler arasında karayoluyla yapılan yolcu taşımacılığında belge düzeni, şans oyunlarında belge düzeni ile sinema filmlerinin amortisman oranının belirlenmesi konularında uygulama birliğinin sağlanması amacıyla yapılan düzenlemeler ile 403 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine1 ilave edilecek bölüme dair açıklamalar aşağıda yer almaktadır.

407 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27875 * Resmi Gazete Tarihi 15/03/2011

Konu: 405 Aracılık sözleşmesi hakkında düzenleme

Sirküler

1-Ekim 2010 Dönemine Ait Aylık Muhtasar Beyannameler ile Ekim 2010 Dönemine Ait Aylık Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin Süresinin Uzatılması

Tarih 12/11/2010 * Sayı VUK-42/2010-1/ Beyanname Verme Sürelerinin Uzatılması-1


2-31.01.2011 tarihine kadar verilmesi gereken 2010/Aralık dönemine ilişkin Ba ve Bs bildirim formlarının süresinin uzatılmasına dair açıklama.

Tarih 01/02/2011 * Sayı VUK - 44 / 2011-2 / Form Ba ve Form Bs - 9

3-2010 Hesap Dönemi Kurumlar Vergisi Beyannamesinin Verilme Süresinin Uzatılması Hk.

Tarih 25/04/2011 * Sayı VUK-46/2011-4/ Beyanname Verme Süresinin Uzatılması-1


Gelir Vergisi Kanunu :

Tebliğler:

279 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete Sayısı 27814 / Resmi Gazete Tarihi 13/01/2011

Konu: Tam mükellef kurumlar tarafından yurt dışında ihraç edilen tahvillerden elde edilen faizlerin vergilendirilmesine ilişkin

Sirküler:

1-Yıllık gelir vergisi beyannamesinde ücretler ile birlikte diğer gelir unsurlarınında beyan edilmesi ve beyannamedeki toplam gelirin 50.000 TL yi aşması durumunda gelir vergisinin hesaplanması hk.

Tarih 25/02/2011 * Sayı GVK-75/2011-1 Vergi Tarifesi

2-Gayrimenkullerin Elden Çıkarılması Halinde, Değer Artışı Kazancının Hesaplanmasında, İktisap Tarihi Olarak Hangi Tarihin Esas Alınacağına İlişkin Açıklamalar.

Tarih 25/03/2011 * Sayı GVK-76/2011-2 Değer Artışı Kazancı

Kurumlar Vergisi Kanunu

Tebliğler : Yok

Sirküler : Yok

1-Geçici Vergi Dönemlerinde Yeniden Değerleme Oranı

Tarih 26/04/2011 * Sayı KVK-19/2011-1 / Yatırım İndirimi - 13

Katma Değer Vergisi Kanunu

Tebliğler : Yok

Sirküler :

Amme Alacakları


ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ

16 Mayıs 2011 Pazartesi

KDV iade Listeleri hakkında

13.05.2011

Özet: Maliye Bakanlığı tarafından İnternet Vergi Dairesinden yapılan duyuruda, KDV iade taleplerinde elektronik ortamda alınmakta olan “İndirilecek ve Yüklenilen KDV Listeleri”nin doldurulmasında dikkat edilmesi gereken hususlara yer verilmiştir. Söz konusu duyuruda aşağıdaki açıklamalara yapılmıştır.
- Faturanın geç ulaşması nedeniyle belgenin tarihi (örneğin Ocak) ile kayıt tarihinin (örneğin Şubat) farklı olması durumunda, İnternet Vergi Dairesinden gönderilecek olan “İndirilecek/Yüklenilen Katma Değer Vergisi Listesi”ne kayıt tarihi değil fatura tarihinin (örneğin Ocak) yazılması gerekmektedir.
- İthalat verileri girişinde Vergi Kimlik Numarası 10 haneli 1 olarak yazılmalı ve gümrük giriş beyannamesi numarasına listelerde mutlaka yer verilmelidir.
- Yevmiye kayıtlarına muhasebe fişi veya mahsup fişi gibi belgelerle fatura düzenleme limitinin altında bulunan perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi, noter makbuzu gibi belgelerde Vergi Kimlik Numarası 10 haneli 3 olarak yazılmalı ve bunların KDV’lerinin toplamı bu döneme ait indirilecek KDV’nin % 5’ini aşmamalıdır. Fatura bilgileri ise miktarına bakılmaksızın listelere yazılmalıdır.

