KDV - İndirim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KDV - İndirim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Basit Usule Tabi Servis İşletmecisinin Faturasında “KDV Dahil” İbaresi Kullanmasının Vergisel Sonuçları



Tarih: 08.08.2012
1. GİRİŞ
KDV Kanunu 8/2 gereği, vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya katma değer vergisini fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler, bu vergiyi ödemekle mükelleftirler.
Basit usule tabi olan mükelleflerin mal teslimleri ve hizmet ifaları KDV Kanunu 17/4-a bendi gereği KDV’den istisnadır. Ancak bu mükellefler faturaları üzerinde “KDV Dahildir” veya benzer minvalde bir ibareye yer verirlerse bu KDV’yi beyan etmek ve ödemek zorundadırlar. İşte bu durumda, söz konusu KDV’nin KDV tevkifatına da tabi olup olmayacağı çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır.

2. BASİT USULE TABİ OLAN MÜKELLEFLER VE KDV İSTİSNASI
Basit usule tabi olma şartları ve basit usulde ticari kazancın tespiti GVK’nun 46, 47, 48 ve 51. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu maddelerde yer alan şartlara uyan mükellefler basit usulde vergilendirilmekte ve verdikleri hizmetler ile yaptıkları teslimler KDV Kanunu 17/4-a bendi gereği KDV’den istisna tutulmaktadır.
3. 117 NO.LU KDV GENEL TEBLİĞİ İLE KDV TEVKİFATI KAPSAMINDA ALINAN SERVİS TAŞIMACILIĞI HİZMETLERİ
Tebliğin 3.12.11 numaralı kısmında yapılan açıklamalara göre personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması kapsamında verilen servis hizmetleri KDV tevkifatı kapsamına girmektedir. Tevkifat oranı 5/10 olarak belirlenmiştir.
4. KDV’DEN İSTİSNA OLAN BİR İŞLEME DAİR DÜZENLENE FATURADA “KDV DAHİL” İBARESİ KULLANILIRSA NE OLACAKTIR?
KDV Kanunu Madde 8/2 gereği; “vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya katma değer vergisini fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler, bu vergiyi ödemekle mükelleftirler. Bu husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de geçerlidir. Bu gibi sebeplerle fazla ödenen vergiler, Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre ilgililere iade edilir.”
88 No.lu KDV Genel Tebliğinde ise, KDV Kanunu 17/4-a bendi gereği teslimleri KDV’den istisna olan basit usule tabi mükelleflerin düzenledikleri belgelerde KDV göstermeleri ya da KDV dahildir veya benzeri bir şerhe yer vermeleri durumunda KDV açısından ne yapılması gerektiği aşağıdaki şekilde açıklanmıştır:
“ İstisna uygulamasının başladığı 1/7/2003 tarihinden itibaren, düzenledikleri belgelerde katma değer vergisi gösteren veya "KDV dahildir" mealinde bir şerhe yer veren basit usulde vergilendirilen mükellefler, belgede ayrıca gösterilen veya iç yüzde yoluyla hesaplanacak vergi tutarını Katma Değer Vergisi Kanununun 8/2. maddesi gereğince vergi dairesine beyanname ile yatırmak zorundadır. Vergi dairesine ödenecek tutardan, alışlar dolayısıyla yüklenilen vergiler indirilmeyecek, yüklenilen bu vergi tutarı, Gelir Vergisi Kanununun izin vermesi halinde gider veya maliyet olarak dikkate alınacaktır.
İstisna kapsamına girdiği halde belgelerde yer alan katma değer vergisi, belge tarihini izleyen ayın 24. günü mesai saati sonuna kadar beyanname ile vergi dairesine ödenecektir Vergi daireleri, kendiliğinden başvuran ya da bu şekilde işlem yaptıkları vergi idaresince tespit edilen basit usule tabi gelir vergisi mükellefleri için geçici katma değer vergisi mükellefiyeti tesis etmek suretiyle yersiz hesaplanan vergiyi tahsil edeceklerdir.
Vergi İdaresi tarafından 15.09.2003 tarihli ve KDV.MUK.B.07.4.DEF.0.34.18.25.5386 sayılı özelgede de; “…odanız üyesi nakliyeci esnaflar tarafından yersiz tahsil edilen katma değer vergisi’nin ilgili dönem KDV beyannamesinde beyan edilerek, vergi dairesine ödenmesi gerekmekte olup, yersiz uygulanan vergiye muhatap olan kişilerin gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi olması halinde alınan KDV indirim konusu yapılabilecek, gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi olmamaları halinde ise, bu kişilere iade edilmek üzere KDV’ni tahsil eden odanız üyesi ile vergiye muhatap olan kişilerin birlikte vergi dairesine başvurmaları gerekmektedir.” görüşü verilmiştir.
Tebliğde ve özelgede yer verilen görüşleri topluca dikkate alırsak olursak, basit usule tabi bir mükellef düzenlediği faturasında “KDV dahildir” şeklinde veya minvalinde bir şerh yazarsa bu durumda KDV beyan etmek ve zorunda; hizmeti alan taraf ise bu KDV’yi gider veya maliyet yazmayarak indirilecek KDV olarak muhasebeleştirmek durumundadır.
İşte bu notada konuyu 117 No.lı KDV Genel Tebliğine bağlıyoruz ve basit usule tabi mükellef bir servis işletmecisi ise ve faturasında KDV dahildir ibaresine yer vermişse, hizmeti alan taraf bu fatura KDV tevkifatı yapmak zorunda mıdır diye soruyoruz?
117 No.lu KDV Genel Tebliğinin muhtelif bölümlerinde şu şekilde açıklamalara yer verilmiştir: KDV tevkifatı ihtiyari bir uygulama olmayıp, Maliye Bakanlığınca tevkifat uygulaması kapsamına alınan işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması zorunludur. KDV tevkifatı uygulaması, teslim veya hizmet bedeli üzerinden hesaplanan verginin, teslim veya hizmeti yapanlar tarafından değil bu işlemlere muhatap olanlar tarafından kısmen veya tamamen vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edilip ödenmesidir. Tevkifata tabi olan işlerin, KDV Kanunu hükümleri çerçevesinde vergiden müstesna olması halinde, işlem bedelleri üzerinden KDV hesaplanmayacağı için herhangi bir tevkifat yapılmayacaktır. İstinaden vazgeçenlerin tesliminde KDV tevkifatı yapılacaktır.”  
5. SONUÇ:
Yukarıdaki açıklamalar kapsamında, basit usule tabi olma şartları ve sınırları dahilinde servis taşımacılığı hizmeti veren bir mükellef, faturasında sehven de olsa “KDV dahildir” ibaresi kullanırsa bu KDV’yi beyan etmek zorunda olduğu, hizmetten yararlanan mükellefin ise bu KDV’yi indirilecek KDV olarak muhasebeleştirmesi gerektiği; bununla birlikte, servis taşımacılığı hizmeti KDV tevkifatı kapsamında olduğu için, KDV’nin 5/10’unun (%50) hizmetten yararlanan işletme tarafından tevkifata tabi tutularak (2) No.lu KDV beyannamesi ile beyan ederek ödenmesi gerektiği soncuna ulaşmaktayız.

15 Aralık 2010 Çarşamba

Geç gelen faturaların KDV'si ne (KKEG mi) olacak? İzleyen yılda gelen ciro primi faturaları?

Zeki GÜNDÜZ / VERGİ PORTALI


08.12.2010 - 09:15

Değerli DÜNYA okurları uygulamada yaygın olarak yanlışlık yapıldığını düşündüğümüz bir konudaki görüşlerimizi paylaşmak istiyorum.

2010 yılına ilişkin satın aldığınız mal veya hizmetlere ilişkin faturalar hasbelkader 2011 yılında (Aralık 2010 KDV beyanından sonra ) elinize ulaştı ise ne olacak? Ya da 2010 yılı ile ilgili fatura (örneğin ciro primi faturası ) 2011 tarihli olarak düzenlendi ise ne olacak?

1. KDV İndirilebilir mi?

2010 tarihli faturanın KDV sini 2011 yılı kayıtlarında indirilecek KDV olarak dikkate alamazsınız.

2. Muhasebe kaydı ne olacak?

2010 tarihli olup 2010 kayıtları kapatıldıktan sonra (geç gelen) faturanın KDV dahil tutarı 2011 yılı defterlerine önceki yıl giderleri olarak kaydedilecek.

3. 2010 beyanında gider olarak nasıl dikkate alırız?

Bahse konu (KDV dahil) tutar 2011 Nisan ayında verilecek Kurumlar Vergisi beyannamesinde diğer indirimler satırında indirim olarak dikkate alınabilecektir.

Ancak bu konuda aşağıdaki farklı görüş ve yaklaşımları da göz ardı etmemenizi öneriyorum.

4. Bu durum KDV'nin gider olarak dikkate alınamayacağı düzenlemesi ile çelişmiyor mu?

KDV Kanunu'nun 58'inci maddesinde mükellefçe indirilebilecek KDV'nin Kurumlar Vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği ifadesi mevcuttur. Bu nedenle de yukarıda yaptığımız açıklamalar bu madde ile çelişiyor gibidir. Buradaki önemli nokta yılı geçtikten sonra gelen faturadaki KDV'nin artık indiriminin mümkün olmamasıdır. Geç gelen fatura mükellefçe indirilebilecek olma vasfını kaybetmektedir. Bu nedenle de bizce indirilebilecek hale gelmekte ve bahsi geçen düzenleme ile bir çelişki oluşmamaktadır.