Maliye Bakanlığı internet üzerinden yapılan KDV iade talepleri ile ilgili olarak uygulamada yaşanan sorunlardan hareketle bir duyuru yayınlamıştır. İnternet Vergi Dairesinden yapılan bu duyuruda, 53 seri numaralı KDV Sirküleri uyarınca, KDV iade taleplerinde elektronik ortamda alınmakta olan “İndirilecek ve Yüklenilen KDV Listeleri”nin doldurulmasında dikkat edilmesi gereken hususlara yer verilmiştir. Duyuruda listelerin İnternet Vergi Dairesinden gönderilmesi sırasında KDV iade taleplerinde gecikme yaşanmaması için aşağıda belirtilen hususlarda azami özenin gösterilmesi gerektiği belirtilmektedir.
1. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29/3 maddesi; “İndirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilir.” hükmü gereği belge defter ve kayıtlara hangi tarihte alınmışsa indirim hakkı da bu dönemde kullanılabilecektir.
Ancak İnternet Vergi Dairesinden “İndirilecek/Yüklenilen Katma Değer Vergisi Listesi” gönderilirken bazı mükelleflerce belgenin tarihi olarak ilgili vesikanın kanuni defterlere kaydedildiği tarihin yazılmakta olduğu tespit edilmiştir. Örneğin 30 Ocak 2011 tarihli bir fatura, firmanın eline geç ulaşması nedeniyle 1 Şubat 2011 tarihinde yevmiye kayıtlarına alınması nedeniyle indirim hakkı 2011/02 döneminde kullanılmıştır; ancak belgenin tarihi olarak İndirilecek/Yüklenilen KDV Listesine 1 Şubat 2011 tarihi değil 30 Ocak 2011 tarihi yazılmalıdır

İndirilecek/Yüklenilen KDV Listelerinde belgenin tarihine dikkat edilmediği takdirde KDV İadesi Kontrol Raporlarında sorunlar yaşanmaktadır. Bu durum vergi daireleri arasındaki yazışmaların artmasına ve iadelerin gecikmesine yol açmaktadır.
2. Ayrıca belgeler İndirilecek/Yüklenilen KDV Listesine yazılırken tarih, seri ve sıra numaraları ile vergi kimlik numaraları doğru olarak ve her iki listeye mutlaka aynı şekilde yazılmalıdır. Alınan mal/hizmetin KDV hariç tutarı ve KDV’si bölünmeden listelere yazılmalıdır.
3. İthalat verileri girişinde Vergi Kimlik Numarası 10 haneli 1 olarak yazılmalı (1111111111) ve gümrük giriş beyannamesi numarasına listelerde mutlaka yer verilmelidir.
4. Yevmiye kayıtlarına muhasebe fişi veya mahsup fişi gibi belgelerle fatura düzenleme limitinin altında bulunan perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi, noter makbuzu gibi belgelerde Vergi Kimlik Numarası 10 haneli 3 olarak yazılmalı (3333333333) ve bunların KDV’lerinin toplamı bu döneme ait indirilecek KDV’nin % 5’ini aşmamalıdır. Fatura bilgileri ise miktarına bakılmaksızın listelere yazılmalıdır.
5. İndirimli orana tabi teslim ve hizmetler dolayısıyla yıllık iade talep edilmesi durumunda KDV beyannamesinde işlem türü olarak 450 kod kullanılmalı ve 2010 yılına ait tüm aylara ilişkin İndirilecek KDV Listesi iade talep edilen dönemde "Belgenin indirim hakkının kullanıldığı dönem" sütunu doldurularak İnternet Vergi Dairesinden gönderilmelidir.
Saygılarımızla.
Ofis Müşavirlik

SGK'nın Doğum Borçlanması tuzağı

SGK'nın tuzağına düşmeyin!