5.Bu konuda Mali İdare ne düşünüyor?

KDVK'nın 58'inci maddesi nedeniyle tereddüt yasayan şirketlerin sordukları sorulara cevaben Bakanlık (İstanbul Boğaziçi Vergi Dairesi Başkanlığı KDV-29/240/8141 sayı ve 24.12.2003 tarihli mukteza), geç gelen faturanın artik indirilecek KDV olarak dikkate alınabilmesi mümkün olmayacağı gerekçesiyle gider olarak dikkate alınabileceği görüsünü vermiştir.

6.Geç gelen fatura yeni yılın tarihini taşıyorsa?

Bize göre önceki yılla (2010) ilgili olduğu halde, işin tabiatı gereği 2011 tarihli olarak düzenlenebilen faturanin KDV'si kayda alındığı izleyen yılda (2011) indirilecek KDV olarak dikkate alınabilecektir. Aslında bu konuda elektrik, gaz, su, telefon faturalarına donuk olarak geçmişte verilmiş onlarca mukteza da vardır. Ancak son zamanlarda KDV açısından farklı değerlendirmeler yapılmaya başlanılmıştır.

Bu faturaların muhasebe kayıtlarında gider veya maliyet olarak ( 2011 de önceki dönem gideri olarak dikkate alınacak) önceki yılla ilişkilendirilmesi gerekecektir. 2011 Kurumlar Vergisi açısından gider olarak dikkate alabilmenin en kolay yolu 2010 Kurumlar Vergisi beyanının diğer indirimler satırına kaydetmektir.

7.Farklı yaklaşımlar

Mali İdare'nin yukarıda paylaştığımız görüşüne rağmen uygulamada (vergi incelemeleri sırasında) farklı yaklaşımlar müşahade ediyoruz.

a. KDV indirilemez yaklaşımı

Şayet önceki dönemle (2010) ilgili olduğu açıkça belli olan bir fatura izleyen yılın (2011) tarihini taşıyorsa, bu KDV'nin kaydedildiği yılda (2011) indirim olarak dikkate alınamayacağı, (2011 yılında) kanunen kabul edilmeyen indirim / gider olarak dikkate alınması gerektiği iddia edilmektedir.

b. 2010 la ilgili olup faturası izleyen yılda (2011 de 2011 tarihli olarak) düzenlenen "Ciro primleri"

Bu konuyu ayrı bir yazı konusu yapacağız. Kısaca belirtmek gerekirse bu konu da geç gelen fatura gibi değerlendirilmeye başlanmış ve bu tür faturalardaki KDV'nin geç beyan edilmesi nedeniyle indirilemeyeceği ve gider olarak da dikkate alınamayacağı iddia edilmiştir. Bu konudaki ilk uyarım, yukarıdaki gibi gereksiz tartışmalar yasamamak için 2010 yılı ile ilgili olarak ciro primi faturalarınızı, 2011 yılına sarkıtmadan olabildiğince 2010 tarihli olarak almaya çalışmanızdır.

8. Bu konu kötüye kullanılabilir mi?

Normalde zamanında gelen ve zamanında ilgili yıl kaydına alınabilecek bir fatura gider yazabilmek için bekletilip sonraki yılda kayda alınırsa ne olur? Tabi aklınıza belki ''Bunu neden yapsınlar ki?'' sorusu gelebilir. Yüksek tutarlı devreden KDV'si olan fakat Kurumlar Vergisi ödeyen bir şirket için böyle bir uygulama karlı gelebilir. Ancak bu durumun bu amaçla yapıldığı ortaya konursa, yani işlemin hayatin rutin, normal akışı içinde açıklanabilecek bir işlem olmadığı, vergi amaçlı bu durumun oluşturulduğu ortaya çıkarsa doğal olarak gider olarak dikkate alma uygulaması da reddedilecektir.

Faturayı düzenleyen, sonraki yıl tarihli olarak düzenlese dahi faturadaki geliri önceki yıl geliri olarak beyan etmelidir.

9. Tasdik raporunda bahsetmek gerekir mi?

Biz, tasdik raporunda, diğer indirimler satırında yer alan tüm rakamların ayrıntılı açıklamalarının yer almasının yararlı olacağını düşünüyoruz.

http://www.dunyagazetesi.com.tr/gec-gelen-faturalarin-kdvsi-ne-kkeg-mi-olacak-izleyen-yilda-gelen-ciro-primi-faturalari-zeki-gunduz_50_108053_yazar.html?