Bir okurumuz, “Emekli olabilmem için eksik günleri isteğe bağlı sigorta primi ödeyerek tamamlıyordum. Sosyal güvenlik reformu çıktığında, sizin de gazetenizde yazdığınız doğum borçlanmasını yaparak emekli olmayı düşündüm. Doğum borçlanması için gelen yazıyı alır almaz eş-dosttan borç alarak ödemeyi yaptım. Emeklilik sevinci ile aylığımın bağlanmasını beklerken 7-8 ay sonra gelen, isteğe bağlı iken borçlanma yapıldığından, borçlanma başvurumun Bağ-Kur kapsamında dikkate alındığını ve bu nedenle son yedi yılda Bağ-Kur gün sayısı fazla olması nedeniyle emeklilik talebinin reddedildiğine ilişkin yazıyla şok oldum. Araştırınca benim gibi binlerce kişinin mağdur olduğunu gördüm. Lütfen bize bir yol gösterin” diyor.

Neredeyse 2,5 yıldan bu yana SSK’lı kadınların bitmeyen çilesidir “doğum borçlanması.”
TBMM SSK’lı kadınların da doğum nedeniyle çalışamadıkları süreler için eksik günlerini borçlanarak emekli olabilmesi için yasal düzenleme yaptı. Ancak gelin görün ki, bürokrasi kadınları emekli etmemek için ne gerekiyorsa yapıyor, her türlü zorluğu çıkarıyor.
SGK, önce “1 Ekim 2008 öncesini borçlandırmayız” diyecek oldu, baktı ki ayan beyan hukuksuz olacak, vazgeçtiler.... Bürokrasi çalışmaya devam etti, SSK sigortalılığından önceki doğumlara borçlanma olmaz dediler. Yahu, sigortalılık öncesi askerlik borçlanmasını neden yaptırıyorsunuz deyince, “o iş başka, bu iş başka” dediler...

Sonra bir “işten ayrıldıktan sonra 300 gün geçtikten sonra borçlanma yapılamaz” hikayesi uydurdular, yargıdan dönünce vazgeçtiler. İşten ayrıldıktan sonra 300 günden fazla süre geçse de kabul ederiz dediler. Olan 2 yıl önce emekli olabilecekken mahkeme kapılarında süründürülen annelere oldu. 2 yıl sonra emekli olabildiler.

Bu da olmayınca bir başka formül buldular. Önce, “2008-111 sayılı genelge ile Bağ-Kur sigortalısı iken doğum borçlanması talebinde bulunanların, borçlandığı süreler hizmet ve kazanç olarak 4/a (SSK) bendine tabi sigortalılık süresi olarak değerlendirilecektir” dediler. Baktılar ki kadınların işini daha fazla çıkmaza sokmak gerekiyor hemen “borçlanma yapılan tarihte hangi statüye tabi iseniz, doğum borçlanmanız o statüye sayılır” denilerek isteğe bağlı sigorta primi ödeyen annelerin mağduriyetine sebep oldular.

SGK’da çarpık uygulama
SGK’nın 2008/111 sayılı genelgesinde, açık bir şekilde, Bağ-Kur kapsamında sigortalı iken doğum borçlanması yapanların doğum borçlanması başvurusunun 4-a yani SSK kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği belirtilmiştir. Ancak iki yıl sonra 2010/106 sayılı genelge ile de sigortalıların aleyhine görüş değişikliği yapılarak bağ-kur hizmeti olarak değerlendiriliyor.

Star 6 Kasım’da yazmıştı
Gazeteniz Star’ın 6 Kasım 2010 tarihli nüshasında yayınlanan “Doğum borçlanmasında aylık tehlikede” başlıklı köşe yazımda hem anneleri hem de SGK’yı uyarmıştım.

Yazımızda aynen; “Özellikle 2008 yılının ekim ayından itibaren isteğe bağlı prim ödeyenlerin SSK yerine Bağ-Kur kapsamına alınması ileride mağduriyetleri daha da artıracak. Yargıtay’ın bu konuda verilmiş ve borçlanmaları fiili çalışma süresinden saymayan çok sayıda kararı vardır. Anneleri mahkeme kapılarında süründürüp, üstüne SGK’nın mahkeme masrafı ödemesinden kimseye yarar gelmez. Bu basit sorun idari yoldan çözülmelidir” demiştik.

Umarız SGK annelerin bu sesine kulaklarını tıkamaya devam etmez. Hukuksuz uygulamalarını değiştirir ve doğum borçlanmalarını 4-a (SSK) kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirir. Annelerin doğum borçlanma çilesini bitirir.

Yazının başlığında dediğimiz gibi, SGK’nın tuzağına düşmeyin. Doğum borçlanması yapmak isteyenler isteğe bağlı sigortalı iken borçlanma yapmasın... Önce bir işte SSK’lı çalışmaya başlasın ve SSK’lı çalışmaya başladıktan sonra doğum borçlanması yapsın. Yoksa SGK’nın hukuksuz tuzağına düşmüş olursunuz.

Resul KURT

6 Mayıs 2011 Cuma

İnternet Explorer da giriş sayfası değişmiyor diyenler


İnternet Explorer da giriş sayfası değişmiyor diyenler

-Başlat / çalıştır
-gpedit.msc
-kullanıcı yapılandırması
-Windows ayarları
-internet Explorer bakımı
-url ler
-önemli url ler
-burada 1. seçenek ana sayfanız olmasını istediğiniz url yi yazıyorsunuz arkadaşlar.

26 Şubat 2011 Cumartesi

6111 sayılı kanun Vergi ve Sigorta Primi Affı Kitabı

Vergi ve Sigorta Primi Affı Kitabı


"KAMU ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI - VERGİ VE SİGORTA PRİMİ AFFI" KİTABI
PwC Türkiye Vergi ve Mali Hukuk Hizmetleri Lideri Zeki Gündüz ve PwC Türkiye Mevzuat, Eğitim ve Araştırma Başkanı Recep Bıyık’ın kaleme aldığı "Kamu Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması - Vergi ve Sigorta Primi Affı" kitabı kamu alacaklarının yeniden yapılandırması kapsamındaki borçlar, borçların nasıl ve hangi prosedürde ödeneceği ve borçların hesaplanması gibi konularda güncel bilgi ve yorumları içeriyor.
Hazırladığımız kitabın çalışmalarınızda faydalı bulacağınız dileğiyle bilgilerinize sunarız.
Söz konusu kitabı bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız.

18 Şubat 2011 Cuma

Torba Yasa

Vergi ve Sigorta Affı


Torba Tasarı Kimleri ve Hangi Kanunları Kapsıyor:

31/12/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan; adli ve idari para cezaları, ödenmemiş vergi borçları, gecikme faizleri, gecikme zamları, herhangi bir vergi matrahı olmadığı halde kesilmiş cezalar.

1-Gelir ve Kurumlar Vergisi Mükelleflerini

2- GMSI mükellefleri

3- SGK ve İsteğe bağlı sigorta mükellefleri

4-Gümrük Kanunu mükellefleri

5- İSKİ

6- İl özel idarelerinin idari para caezaları

7- Belediyelerin kestiği cezalar

Kanun Yayınlandığı tarihten itibaren 2 ay sure içinde başvurulacak. Henüz kanun yayınlanmadı ve Cumhurbaşkanınca onaylamadı. Anayasa mahkemesine yapılacak itirazların olması da mümkün.

Torba Tasarının Vadettikleri

A- Ödemede Kolaylık

Ödenecek Tutar

1- Vergi aslının tamamı

2- Faiz, gecikme zammı gecikme faizi yerine Tefe/üfe aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ödenecek

3- İdari para cezalarını %50 si ve faizi yerine Tefe/üfe esas alınarak hesaplanacak miktar.

6-9-12-18 takside ödeme imkanı verilecek. Taksit vadeye gore 1,05-1,15 arasında fark takside uygulnacak. Bir kerede ödenirse faiz hesaplanmayacak ve artırım yapılmaz

B- Matrah artırımı

Gelir ve Kurumlar vergisi mükellefleri için matrah artırımı yapıldığı dönem için vergi incelemesi yapılmaycak bunun için :

Beyan edilen matrahın
2006 takvim yılı için % 30,
2007 takvim yılı için % 25,
2008 takvim yılı için % 20,
2009 takvim yılı için % 15 oranlarından az olmamak üzere artırdıkları takdirde, kendileri hakkında artırımda bulunacak. Eğer beyyanemler süresi içinde verilmişse, ödemeler zamanında yapılmışsa, herhangi bir vergi ihtilafı yoksa tüm yıllara ilişkin oran %20 değil %15 kabul edilecektir

Eğer ilgili yılda matrah oluşmamışsa ya da yukardaki yıllar itibariyle aşağıdaki rakamların altında kalırsa:

2006 takvim yılı için 19.110 liradan,
2007 takvim yılı için 20.650 liradan,
2008 takvim yılı için 22.440 liradan,
2009 takvim yılı için 24.460 liradan az artırım olamaz.
oranlarından az olmamak üzere artırdıkları takdirde, kendileri hakkında artırımda bulunacak. Eğer beyyanemler süresi içinde verilmişse, ödemeler zamanında yapılmışsa, herhangi bir vergi ihtilafı yoksa tüm yıllara ilişkin oran %20 değil %15 kabul edilecektir

Ödenen vergiler herhangi bir şekilde gider yazılamaz ve bir vergiden indirim olarak kabul edilemez.

KDV

Yıllık toplamı üzerinden

2006 yılı için % 3,
2007 yılı için % 2,5,
2008 yılı için % 2 ve
2009 yılı için % 1,5 oranına göre belirlenecek katma değer vergisinin ödenmesi halinde vergi incelemesi ve tarhiyat yapılamayacaktır.

Stopaj Beyannamesi:

Gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden :
2006 yılı için % 5,
2007 yılı için % 4,
2008 yılı için % 3
2009 yılı için % 2 oranında hesaplanacak gelir vergisinin ödenmesi vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacak



C- Stok ve Demirbaş Affı

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit
şirketler dahil), işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel ile bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar bir envanter
listesi ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebilirler. Bildirime dahil edilen kıymetler için amortisman ayrılmaz.

Beyan edilen; genel orana tabi makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden % 10 oranı, indirimli orana tabi diğer makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı esas alınarak katma değer vergisi hesaplanır ve ayrı bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme süresi içinde ödenir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen bu vergi hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez

13 Ocak 2011 Perşembe

İş sözleşmesini kendi isteğiyle fesih eden işçinin iş arama izni?

Bana gelen bir soru için yaptığım araştırma :

İş sözleşmesini kendi isteğiyle fesih eden işçinin (istifa), yeni iş arama izni var mıdır?

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Yeni iş arama izni” başlıklı 27’nci maddesine göre; “Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz.

İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücret işçiye ödenir.

İşçi iş arama iznini ister sabah geç gelerek isterse mesai saati bitiminden önce kullanarak değerlendirebilir.

Örneğin ; çalışması 3 yıldan fazla süren bir personelin özel nedenlerle işyerinden istifa ederek ayrılması sonucu çalışması zorunlu ihbar süresi 8 hafta (56 gündür).İşçinin haftada 1 gün hafta tatili kullandığını varsayarsak 48 iş günü X 2 = 96 saat iş arama izni hakkı vardır. ( Bu hakkını kullanmak istediğini işverenden yazılı olarak talep eder.)

işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.Yukarıdaki örnekte bu hakkını toplu kullanmak isteyen işçinin günlük çalışma süresi 7,5 saat olduğu varsayımı ile 96 / 7,5 = 12 gün 8 saat olacaktır.



İşçinin İş Arama İznini Toplu Olarak Kullanma İsteğine İlişkin Dilekçe Örneği


Konu: İş arama izninin toplu olarak kullanılması hk.

Sn. ....................



İş sözleşmem .../.../... tarihinde feshedilecektir. 4857 sayılı İş Yasası’nın 17. maddesine uygun olarak .../.../... tarihinden itibaren........haftalık ihbar öneli süresi içerisindeki günde iki saatlik iş arama iznimi toplu olarak .../.../...-.../.../... tarihleri arasında kullanmak istiyorum.

Gereğini arz ederim.



İşçinin

Adı Soyadı

Tarih